Kocaeli Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik’te 8 Kasım 2025’te çıkan yangında 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirmesinin ardından aileler ve işçi yakınları yarın Gebze Kent Meydanı’nda “adalet nöbeti” başlatıyor. Aileler, yangının bir kaza olmadığını belirterek, kaçak binaya ilişkin yıkım kararını uygulamayan ve denetimleri aksatan kamu görevlilerinin de yargılanmasını talep etti.
Yangında hayatını kaybedenler arasında çalışma izni bulunmayan Suriyeli göçmen işçilerin yanı sıra okul çağındaki çocuklar da yer almıştı. Ailelerin yaptığı açıklamada, binanın daha önce yıkım kararı bulunan kaçak bir yapı olduğu, buna rağmen kapatılmadığı ve işçilerin yangın güvenlik önlemleri alınmadan, sigortasız ve koruyucu ekipman verilmeden çalıştırıldığı vurgulandı.
3 sanık tahliye edildi, kamu görevlileri sanık sandalyesinde değil
Dava sürecinin devam ettiğini belirten aileler, ikinci duruşmada 3 sanığın tahliye edilmesine tepki gösterdi. Açıklamada, “Bu binanın kaçak olduğunu bilenler, yıkım kararını uygulamayanlar, denetim yapmayanlar, çocuk işçiliğini ve sigortasız çalışmayı görmezden gelenler de bu katliamın sorumluluk zincirinin parçasıdır” denildi. Kamu görevlilerinin henüz sanık sandalyesinde yer almadığına dikkat çekilerek, sorumluluğun yalnızca patronlarla sınırlandırılmasının “aklama girişimi” olduğu ifade edildi.
Davanın Kandıra’ya taşınmasına tepki
Ailelerin bir diğer itirazı ise davanın görüldüğü yer oldu. Davanın Kocaeli’nden Kandıra Cezaevi kampüsüne taşınmasını “kabul edilemez” bulan aileler, bu durumun kamuoyunun ve Dilovası halkının davayı takip etmesini zorlaştırdığını belirtti. Açıklamada, “Bu dava halktan, ailelerden ve işçilerden kaçırılamaz” denildi.
“Sermaye kana doymuyor, biz mücadeleden vazgeçmiyoruz”
Açıklamada, “Soma’dan Hendek’e, Gayrettepe’den Dilovası’na aynı ölüm düzeninin işçileri katletmesine karşı gerekirse etten duvar örerek bedenlerimizi siper edeceğiz” ifadelerine yer verildi. İş cinayetlerinin kader olmadığı vurgulanarak, “Sermaye kana doymuyor ama biz de mücadelemizden vazgeçmiyoruz. Bu nöbet, unutmayacağımızın, affetmeyeceğimizin ve hesap sormaktan vazgeçmeyeceğimizin sözüdür” denildi.
Ailelerin talepleri şöyle sıralandı:
Kamu görevlileri derhal dosyaya dahil edilmeli ve yargılanmalı.
Tahliye kararlarına karşı etkin itiraz süreçleri işletilmeli.
Binaya ilişkin yıkım kararı, belediye ve zabıta kayıtları, SGK ve Çalışma Bakanlığı denetimleri, itfaiye raporları, CİMER başvuruları, şirketler arasındaki ticari bağlar ve para transferleri eksiksiz incelenmeli.
Dava ailelerin ve kamuoyunun takip edebileceği bir yerde görülmeli.