Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) havayolları hariç seyahat ve eğlence harcamaları, Chase kredi kartı verilerine göre nisan ayında yıllık bazda yüzde 15,6 arttı. Bununla birlikte, seyahat kararları açısından yüksek gelirli ve düşük gelirli tüketiciler arasında belirgin bir ayrışma bulunuyor.
1. Bütçe odaklı tüketici tarafında tereddüt işaretleri var
JP Morgan’ın Kuzey Amerika havayolları analisti Jamie Baker, konuyu “Büyük ölçüde K-şekilli ekonomi hakkında çok şey yazıldı ve hava yolculuğu bu eğilimi açıkça yansıtıyor. Üst gelir grubundaki tüketici, premium ürünler ve uluslararası seyahat talebinde çok güçlü bir performans sergilerken fiyata daha duyarlı tüketici aynı düzeyde dayanıklılık göstermiyor” şöyle yorumluyor.
Bu eğilim küresel ölçekte de görülüyor: Çin’in 1 Mayıs İşçi Bayramı dönemine ait seyahat verileri zayıflığa ve yatay talebe işaret ediyor.
JP Morgan gelişen piyasalar stratejisti Tiffany Wang, “Yakıt fiyatlarındaki artış nedeniyle son dönemde uçuş iptalleri yükseldi ve Çin’de tatil dönemindeki hava trafiği yıllık bazda yüzde 5,7 düştü” diyor. Wang, "Demiryolu rezervasyonları artmış olsa da seyahat hacmindeki bu dayanıklılık, tüketimin genel olarak hala zayıf bir görünümde olduğunu gizliyor. Toplam turizm harcamaları yıllık bazda sadece yüzde 2,9 arttı; bu da kişi başı harcamanın geçen yıla göre daha düşük olduğunu gösteriyor" şeklinde yorum yapıyor.
2. Yakıt fiyatlarının yeniden artışa geçmesinin baskısı hissediliyor
Ham petrol üzerindeki kısıtlamaların artmasıyla birlikte, jet yakıtı fiyatları Asya, Avrupa ve ABD genelinde neredeyse iki katına çıktı. Birçok havayolu şirketi de artan maliyetleri yolculara yansıtmaya başladı. JP Morgan’ın Avrupa havayolları baş analisti Harry Gowers, “Avrupa’da jet yakıtı fiyatları çatışma öncesi seviyelerin yüzde 60’tan fazla üzerinde kalmaya devam ediyor. Avrupalı bayrak taşıyıcı havayollarının, ikinci çeyrekte artan yakıt maliyetlerinin yaklaşık yüzde 60’ını bilet fiyatlarına yansıtmaları bekleniyor; kısa mesafeli uçuş yapan şirketler ise yoğun yaz dönemine yönelik olarak rezervasyon pencerelerini kısaltıyor ve fiyatlamayı buna göre ayarlıyor” değerlendirmesini paylaşıyor.
Bazı durumlarda ise havayolları maliyetleri kontrol etmek için uçuş rotalarını iptal ediyor. Nisan ayında, Lufthansa, Delta, United ve Air France-KLM dahil olmak üzere dünyanın en büyük 20 havayolunun 19’u uçuşlarını azalttı; bu da yakıt maliyetleri yükselmeye devam ederse yaz aylarında daha fazla kesinti olabileceğine işaret ediyor. Gowers ayrıca, “Yakıt fiyatları yüksek kalırsa kış döneminde kapasite kesintileri de bekleniyor” diye ekliyor.
3. Rezervasyonlar gecikebilir
Artan maliyetlere ve daha az uçuş seçeneğine rağmen, veriler önceki seyahat sezonlarına kıyasla rezervasyonların kalkış tarihine daha yakın yapıldığını gösteriyor.
JP Morgan Avrupa Kredi Araştırma ekibinde Avrupa Ulaşım ve Sağlık sektörleri analisti olan Danielle Ward, “İster ekonomik görünüme dair endişelerden, ister yaz aylarında olası yakıt sıkıntılarına ilişkin yoğun basın haberlerinin yarattığı tedirginlikten kaynaklansın, Avrupa’da rezervasyon davranışları özellikle kısa mesafeli seyahatlerde kalkış tarihine daha da yaklaşmış durumda. Mayıs ortasında önde gelen bir Avrupa tur operatöründen alınan veriler, bunun özellikle Birleşik Krallık’ta belirgin olduğunu gösterdi; 2026 yazı rezervasyonları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 geride seyrederken tüm bölgelerdeki genel gecikme yüzde 7 seviyesinde” diye konuşuyor.
Bu davranış değişimi, arz tarafında da ayarlamalara yol açarak tüketiciler için son dakika fırsatlarına dönüşebilecek bir tablo yaratıyor. Ward, bu durumu “Müşterilerin rekabetçi bir pazarda rezervasyon yapma konusunda tereddüt etmesi, düşük maliyetli havayolları ve tur operatörlerini koltukları doldurmak için daha düşük bilet fiyatlarına yöneltiyor. Bu durum, girdi maliyetlerinin (özellikle yakıtın) belirgin şekilde arttığı bir dönemde yaşanıyor" sözleriyle yorumluyor.
4. Dünya Kupası’nın seyahat talebine güçlü bir artış sağlaması bekleniyor
Öte yandan Dünya Kupası, Kuzey Amerika’da 16 şehirde (11’i ABD, 3’ü Meksika ve 2’si Kanada’da) 104 maçla 48 takımı ağırlamayı hedefliyor. Etkinliğin 7,2 milyon izleyici çekmesi bekleniyor ve bilet talebi güçlü görünüyor. JP Morgan analistleri, Dünya Kupası’nın Kuzey Amerika genelinde otel odalarından yaklaşık 1 milyar dolara yakın ek gelir yaratabileceğini tahmin ediyor. Yolculuk paylaşım hizmetlerinden restoranlara ve bilet yeniden satışına kadar bu8 etkinliğin birçok sektörü etkilemesi bekleniyor.
JP Morgan ABD internet hisse senedi araştırma ekibi başkanı Doug Anmuth, “Bazı ülkeler, tüketicilerin turnuvayı evden takip etmeyi tercih etmesi nedeniyle Dünya Kupası döneminde daha zayıf seyahat talebi görebilir bu, önceki büyük küresel etkinlikler sırasında online seyahat acentelerinin de gözlemlediği bir yer değiştirme etkisidir” bilgisini paylaşıyor.