Ana içeriğe geç

Galibaf: "Uranyum zenginleştirme meşru ve vazgeçilmez hakkımızdır"

İran Meclis Başkanı Galibaf, füze programı ve askeri kapasitenin müzakere edilemez olduğunu, uranyum zenginleştirmenin ise vazgeçilmez hak olduğunu belirtti. ABD'ye mutabakata uyma çağrısı yapan Galibaf, gerekirse güç kullanılacağını ifade etti.

Galibaf: "Uranyum zenginleştirme meşru ve vazgeçilmez hakkımızdır"
CGTN Türk
16

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ülkesinin füze programı ve askeri kapasitesinin "kesinlikle müzakere edilemez" olduğunu belirterek, nükleer hakları konusunda ise "Uranyum zenginleştirme, bizim meşru ve vazgeçilmez hakkımızdır" açıklamasında bulundu. ABD'ye İran'la varılan mutabakatın hükümlerine uyma uyarısı yapan Galibaf, "Hedeflerimize ulaşmak için müzakere ediyoruz. Ancak mantığın dilinin ve mutabakat metninin etkisiz kaldığı durumda, gücün dili devreye girer" dedi.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İran basınına verdiği röportajda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Hürmüz Boğazı'ndaki egemenlik tartışmalarına değinen Galibaf, "Bunlar bizim karasularımızdır. ABD'nin İran'ın Hürmüz Boğazı'nı askerileştirdiğini iddia ederek tartışma veya safsata üretmesine izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine vurgu yapan Galibaf, "Orası son savaş sırasında Allah'ın bize bahşettiği ilahi bir armağan ve en büyük kozumuzdu" şeklinde konuştu. ABD ile varılan mutabakat zaptında yer alan İran'ın Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman ile diyalog kuracağı yönündeki maddeye atıfta bulunan Galibaf, "İran ve Umman halihazırda tüm yasal ve hizmetle ilgili konularda anlaşmaya varmış durumdadır" dedi.

"5 hüküm net olarak uygulanana kadar, bir sonraki aşamaya geçmeyiz"

ABD ile varılan mutabakat zaptının uygulanma sürecinde belirlenen ön şartlara da değinen Galibaf; savaşın sona erdirilmesi, Lübnan'ın egemenliğinin yeniden tesis edilmesi, ABD'nin İran'a yönelik yasadışı deniz ablukasının kaldırılması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve İran'ın petrol ihracatının güvence altına alınarak dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması şartlarını hatırlatarak, "Anlaşmanın 5 hükmünün tamamı net olarak uygulanana kadar İran geri kalan hükümleri uygulamanın bir sonraki aşamasına geçmeyecektir" diye konuştu.

"Müzakere bir mücadele yöntemidir"

ABD ve İran arasındaki müzakere sürecini "stratejik bir adım" olarak değerlendiren Galibaf, "Müzakere bir mücadele yöntemidir. Askeri güç nihayetinde diplomasinin yasal otoritesini destekler. Savaş alanı ve diplomasi aynı makasın iki bıçağıdır" yorumunu yaptı. Bölgesel anlaşmaların ancak ülkenin "haysiyetini ve caydırıcılığını" koruması şartıyla kabul edilebileceğini belirten Galibaf, ABD ablukasının planlanandan erken kalkmasının "hem İran'ın savaş kabiliyetlerinin, hem de diplomasinin gücünün" kanıtı olduğunu söyledi. Bunun İran açısından önemli bir kazanım olduğunun altını çizen Galibaf, ablukanın kaldırılmasından sonraki iki haftadan kısa sürede ülkesinin 40 milyon varilden fazla petrol ihraç ettiğini ve bu artışın sağlanan ekonomik faydasının göstergesi olduğunu ifade etti.

"Sahadaki sağlam konum ülkemiz için tek garantidir"

Müzakere süreci ve uluslararası garantilere tamamen güvenmediklerini aktaran Galibaf, "Güçlü iç kapasite ve sahadaki sağlam konum, ülkemiz için tek garantiyi oluşturmaktadır" yorumunu yaptı. Bu nedenle İran'ın füze programı ve askeri kapasitesinin "kesinlikle müzakere edilemez" olduğunu vurgulayan Galibaf, ülkenin nükleer hakları konusunda da "Uranyum zenginleştirme, bizim meşru ve vazgeçilmez hakkımızdır" değerlendirmesinde bulundu.

Galibaf'tan ABD'ye uyarı

ABD ile varılan mutabakat metninin ilk hükmü olan "savaşın sona erdirilmesi" şartının ihlal edilmesi halinde İran'ın buna uygun şekilde yanıt vereceği uyarısında bulunan Galibaf, "Hedeflerimize ulaşmak için müzakere ediyoruz. Ancak mantığın dilinin ve mutabakat metninin etkisiz kaldığı durumda, gücün dili devreye girer" dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler