Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB), e-Fatura ve e-Arşiv sistemine geçiş zorunluluğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) Vergi Usul Kanunu tebliğleriyle 2021 yılında e-Fatura zorunluluğunun yürürlüğe girdiğini hatırlatan yetkililer, uygulamanın sektörlere ve ciro sınırlarına göre kademeli biçimde hayata geçirildiğini ifade etti.
E FATURAYA GEÇİŞLER NE ZAMANA KADAR YAPILACAK?
e-Fatura ve e-Arşiv uygulamasına geçiş zorunluluğu, iki kategoride yer alan mükellefleri kapsıyor. 2025 yılı cirosu 3 milyon lira ve üzerinde olan mükelleflerin en geç 1 Temmuz'a kadar e-Fatura sistemine geçmesi gerekiyor. Akaryakıt için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) lisans alanlar, sigara ve alkol imal ya da ithal edenler, internet satış platformları, internet reklam aracılık hizmeti sunanlar, kendi veya başkasına ait internet sitesinde mal ve hizmet satışı gerçekleştirenler ile ilgili kanun uyarınca komisyoncu veya tüccar olarak sebze ve meyve ticareti yapan şirketler bu zorunluluk kapsamında bulunuyor. Bunun yanı sıra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile hizmet sözleşmesi imzalayan hastaneler, tıp merkezleri, gayrimenkul veya motorlu araç alım, satım ya da kiralama işlemleri gerçekleştirenler, Kültür ve Turizm Bakanlığından yatırım veya işletme belgesi alan oteller ile elektrikli araçlara şarj hizmeti sunanlar da bu sektörler arasında yer alıyor. Şeker Kanunu kapsamında şeker üretimi yapanlar, demir-çelik ve demir-çelikten eşya üretenler ile gübre takip sistemine kayıtlı mükellefler için de aynı zorunluluk geçerli bulunuyor.
Mükelleflerin dikkat etmesi gereken bazı hususlar bulunuyor. Zorunluluğu olmasına rağmen kâğıt fatura düzenlemeyi sürdüren işletmelere, Vergi Usul Kanunu kapsamında özel usulsüzlük cezaları uygulanıyor. Bu cezaların yıllık üst sınırı, 2026 yılı için 17 milyon lira olarak belirlendi. Fatura tutarının yüzde 10'u oranındaki özel usulsüzlük cezası, birçok mükellef açısından önemli seviyelere ulaşabiliyor. Bu nedenle zorunluluk kapsamında bulunanların mutlaka süresi içinde uygulamaya dâhil olması, ilerleyen dönemde cezai yaptırımlarla karşılaşmamak açısından önem taşıyor.