İstanbul Tabip Odası’nın duyurusuna göre İstanbul Tabip Odası ve Türk Toraks Derneği, Heybeliada Sanatoryumu’nun yeniden Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsisine karşı 3 Temmuz 2026’da yürütmenin durdurulması ve iptal talebiyle dava açtı; dava İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nde görülecek. Önceki tahsis işlemi İstanbul 14. İdare Mahkemesi tarafından 14 Haziran 2022’de iptal edilmiş, karar 27 Aralık 2022’de temyiz yolu kapalı olmak üzere kesinleşmişti.
Türkiye’nin ilk devlet sanatoryumu olan Heybeliada Sanatoryumu’nun yeniden Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edilmesi yargıya taşındı. İstanbul Tabip Odası ve Türk Toraks Derneği, tahsis kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açtı.
Heybeliada Çam Limanı’nda, kızılçam ormanları içinde yer alan ve yaklaşık 200 bin metrekarelik alanı kapsayan sanatoryum, yıllar boyunca Türkiye’nin veremle mücadelesinin simge sağlık kurumlarından biri olarak hizmet verdi.
Daha önce de Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edilen alan için açılan davada mahkeme iptal kararı vermişti. Ancak aradan geçen yılların ardından sanatoryum alanı yeniden Diyanet’e tahsis edildi.
İKİNCİ KEZ YARGIDA
İstanbul Tabip Odası ve Türk Toraks Derneği, 3 Temmuz 2026’da tahsis kararına karşı yeniden dava açtı. Davada, işlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali talep edildi.
İstanbul Tabip Odası, sanatoryumun bulunduğu alanın Adalar Koruma Amaçlı İmar Planı’nda “sağlık” işleviyle tanımlandığını, doğal sit alanı içinde yer aldığını ve koruma altındaki tarihi bir varlık olduğunu belirtti.
Açıklamada, Heybeliada Sanatoryumu’nun “herhangi bir alan” olmadığı vurgulanarak, adalar iklimi, orman havzası ve tarihi sağlık işlevi nedeniyle İstanbul’da eşi olmayan bir kamusal miras olduğu ifade edildi.
MAHKEME DAHA ÖNCE İPTAL ETMİŞTİ
Sanatoryumun Diyanet’e tahsisi daha önce de yargıya taşınmıştı. İstanbul Tabip Odası, İstanbul Barosu, Türk Toraks Derneği ve meslek odalarının açtığı davada İstanbul 14. İdare Mahkemesi, 14 Haziran 2022’de tahsis işleminin iptaline karar vermişti.
İstanbul Barosu’nun duyurusuna göre, iptal kararı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi’nin 27 Aralık 2022 tarihli kararıyla temyiz yolu kapalı olmak üzere kesinleşti.
Mahkeme sürecinde, korunması gereken kültür varlığı niteliğindeki taşınmaza ilişkin tahsis işlemlerinde gerekli izin süreçlerinin işletilmediği ve işlemin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmişti.
“SAĞLIK AMACIYLA KULLANILMALI”
İstanbul Tabip Odası, sanatoryum alanının yeniden sağlık işleviyle değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Oda açıklamasında, alanın yaklaşık 80 yıl boyunca sağlık hizmeti amacıyla kullanıldığı hatırlatılarak, “Alanın yine sağlık amacıyla kullanıma devam etmesi, en uygun işlevlendirme olacaktır” denildi.
İstanbul Tabip Odası ve Türk Toraks Derneği, Diyanet’e yapılan tahsisin alanın tarihi, sosyal ve kültürel hafızasıyla uyumlu olmadığını, Adalar’a ilişkin koruma kararları ve plan yaklaşımlarıyla da çeliştiğini belirtti.
TÜRKİYE’NİN İLK DEVLET SANATORYUMU
Heybeliada Sanatoryumu, antibiyotiklerin yaygınlaşmadığı dönemde verem hastalarının temiz hava, dinlenme ve beslenme yoluyla tedavi edilmesi amacıyla kuruldu.
Davos’taki sanatoryum örneklerinden esinlenerek yapılan tesiste yalnızca tedavi değil, rehabilitasyon hizmetleri de veriliyordu. Hastalara tedavi sonrası yaşama katılabilmeleri için çeşitli meslekler öğretiliyordu.
Antibiyotiklerin kullanılmaya başlanmasının ardından yapı, göğüs hastalıkları hastanesi olarak hizmet vermeyi sürdürdü.
İNÖNÜ, RIFAT ILGAZ VE ECE AYHAN DA TEDAVİ GÖRDÜ
Heybeliada Sanatoryumu, yalnızca bir hastane değil, Cumhuriyet’in sağlık politikalarının hafıza mekanlarından biri olarak da anılıyor.
Sanatoryumda ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, şair Rıfat Ilgaz ve Ece Ayhan’ın da aralarında olduğu çok sayıda isim tedavi gördü.
1999 Marmara Depremi’nde hasar gören yapı, 2005’te hastaların ve personelin başka hastanelere nakledilmesinin ardından boşaltıldı. Tarihi bina, 2009 yılında çıkan yangında büyük ölçüde tahrip oldu.
ADALAR HASTANESİZ KALDI
Sanatoryumun kapatılmasının ardından Adalar’da sağlık hizmetlerine erişim uzun süredir tartışma konusu. Ada sakinleri, özellikle yaşlı nüfusun yoğun olduğu ilçede hastane ihtiyacının sürdüğünü belirtiyor.
Sivil toplum kuruluşları ve ada sakinleri, sanatoryumun tarihsel kimliği korunarak yeniden sağlık hizmeti verecek şekilde değerlendirilmesini istiyor.
Tartışmanın merkezinde ise şu soru yer alıyor: Cumhuriyet’in ilk sanatoryumlarından biri olan bu alan, tarihi sağlık işleviyle mi yaşayacak, yoksa Diyanet’e tahsis süreci yeniden mi ilerleyecek?
Odatv.com

