Bursa Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından kızıl geyiklerin (Cervus elaphus) ava açılmasına yönelik 255 bin TL’lik ihale sürecinin başlatılmasına karşı tepkiler devam ediyor. Bugün Bursa’daki Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğü önünde bir araya gelen meslek ve çevre örgütleri, “yalnızca bir av ihalesine itiraz etmek için değil; Bursa'nın ormanlarını, suyunu, toprağını, yaban hayatını ve ortak geleceğimizi savunmak için bir aradayız” diyerek karara tepki gösterdi. Yapılan ortak açıklamayı Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal okudu.
“Doğa ihale edilecek bir meta değil”
Bir canlının yaşamının ekonomik bir değere indirgenmesinin, doğayı yalnızca gelir getiren bir kaynak olarak gören anlayışın sonucu olduğunu söyleyen Baysal, “Oysa doğa; alınıp satılacak, ihale edilecek ya da ekonomik karşılığı üzerinden değerlendirilecek bir meta değil, yaşamın ta kendisidir. Bugün Bursa'nın karşı karşıya olduğu çevre sorunlarının tamamı aynı anlayışın ürünüdür. Yeni organize sanayi bölgeleri genişlerken verimli tarım toprakları daralıyor; orman ekosistemleri parçalanıyor, yaban hayvanlarının yaşam alanları küçülüyor. Maden faaliyetleri, taş ocakları ve kontrolsüz yapılaşma doğal alanlar üzerindeki baskıyı artırırken, iklim krizinin etkisiyle kuraklık derinleşiyor ve su kaynaklarımız giderek azalıyor. Nilüfer Çayı yıllardır kirliliğin yükünü taşıyor. Marmara Denizi müsilajla bize ekosistemin alarm verdiğini hatırlatıyor. Bursa Ovası beton baskısı altında nefes almaya çalışıyor. Uludağ'ın geleceği Alan Başkanlığı tartışmalarıyla yeniden gündeme gelirken, İznik Gölü her geçen yıl biraz daha su kaybediyor. Çünkü suyu olmayan bir kentin, yaban hayatı olmayan bir ormanın ve verimli toprağını kaybeden bir ülkenin sürdürülebilir bir geleceği olamaz. Yıllardır aynı gerçeği dile getiriyoruz: İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez. Dünyanın benimsediği Tek Sağlık (One Health) yaklaşımı da bunu ortaya koymaktadır. Sağlıklı insanlar ancak sağlıklı hayvanlarla, sağlıklı hayvanlar ise ancak sağlıklı ekosistemlerde yaşayabilir” dedi.