İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Emrah Gödeliner, emniyetteki ifadesinde aylık gelirini 200 bin lira olarak belirterek, iş insanı olduğunu söyledi.
Gödeliner'e Ahbap Derneğinin faaliyet alanı, kuruluş ve yönetim yapısı ile hangi bankalarda veya aracı kuruluşlarda banka hesabının olduğu, bu hesapların kimler tarafından kullanıldığı soruldu.
Derneğin ilk kurucularından olduğunu, 2021'de Yönetim Kurulu Üyeliği görevinden ayrıldığını, Haluk Levent'e sigortasının orada devam etmesi için ricada bulunduğunu anlatan Gödeliner, derneğin banka hesaplarının kendisi tarafından hiçbir zaman kullanılmadığını ve yetkisi olmadığını belirtti. Gödeliner, yönetim kurulundayken dernek adına işlemde bulunmadığını söyledi.
Gödeliner'e, şüpheliler Zafer Yay, Ece Güner, Müge Sözen, Alper Çelik, Sevda Kurt, Nurdan Eriş, Banu Eren, Şehmus Baştuğ ve Halil Bostancı'nın da arasında olduğu dosyadaki diğer şüphelilere gönderdiği ve bu kişilerden gelen çok yüksek miktarlı para transferlerinin kaynağı soruldu. Emrah Gödeliner, "Bu paraların ilişkilerin oluşmasının sebebi Haluk Levent'ten kaynaklanmaktadır. Bu paralar Haluk Levent adına hesabıma girip çıkmıştır. Hatta kendisi şu an ismini hatırlamadığım bir resmi kuruma giderek bu hesapları kendisinin kullandığını beyan etmişti. Paraların kaynağını bilmiyorum. Gönderen isimleri Haluk Levent isimli şahıs aracılığıyla tanırım. Bahse konu paraların nerelerde kullanıldığı hakkında da herhangi bir bilgim yoktur. Bu paralar sürekli borç alacak transferleri olarak yapılmaktaydı." beyanında bulundu.
Levent'in asistanı Yeliz Kaya da ifadesinde, sigortalı çalışan biri olduğunu, bütün hesaplarını Levent'in söylediği işlemleri yaparak kullandığını anlattı.
Berkant Acil ile tek ilişkisinin, Levent'in talimatlarıyla para göndermekten ibaret olduğunu, Muzaffer Köse'yi Haluk Levent'in eski arkadaşı olması nedeniyle bildiğini aktaran Kaya, Ahbap Derneğiyle bağlantısı olmadığını, işleyişini bilmediğini iddia etti.
Kaya, "Ahbap Derneği ile benim hesabım üzerinden yapılan para transferleri tamamen onun talimatı ile yapıldı. Haluk Bey bana, dernek başkanı olduğu için derneğe borçlanabileceğini söylemişti." dedi.
Yeliz Kaya, şu beyanda bulundu:
"Adıma düzenlenen çeklerin arkasındaki imzaları, Haluk Levent benim imzam olarak kendisi atmış, hatta attığı imza benim imzam bile değil. Zaten bu yüzden çekleri piyasadan topladılar. Ben taşınmazları Haluk Levent'in borçlu olduğu Esin Önder Çağlayan'a devrettim. Onun söylediği başka kişilere de devrettim. Devrettiğim kişileri tanımıyorum ama onlara borçlu olduğunu söylemişti. Bu taşınmazları müteahhitlere borçlanarak alacağını bunları da vadeli senetlerle ödeyerek düze çıkacağını söylüyordu. Kendi üzerine alamadığı için benim üzerime aldı. Beni kullanmış oldu. Ben çok zor durumdayım, tutukluyum, diyeceklerim bunlardan ibarettir. Onun yüzünden bankalara borçlandım, kredi kartlarım tükendi, Haluk Levent beni kendi borçlarından dolayı yakmıştır."