Gazeteci İsmail Arı, Ramazan Bayramı’nda ailesini ziyaret etmek için gittiği Tokat’ta gözaltına alındı. Kelepçelendi, Ankara’ya kadar getirildi. Savcılık sorguladı, mahkeme tutukladı. 75 gün tutuklu kaldı, cezaevinde yerde bile yatırıldı.
Yine gazeteci Alican Uludağ da Ankara’daki evinde akşam gözaltına alındı. Karayoluyla gece yola çıkarıldı, saatler süren yolculuk sonunda İstanbul’a getirildi. 22 saat içinde kendini Silivri Cezaevi’nde buldu, 90 gün tutuklu kaldı.
İkisine de yöneltilen suçlama, 2022’de AK Parti ve MHP’li milletvekillerin “Gazeteciler yargılanmayacak” diyerek savundukları “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” olmuştu.
Arı ve Uludağ gibi onlarca gazetecinin mağdur olmasına neden olan bu suçlama yine bir gözaltıyla gündeme geldi.
Bu kez hakkında gözaltı kararı verilen, İBB davasıyla ilişkili kişilerin özel hayatlarına ilişkin dedikodu yayan gazeteci görünümlü biri oldu. Ve tabii ki uygulanan muamele de yukarıda bahsettiğimiz gazetecilerinki gibi olmadı. Ne saatlerce yol götürüldü, ne tutuklandı, ne de yerde yatmak zorunda bırakıldı.
Tamar Tanrıyar kim?
Bu kişi kendisini gazeteci olarak tanımlayan ancak meslek ahlakına ve kurallarına uygun haberleriyle bilinmeyen Tamar Tanrıyar… Son günlerde siyasette sebep olduğu tartışmalar ise her geçen gün büyüyen bir iç kavganın göstergesi…
Gazeteci olmadığının en önemli kanıtlarından biri de, gözaltına alınmasına giden süreçte Turkuvaz Medya Grubu’na yönelik olarak ettiği “Size 1 Temmuz’a kadar müsade. Koptunuz koptunuz, yoksa beni susturamazsınız” yönündeki tehdit. Zira gazeteci kamu yararına bir bilgiye sahipse, bunu doğruladıktan sonra yayımlamakla yükümlü.
Tamar Tanrıyar’ın gazetecilikle uzaktan bağı, bir dönemin ünlü magazincisi, Uçankuş Tv’nin sahibi Can Tanrıyar ile 2021’den bu yana evli olması.
Tanrıyar çifti, kırmızı bültenle aranırken Almanya’da hayatını kaybeden ve bir dönem itiraf videolarıyla ünlenen Muhammed Yakut ile birlikte iş insanı Metin Güneş’e yönelik “yağma” suçundan 11 yıla kadar hapisle yargılanıyorlar.
Bu davadan tutuksuz yargılanan ve 5-6 ay öncesine kadar kimsenin tanımadığı Tamar Tanrıyar, SiberHaberTV adını verdiği YouTube kanalındaki yayınlarına yaklaşık bir yıl önce başladı, daha önce Instagram’dan yayın yaptığı biliniyor. Ancak görünür olmaya, son dönemde sosyal medyada yaptığı yayınlarda başta Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel olmak üzere CHP’li isimleri ve ailelerini hedef almasıyla başladı. Özgür Özel ve Veli Ağbaba, “hakaret" ve "iftira" içerikli yayınlar yaptığı gerekçesiyle Tanrıyar hakkında suç duyurusunda bulundu. 13 Mayıs’ta, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma başlattığına dair haberler çıktı ama Turkuvaz Medya’yı hedef alana kadar Tanrıyar’ın ifadesi alınmadı.
Belaltı dedikoduları da videolarında anlatan Tanrıyar, zaman zaman da özel görüntüler ve yazışmaları da yayınladı. Tutuklanan Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek’in telefonlarından çıkan özel görüntüler bile Tamar Tanrıyar’a servis edildi.
Anayasa gereği koruma altında olması gereken bu görüntülerin yayılması amaçlanarak kim tarafından ve ne maksatla verildiği net değil.
Böcek ailesinin itirafçılığına kadar giden yolda taşların döşenmesine katkı sağlayan Tanrıyar, iktidara yakın kalemlerden de büyük destek gördü. Normalde çok fazla izlenmeyen YouTube videoları iktidara yakın bazı isimlerin dikkate getirmesiyle daha görünür oldu. Hatta TGRT yorumcusu Fuat Uğur ona “cesaret ana” diye hitap ediyordu sosyal medyada.
Ancak Tanrıyar’ın son videosunda hedefi beklendiği gibi CHP’liler olmadı.
İktidar içi kavganın maşası olunca
Tanrıyar aslında çok kısa bir süre önce de TGRT’yi ve Cem Küçük’ü hedef almış, iki isim arasında tartışma yaşanmıştı. Tanrıyar’ın iktidar cephesinde şaşırtıcı ilk çıkışı buydu ama günler içinde unutuldu, gitti.
Ama bu kez hedefinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın kardeşi Turkuvaz Medya’yı yöneten Serhat Albayrak vardı.
Sözcü gazetesinin Turkuvaz grubu tarafından dağıtıldığını söyleyerek tehditler savurdu, hatta bir de süre verdi: