Ana içeriğe geç

Merkez Bankası kararı için nefesler tutuldu: Faizler artacak mı azalacak mı?

Merkez Bankası kritik faiz kararını bugün açıklıyor. Peki Merkez kararını artıştan mı yoksa düşüşten yana mı kullanacak? Beklentiler sabit olması yönünde ancak son aylardaki gelişmeler sürpriz bir karar da gelebilir.

Merkez Bankası kararı için nefesler tutuldu: Faizler artacak mı azalacak mı?
Halk TV
16

Ekonomide uygulanan sıkı para politikası ve tırmanan enflasyon kıskacında, bankalar karlılıklarını korumak adına yeni bir hamleye girişti. Yeni haftaya TL mevduat faizlerini yükselterek başlayan bankacılık sektörü, ticari kredi faizlerinde ise hafif bir gevşemeye gitti.

Merkez Bankası'nın faiz kararı öncesinde mevduat faizleri yüzde 47’lere dayanmış durumda.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bugün haziran ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı için bir araya gelerek faiz kararını duyuracak.

Bu kritik toplantının hemen öncesinde bankacılık sektöründe Türk Lirası (TL) mevduat faiz oranları yeni haftaya 0,5 ile 1 puanlık artışlarla giriş yaptı.

Ekonomim'den Şebnem Turhan’ın analizine göre, sektör genelinde 100 bin liraya kadar olan tasarruf hesaplarında bileşik faiz oranları yüzde 41-42 bandına tırmanırken, bankaya ilk kez getirilen yeni mevduatlara uygulanan faiz oranları yüzde 47 seviyesine kadar ulaştı.

Buna mukabil, ticari kredi faizlerinde hafif bir geri çekilme yaşandı ve oranlar yüzde 50 sınırının altına indi. Bu durum bankaların net kar verilerine de doğrudan yansıdı; nisan döneminde TL mevduat faizleri 141 baz puan yükselirken, TL kredi getirilerinde 73 baz puanlık bir düşüş kaydedildi.

BEKLENTİLER FAİZİN PAS GEÇİLMESİ YÖNÜNDE

Merkez Bankası kararı için nefesler tutuldu: Faizler artacak mı azalacak mı? - Resim : 1

Merkez Bankası, 2026 senesinin dördüncü Para Politikası Kurulu kararını bugün netleştirecek. Yıla ocak ayında gerçekleştirdiği 100 baz puanlık faiz indirimiyle başlayan TCMB, senenin ilk iki ayında beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verilerinin ardından mart toplantısında değişikliğe gitmedi. Şubat ayının sonunda patlak veren savaşın ekonomik yansımalarını da hesaba katan banka, nisan ayında da politika faizini yüzde 37 düzeyinde sabit tuttu.

Savaş iklimiyle birlikte fonlama faizini yüzde 40 seviyesine yükselten Merkez Bankası, kredilere yönelik makroihtiyati tedbir paketlerini de sıkılaştırdı. Matriks Haber tarafından organize edilen anket çalışmasına iştirak eden ekonomistlerin ortak beklentisi, bugünkü toplantıdan da pas geçme kararı çıkacağı yönünde oldu. Haziran 2026 toplantısına dair öngörüde bulunan 33 ekonomistten 27'si haftalık repo faizinin mevcut seviyesinde sabit bırakılacağını tahmin etti. Geriye kalan 6 ekonomist ise politika faizinin 300 baz puanlık bir artışla yüzde 40,00 seviyesine çıkartılacağını ileri sürdü. Politika faizine yönelik medyan beklenti yüzde 37, ortalama tahmin ise yüzde 37,55 olarak hesaplandı. Anketteki en yüksek faiz beklentisi yüzde 40, en düşük beklenti ise yüzde 37,00 şeklinde kayıtlara geçti.

DEV BANKALARIN FAİZ TAHMİNİ

Anket sonuçlarına göre, borç alma ve borç verme faiz oranlarında da herhangi bir değişim yapılmayacağı öngörülüyor. Uluslararası finans kuruluşlarının tahminleri de bu doğrultuda şekilleniyor. Beklentilerini duyuran Morgan Stanley ve Goldman Sachs, Merkez Bankası'nın faiz oranını sabit tutacağı öngörüsünü paylaştı. Morgan Stanley tarafından yayımlanan bilgi notunda, iç talepte gözlenen zayıf büyüme ivmesinin Merkez Bankası’nın temkinli ve sabırlı hareket etmesini sağlayabileceği ifade edildi. Enerji emtia fiyatlarında yaşanan yukarı yönlü hareketlere ve oynaklığa rağmen, TCMB’nin ana politika faiz oranını yüzde 37’de sabit tutacağı ve sıkı duruş mesajını yineleyeceği tahmini ön plana çıktı.

Aynı raporda daha uzun vadeli projeksiyonlara da yer verilerek, manşet enflasyonun 2026 yılının dördüncü çeyreğinde düşüş trendine girmesiyle birlikte TCMB’nin kademeli gevşeme adımlarına yeniden başlayabileceği ve ana politika faizini 200 baz puan indirerek yüzde 35’e çekeceği tahmini yürütüldü.

Kurum, 2027 senesinden itibaren ise TCMB’nin yıl sonuna dek ana politika faiz oranını aşamalı olarak yüzde 27,50 seviyesine kadar düşüreceğini öngördü. Goldman Sachs ise Merkez Bankası’nın yeni bir faiz artırımına gitmek yerine, piyasadaki finansal koşulları daraltmak amacıyla kredi büyümesini sınırlayıcı düzenlemeleri ve idari engelleri devreye sokacağı tahmininde bulundu.

DÖVİZ VE ALTIN TALEBİ BANKALARI ZORLUYOR

Tüm bu küresel ve yerel beklentiler, bankacılık sektörünü 8 haftalık hesaplama periyodu henüz tamamlanmamış olmasına rağmen TL mevduat faizlerini yukarı çekmeye mecbur bıraktı. Yeni haftanın ilk günlerinde 0,5-1 puanlık mevduat faiz artışları devreye alınırken, sisteme yeni giren nakit paraya sunulan faiz oranları yüzde 47 sınırına dayandı.

Bankacılık sektöründeki kaynaklar, uygulanan sıkı ekonomi yönetiminin yanı sıra halkın döviz ve altına yönelen yoğun talebinin, bankaların TL mevduat oranlarını tutturma konusunda elini zorlaştırdığını aktardı.

Bu sebepten ötürü mevduat faizlerindeki yukarı yönlü tırmanışın bir dönem daha devam edebileceği vurgulandı. Diğer taraftan, ticari kredi musluklarına yönelik kısıtlamaların dozajı artırılmasına rağmen ticari kredi faizlerinde hafif bir gevşeme eğilimi gözleniyor. Sektör temsilcileri kredi talebinin halen güçlü seyrettiğini, bu durumun da bankaların net karlılık oranlarını baskılayan temel faktör olduğunu ifade ediyor.

NET KARLILIKTA AYLIK BAZDA SERT DÜŞÜŞ

Merkez Bankası kararı için nefesler tutuldu: Faizler artacak mı azalacak mı? - Resim : 2

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan aylık resmi veriler de sektörün yaşadığı marj sıkıntısını ortaya koyuyor. Nisan ayına ait BDDK verilerini analiz eden Yapı Kredi Yatırım, bankacılık sektörünün nisan ayında elde ettiği 75 milyar liralık net kâr tutarının, bir önceki aya göre yüzde 38'lik bir azalışa, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 57'lik bir artışa tekabül ettiğini raporladı.

Yapılan analize göre, aylık net karlılığın gerilemesindeki ana etkeni marjlardaki zayıflama oluşturdu. Net faiz marjının aylık bazda 53 baz puan düşmesi, net faiz gelirlerini aşağı yönlü tetikledi. Raporda, yaşanan bu bozulmanın temel gerekçeleri olarak 214 baz puan birden daralan TL kredi-mevduat makası ile 53 baz puan değer kaybeden TL menkul kıymet getirileri gösterildi.

TL mevduat faiz oranları nisan ayında 141 baz puanlık bir yükseliş kaydederken, TL kredi getirileri ise 73 baz puan geriledi. Yapı Kredi Yatırım analistleri, nisan ayı verilerinin banka karlılıklarının yüksek seyreden TL faiz maliyetleri sebebiyle yılın ikinci çeyreğinde zayıf bir performans sergileyeceğine işaret ettiğinin altını çizdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler