Ana içeriğe geç

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan barış çağrısı: NATO ülkeleri destek vermeli

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul'da NATO Parlamenter Zirvesi Açılış programında açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, 'NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere, bu barış perspektifine destek vermesi ve provokasyonların önüne geçilmesi için gayret sarf etmesini temenni ediyoruz.' dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan barış çağrısı: NATO ülkeleri destek vermeli
Posta
16

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un konuşmasından öne çıkanlar şunlar oldu:

Geçtiğimiz günlerde Rusya-Ukrayna arasındaki müzakereler neticesinde defaatle esir takaslarının gerçekleştirilmesi mümkün oldu.

Değerli dostlar, şimdi aynı perspektifin günümüzdeki meselelerde de bölgemizdeki ve küresel meselelerde de hâkim olmasını arzu ederiz. Bunun güzel bir örneği de son zamanda bölgemizi, sadece bölgemizi değil bütün dünyayı etkileyen Amerika Birleşik Devletleri - İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi için olumlu bir adımın atılmış olmasıdır. İsviçre'de başlayan müzakerelerin sonuna kadar başarıyla sürdürülmesi ve Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında kalıcı, adil bir barışın, sadece ateşkesin değil, barışın sağlanmasını temenni ediyoruz. Bu, bizim için de bulunduğumuz bölge için hayati önemde olduğu gibi dünya barışının temin edilmesi için de fevkalade önemlidir.

Ümit ederiz ki bu barış çabaları, belli bir merhaleye ulaşmış olan bu olumlu adımlar bazı provokasyonlarla akamete uğratılmaz. Bunun için uluslararası camianın, NATO üyesi ülkeler başta olmak üzere, bu barış perspektifine destek vermesi ve provokasyonların önüne geçilmesi için gayret sarf etmesini temenni ediyoruz.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜMDEN BAŞKA BİR YOL YOK

Yine hiç şüphesiz dünyayı küresel barış bakımından tehdit eden en önemli meselelerden birisi de Orta Doğu'da, Filistin'deki yaşanan gelişmelerdir. İsrail'in bütün uluslararası hukuku hiçe sayarak, hatta bütün uluslararası hukuk normlarına göre artık soykırım boyutlarına ulaşmış olan saldırganlıklarına son verilmek mecburiyetindedir. Mesele sadece Filistinlilerin yaşadığı insanlık dramları değil, mesele sadece 100 bine yaklaşan sivil kayıplar değil, şehirlerin yakılmış olması, Gazze'nin haritadan silinmiş olması değil; mesele aynı zamanda insanlığın gelecek umutlarına bomba atılması, insanların, insanlığın gelecek umutlarının ortadan kaldırılmasıdır. Ümit ve temenni ediyoruz ki Filistin meselesinin çözümünde de nihai olarak bir sonuca ulaşılsın. Başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, gerçekten bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kuruluşu mümkün olsun. İki devletli çözümden başka bir yolun bulunmadığı bütün dünya tarafından anlaşılsın, bu uygulansın. İsrail hükümetinin bu saldırganlıklarının sona ermesi, sadece Filistinlilerin huzura kavuşması değil, dünya barışının garanti altına alınması demektir. Çünkü insanlık tarihinin en eski bölgelerinden birisi olan Orta Doğu tarihi bize öğretiyor ki Orta Doğu'da barış olmadan dünyada barış olmaz. Filistinliler özgür olmadan da Orta Doğu'da barış asla sağlanamaz. Bu barışın sağlanması için de NATO üyesi ülkeler olarak gerekli desteğin verilmesini arzu ediyoruz.

TÜRKİYE'YE DESTEK İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ

Değerli dostlar, aynı zamanda ulusal savunma kapasitelerimizin artırılmasının ve NATO üyesi ülkeler arasında savunma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin de üye ülkelerimizin ve ittifakımızın geleceği için çok önemli olduğunun altını çizmek isterim. Türkiye, savunma sanayiinde son yıllarda özellikle çok büyük bir merhale kat etmiş, büyük yenilikler içerisinde olmuş, yüksek teknolojileri kullanabilme becerisinde ön plana çıkmış ve savunma alanında çok önemli savunma sanayii ürünlerini üretmiş bir ülke olarak bu kapasitesini üye ülkelerle paylaşmak ve bu çerçevede Türkiye'nin özellikle Lahey'de anlaşmasına varılan yüzde 5 savunma harcamaları konusundaki kararlılığının da bütün üye ülkeler tarafından benimsenmesini burada bir kez daha ifade ediyoruz. İnşallah savunma sanayiindeki bu gelişmeler, Türkiye'nin gelişmeleri, üye ülkelerle de iş birliği içerisinde daha güçlü noktalara gelecektir. Ancak şunu bir kere daha açıklıkla ifade etmek isteriz ki, bu üyenin, bu ittifak üyeliği çerçevesinde bazı üyelerin özellikle savunma sanayii ürünleri konusundaki uygulamaya devam ettikleri ambargoların son derece tek taraflı, anlamsız ve ittifakın ruhuna uygun olmadığı aşikardır. Biz Türkiye olarak bütün üye ülkelerle savunma sanayiinde iş birliğine hazırken, aynı davranışın bütün ülkeler tarafından da Türkiye'ye karşı, bu davranışların, bu yaklaşımın sergilenmesini ümit ederiz. Bu çerçevede özellikle son zamanlarda Orta Doğu'da artan tehditlere karşı bazı üye ülkelerimizin, başta İspanya olmak üzere, Türkiye'nin hava savunma sistemine verdikleri destek dolayısıyla da teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

NATO tarihi bir dönemeçtedir, dünya tarihi bir dönemeçtedir. Artık birlikte çalışmak, birlikte hem risklerimizi elimine etmek hem de üye ülkelerimizin güvenliğini sağlamanın yanında dünya barışına da katkıda bulunmak gibi bir sorumluluğumuzun olduğunun altını çizmek isterim. Özellikle parlamentolar sadece güvenlik doktrinleri ve savunmayla ilgili alanlarda kararların alındığı platformlar değildir.

Gelin yeni bir dünyanın kuruluşunun kapılarını sonuna kadar açalım. Yapıcı fikirlere ev sahipliği yapmasını temenni ediyorum.

Kaynağa Git

İlgili Haberler