Ana içeriğe geç

Yapay zekâda ticari sır tehlikesi! Kontrolsüz kullanım şirketleri riske atıyor

Şirketlerde denetimsiz şekilde kullanılan üretken yapay zekâ araçları; kişisel verilerin ihlaline, finansal bilgilerin sızmasına ve telafisi güç itibar kayıplarına yol açıyor. Çalışanların kolaylık olsun diye finansal verileri yapay zekâya aktarmasının davalık olduğuna dikkat çeken uzmanlar, şirketleri acil ‘yapay zekâ politikası’ oluşturmaları konusunda uyarıyor.

Yapay zekâda ticari sır tehlikesi! Kontrolsüz kullanım şirketleri riske atıyor
Türkiye Gazetesi
16

Şirketlerde denetimsiz şekilde kullanılan üretken yapay zekâ araçları; kişisel verilerin ihlaline, finansal bilgilerin sızmasına ve telafisi güç itibar kayıplarına yol açıyor. Çalışanların kolaylık olsun diye finansal verileri yapay zekâya aktarmasının davalık olduğuna dikkat çeken uzmanlar, şirketleri acil ‘yapay zekâ politikası’ oluşturmaları konusunda uyarıyor.

Şirketlerde hızla yaygınlaşan üretken yapay zekâ kullanımı, verimlilik sağlarken kişisel veri ihlali, ticari sırların açığa çıkması ve itibar kaybı gibi riskleri de beraberinde getiriyor.

Kontrolsüz kullanılan yapay zekâ araçları, müşteri ve şirket bilgilerinin izinsiz şekilde üçüncü taraf sistemlere aktarılmasına yol açabiliyor. Gazetemize konuşan Bilişim ve Veri Hukuku Uzmanı Avukat İrem Kolbakır “Önümüzdeki dönemde yapay zekâ teknolojilerini en hızlı kullanan değil, bu teknolojileri hukuka uygun, etik, güvenli ve hesap verebilir bir yönetişim anlayışıyla yöneten şirketler kazanacak” dedi.

İZİNSİZ VERİ KULLANIMI YARGIDA

Kontrolsüz yapay zekâ kullanımının yol açabileceği riskleri müvekkilinin yaşadığı olay üzerinden anlatan Kolbakır, şirketin ürün tedarik etmek istediği bir firmadan fiyat teklifi talep ettiğini söyledi. Sunulan teklifin üretken yapay zekâ kullanılarak hazırlandığının anlaşıldığını belirten Kolbakır “Teklifi hazırlayan karşı firma çalışanı, müvekkilimize ait bilgileri, fiyatlandırma verilerini ve bazı finansal bilgileri müvekkilimizin onayı olmadan yapay zekâ sistemine aktarmış. Bunu tespit edince yasal işlem başlattık” diye konuştu.

“Karşı firmada yapay zekâ kullanımına ilişkin yazılı bir politika, onay mekanizması veya denetim süreci olsaydı çalışanın yapay zekâ kullanıp kullanmadığı ve sisteme hangi verileri aktardığı önceden denetlenebilirdi. Şirketler hangi yapay zekâ araçlarının kullanılabileceğini ve bu sistemlere hangi bilgilerin aktarılamayacağını açık şekilde belirlemeli” diyen Kolbakır, kişisel veriler ile ticari sır niteliğindeki bilgilerin anonimleştirilerek riskin önlenebileceğini ifade etti.

İTİBAR KAYBI YAPTIRIMDAN ETKİLİ

Türkiye’de yapay zekâya özgü kapsamlı bir kanun bulunmadığını hatırlatan Kolbakır, bunun bu teknolojilerin hukuki denetimin dışında olduğu anlamına gelmediğini belirtti. Şirketlerin başta KVKK olmak üzere Türk Ticaret Kanunu, Türk Borçlar Kanunu ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine uymakla yükümlü olduğunu dile getiren Kolbakır, ISO/IEC 42001 standardının güvenli ve kontrollü kullanım için önemli bir çerçeve sunduğunu kaydetti. Yapay zekâ sistemlerine müşteri bilgileri ve ticari sırların kontrolsüz aktarılmasının hukuki ve idari yaptırımların yanı sıra güven kaybına da yol açabileceğine dikkat çeken İrem Kolbakır “Yapay zekâ kaynaklı bir veri ihlali, yatırımcıların ve müşterilerin şirkete duyduğu güveni azaltır. İtibar kaybı, hukuki yaptırımlardan daha uzun süreli etkiler oluşturabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler