Abdulkadir Selvi’nin ‘Özgür Özel’e kiraya ofis vermemişler’ başlıklı bugünkü yazısının ilgili kısımları şöyle:
Biri yeni kurulacak olan partinin genel merkez binası. Bunun için Mustafa Kemal Mahallesi’nde bir bina ile anlaşma yaptıkları söyleniyor. Benim anlatacağım ise Özgür Özel’in parti kurma çalışmalarını sürdürmesi için düşünülen ofis. Özgür Özel’e ofis kiralamak için bir ekip çalışıyor. Şimdiye kadar üç yerle görüşmüşler. Ekip görüştüğü mülk sahiplerine “Özgür Bey’in çalışmalarını yürütmesi için ofis kiralayacağız. Bu ofis, parti binası olmayacak. Sadece Özgür Bey’in çalışmalarını yürüteceği bir büro olacak” diyorlarmış. Peki Özgür Özel’e ofis kiralayabilmişler mi? Şu ana kadar 3 yerle görüştükleri söyleniyor. Ama olumsuz yanıt almışlar. Peki neden? İktidardan korktukları için mi Özgür Özel’e ofis kiralamaktan vazgeçiyorlar.
Yok. İktidarla bir ilgisi yok.
RİSK ALMAK İSTEMEMİŞLER
CHP’deki yolsuzluk iddiaları, Özkan Yalım’ın, Muhittin Böcek’in Özgür Özel’e para verdikleri yönündeki itirafları mülk sahiplerini tedirgin etmiş. Ofis kirası için ödenecek paranın kaynağını bilmedikleri için risk almak istememişler.
Yeni bir Özkan Yalım ve Muhittin Böcek olayına konu olmak istememişler.
Özkan Yalım, Özgür Özel’e mavi bir çanta içinde 1 milyon TL verdiğini açıklamıştı.
Muhittin Böcek ise Özgür Özel’in talimatıyla Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e 950 bin Euro verdiğini itiraf etmişti.
Gökhan Böcek ise Veli Ağbaba’ya teslim edilmek üzere CHP Genel Merkezi’ne 1 milyon Euro’yu teslim ettiğini açıklamıştı. Özgür Özel’e ofis kiralamak için görüşülen mülk sahiplerinin ise bu tür haberlerden dolayı tedirgin olduklarını belirterek, geri çekildikleri söyleniyor.
ERDOĞAN VE İMAMOĞLU KIYASLAMASI DOĞRU MU
ÖzgürÖzel ile Ekrem İmamoğlu’nu CHP’den ayrılıp yeni parti kurmaları için teşvik edenler, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti örneğini veriyorlar.
‘Erdoğan, Milli Görüş’ten ayrıldı AK Parti’yi kurdu; Erbakan Hoca’ya rağmen tek başına iktidar oldu’ diyorlar.
Ekrem İmamoğlu’nun da Erdoğan gibi hapis yatmasını örnek gösteriyorlar.
Ama bu temelden yanlış.
Erdoğan ile İmamoğlu arasında devasa farklar var.
Biri siyahsa diğeri beyaz gibi.
Biri geceyse diğeri gündüz gibi.
Erdoğan şiir okuduğu için hapis yattı, Ekrem İmamoğlu yolsuzluktan hapis yatıyor.
Hiç şiir okuyanla hırsızlık yapan bir olur mu?
28 ŞUBAT DÖNEMİ
Erdoğan belediye başkanı olduğu dönemde 28 Şubat’ın en şiddetli dönemi yaşanıyordu. Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak resmi davetli olduğu Çin’e gitmesine dönemin İstanbul Valisi Erol Çakır izin vermemişti. Bakanlar, Erdoğan’a randevu vermekten korkuyorlardı.
Ekrem İmamoğlu, daha belediye başkan adayıyken Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştü. Belediye başkanı olduğunda Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantıya katıldı. En sert şekilde eleştirdiği bakanlardan randevu alıp görüşebildi.
HİZMET ADAMIYDI
Erdoğan, icraat adamıydı. Hizmetleriyle anıldı. Belediye başkanlığında İstanbul’un susuzluk ve çöp gibi devasa sorunlarını çözdü. Yaptığı hizmetlerle göz doldurdu. Çöp dağlarından geçilmeyen şehri kısa sürede pırıl pırıl yaptı. Su kesintilerinin yaşandığı İstanbul’a düzenli olarak su verilmesini sağladı. Yani icraatlarıyla göz doldurdu.
Ekrem İmamoğlu’nun sayılabilecek bir icraatı yok. Ekrem İmamoğlu hiçbir zaman icraat adamı olmadı.
DİK DURDU DİKLENMEDİ
Erdoğan, sadece hizmet yapmadı. Aynı zamanda bir siyaset dili oluşturdu. 28 Şubat’ın başörtüsü zulmüne, yasaklarına, parti kapatmalarına karşı meydan okudu. Sadece hapse girerek bir mağduriyet elde etmedi, 28 Şubat zulmüne karşı dik durarak göz doldurdu. Liderlik özelliklerini ortaya koydu. Dik durdu ama diklenmedi. Devletle kavga etmedi. Ama 28 Şubat’ın askerlerine karşı ılımlı davranan, partisi kapatıldığı zaman ürkek bir tepki ortaya koyan Erbakan’ın tavrına rağmen Erdoğan isyanın sesi oldu. Yürekli bir tavır koydu. 28 Şubat’ın paşalarına boyun eğmedi.
Ekrem İmamoğlu ne yaptı? Pavyon köşelerinde delege pazarlıkları ile CHP’yi satın aldı.
İHANET ETMEDİ
Erdoğan, Milli Görüş’ten ayrılırken davasına ihanet etmedi. Liderine saygısızlık yapmadı. Ekrem İmamoğlu gibi liderini sırtından hançerlemedi. Erbakan Hoca’ya saygıda kusur etmedi.
Fazilet Partisi’ni bölmedi. Fazilet Partisi kapatıldıktan sonra Saadet Partisi’ne katılmayıp AK Parti’yi kurdu.
Ekrem İmamoğlu ise Atatürk’ün partisi CHP’yi bölüyor.
UMUT IŞIĞI OLDU
AK Parti’yi kurarken Milli Görüş zeminine oturtmadı. 28 Şubat sürecindeki demokrasi ve insan hakları mücadelesinden ders çıkardı. Yeni bir açılım yaptı. Yeni bir siyaset önerdi. Muhafazakâr demokrat bir profil ortaya koydu. Geniş kitleleri kucaklayıcı oldu. Çare kapısı olarak görüldü.
28 Şubat zulmünden bunalan geniş kitlere bir umut ışığı oldu. Erdoğan gelirse ülkeyi daha iyi yönetir mesajını verdi. Belediye başkanlığındaki başarısı yapacaklarının teminatı oldu.
FARK VAR
Erdoğan bir kadro hareketi olarak doğdu. Erdoğan’ın kadrosundan 2 cumhurbaşkanı, 4 başbakan ve yüzlerce bakan çıktı. Ekrem İmamoğlu’nun kadrosundan ise yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla yargılanan Adem Soytekinler, Fatih Keleşler, Ertan Yıldızlar ve Aziz İhsan Aktaşlar çıktı.
Erdoğan, Erdemliler Hareketi ile anıldı; Ekrem İmamoğlu erdemsizlerle anılıyor.
Ekrem İmamoğlu’nun en önemli artısı ise arkasında kazandığı seçimleri var. Bir de yargılandığı yolsuzluk davaları. Türk milletinin sağduyusu harekete geçti. Erdoğan gelirse ülkeyi daha iyi yönetir dedi. Ekrem İmamoğlu için ne desin? Ekrem İmamoğlu’na neden oy versin. Ekrem İmamoğlu gelirse daha iyi yolsuzluk yapar diye mi oy versin.
