Ana içeriğe geç

Doğu Akdeniz'de Ankara etkisi! Yunanistan'dan dikkat çeken itiraf

Orta Doğu'da kartlar yeniden dağıtılırken Yunan basını Türkiye'nin yükselen bölgesel etkisini mercek altına aldı. Newsbeast'te yayımlanan analizde, Ankara'nın Suriye ve Lübnan üzerinden kurduğu etkinliğin Doğu Akdeniz'deki dengeleri değiştirebileceği belirtilirken, İsrail'i stratejik açıdan zorlayabilecek yeni bir jeopolitik denklemin oluştuğu vurgulandı.

Doğu Akdeniz'de Ankara etkisi! Yunanistan'dan dikkat çeken itiraf
Star Gazetesi
16

Yunan basınında Türkiye'nin merkezde olduğu 'ertesi gün' senaryoları gündeme taşındı. Atina merkezli analizlerde, Ankara'nın Suriye ve Lübnan üzerinden Doğu Akdeniz'e uzanan etkisinin bölgesel dengeleri değiştirebileceği değerlendirildi.

Yunan basınından Newsbeast'te Petros Kranias imzasıyla yayımlanan analizde, Türkiye'nin bölgedeki nüfuzunu artırdığı ve İsrail'e doğru uzanan yeni bir stratejik hattın şekillenmeye başladığı öne sürüldü. Analizde, Ankara'nın Suriye'yi bir etki alanı olarak konumlandırdığı, Lübnan'ı ise enerji hatları, limanlar, deniz yetki alanları ve Doğu Akdeniz denklemine bağlanan daha geniş bir stratejinin parçası olarak gördüğü ifade edildi.

LÜBNAN ARTIK SADECE KRİZ BAŞLIĞI DEĞİL

Newsbeast'in analizinde, Lübnan'ın yalnızca İsrail-Hizbullah geriliminin yaşandığı bir cephe olarak değerlendirilemeyeceği belirtildi. Ülkenin, Orta Doğu'nun geleceğine ilişkin diplomatik pazarlıklarda 'belirleyici bir koz alanı' haline geldiği vurgulandı.

Analizde, 'Lübnan'ın bu yeni konumu, onu sadece bölgesel bir kriz başlığı olmaktan çıkarıp Washington, Tahran, Tel Aviv, Ankara, Şam, Riyad, Doha ve İslamabad'ı kapsayan geniş bir diplomatik yoğunluğun merkezine taşıyor' değerlendirmesine yer verildi.

İran'ın ABD ile yürüttüğü nükleer müzakerelerde Lübnan başlığını da gündeme taşımaya çalıştığı, Washington'ın ise bu dosyayı bölgesel temasların önemli bir parçası olarak gördüğü aktarıldı. Bu tabloya göre Lübnan, artık yalnızca iç dinamikleriyle açıklanamayacak kadar geniş bir jeopolitik denklemin parçası haline geldi.

'LÜBNAN'DA ERTESİ GÜNÜ KİM BELİRLEYECEK?'

Analizde öne çıkan temel sorulardan biri, 'Lübnan'da ertesi günü kim belirleyecek?' oldu. İsrail'in saldırıları ve Hizbullah'ın misillemeleri devam ederken, bölgede yeni bir denge kurulmadığı takdirde kırılganlığın daha da artabileceği belirtildi.

Yunan basınındaki değerlendirmeye göre, tam da bu noktada Türkiye'nin devreye girerek sürecin yönünü etkileme ihtimali gündeme geliyor.

ANKARA-ŞAM-BEYRUT HATTINA DİKKAT ÇEKİLDİ

Kranias'ın analizinde Ankara-Şam-Beyrut hattı da ayrı bir başlık olarak ele alındı. Bu hattın henüz resmi bir ittifak olmadığı ancak olası bir tehdit durumunda Türkiye'nin bölgedeki gelişmelere kayıtsız kalmayacağı savunuldu.

Analizde, Ankara'nın yalnızca gelişmeleri izleyen bir aktör olmadığı, aynı zamanda oyunu şekillendirmeye çalışan bir güç olarak konumlandığı ifade edildi. Türkiye'nin bölgeyi parçalı krizler üzerinden değil, Karadeniz'den Suriye ve Irak'a, oradan Doğu Akdeniz'e uzanan geniş bir stratejik hat içinde değerlendirdiği yorumu yapıldı.

Bu çerçevede Lübnan'ın Türkiye açısından yalnızca bir kriz alanı değil, aynı zamanda arabuluculuk, denge kurma ve bölgesel etki üretme kapasitesinin test edileceği bir saha olduğu belirtildi.

İSRAİL İÇİN DAHA ZOR BİR DENKLEM

Newsbeast'in analizinde, Türkiye'nin Lübnan denklemine Gazze'de olduğu gibi daha aktif biçimde dahil olması halinde bunun İsrail açısından yönetilmesi daha zor bir tablo oluşturabileceği belirtildi.

Türkiye'nin NATO üyesi olması, Batı ile ilişkilerini sürdürmesi ve aynı zamanda bölgede askeri ve diplomatik kapasiteye sahip bulunması nedeniyle İran'dan farklı ve çok katmanlı bir aktör olduğu vurgulandı. Bu durumun İsrail için yeni bir stratejik baskı alanı anlamına gelebileceği ifade edildi.

DOĞU AKDENİZ DEĞERLENDİRMESİ

Analizde Doğu Akdeniz'e de ayrı bir parantez açıldı. Yunan yorumcuların Türkiye'nin Lübnan ve Suriye'de artan rolünü göz ardı edemeyeceği belirtilerek, Ankara'nın tek bir alanda hareket etmediği vurgulandı.

Değerlendirmede, Türkiye'nin deniz yetki alanlarını, enerji yollarını, askeri varlığını, diplomatik temaslarını ve bölgesel krizleri bir bütün olarak ele aldığı ifade edildi.

Newsbeast'e göre Ankara'nın Beyrut'ta daha derin bir rol üstlenmesi halinde, Karadeniz ve Suriye'den Doğu Akdeniz ile Kuzey Afrika'ya uzanan nüfuz zincirine yeni bir halka eklenecek. Analizde, bunun otomatik olarak Batı ya da İsrail karşıtı bir koalisyon anlamına gelmediği, ancak Türkiye'nin her kritik bölgesel tartışmada vazgeçilmez bir oyuncu olma hedefini ortaya koyduğu belirtildi.

Analiz, 'Ankara, Lübnan'da sadece ertesi günü izlemekle yetinmek istemiyor; onu şekillendirmeye de katkıda bulunmak istiyor. Bunu başarırsa Doğu Akdeniz'in haritası daha da karmaşık bir hal alacak' değerlendirmesiyle sona erdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler