Ana içeriğe geç

Her şey mühürsüz oylarla başladı: Türk tipi başkanlık sistemi Türkiye'ye ne getirdi, ne götürdü?

Ortaya çıkış felsefesi hızlı karar alma vaadiyle başlayan yeni dönem; ekonomi, demokrasi, kurumlar ve siyaset üzerindeki etkileriyle tartışılmaya devam ediyor.

Her şey mühürsüz oylarla başladı: Türk tipi başkanlık sistemi Türkiye'ye ne getirdi, ne götürdü?
Yeniçağ
16

Türkiye, 2018 yılında tarihinin en önemli yönetim sistemi değişikliklerinden birini hayata geçirdi. Parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle birlikte başbakanlık makamı kaldırıldı, yürütme yetkisi doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamında toplandı. Sistemin savunucuları daha hızlı karar alan, istikrarlı ve güçlü bir devlet yapısı hedeflendiğini belirtirken, eleştiriler; güçler ayrılığı, Meclis'in denetim kapasitesi, Meclis'in işlevsizleştirilmesi ve kurumların bağımsızlığı konusundaki endişeler etrafında toplandı. Aradan geçen yıllarda Türk tipi başkanlık sistemi, Türkiye siyasetinin en büyük tartışma başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.

TÜRKİYE NASIL DEĞİŞTİ?

Türkiye'de yönetim sistemi değişikliği, 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan anayasa referandumu ile kabul edildi. Referandumla birlikte Anayasa'da yapılan değişiklikler, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri'nin ardından 9 Temmuz'da yürürlüğe girdi.

Her şey mühürsüz oylarla başladı: Türk tipi başkanlık sistemi Türkiye'ye ne getirdi, ne götürdü? - Resim : 1

MÜHÜRSÜZ OYLAR GEÇERLİ SAYILDI

Anayasa değişikliği ile ilgili referandum sonuçlarına dair en büyük tartışma, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) "mühürsüz oyların kabul edileceği" ile ilgili açıklaması etrafında yaşandı. Kafa kafaya giden referandumda YSK, sayımlar devam ederken "Mühürsüz oyların geçerli sayılabileceğine" karar verdi. YSK'nın bu kararıyla birlikte yaklaşık 2,5 milyon mühürsüz oy geçerli sayıldı.

Her şey mühürsüz oylarla başladı: Türk tipi başkanlık sistemi Türkiye'ye ne getirdi, ne götürdü? - Resim : 2

REFERANDUM SONUÇLARI

Referandumda %51,4 evet oyu kullanılırken %48,6 hayır oyu kullanıldı. 2,5 milyon mühürsüz oyun geçerli sayıldığı seçimlerde aradaki fark ise sadece 1 milyon 379 bin 934 oydu.

Yeni sistemle birlikte Türkiye'de yaklaşık 95 yıllık parlamenter sistem dönemi sona ererken, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı verilen yeni modele geçildi.

Yeni sistem ile birlikte Başbakanlık makamı kaldırıldı, Bakanlar Kurulu sistemi sona erdi, Cumhurbaşkanı hem devletin hem yürütmenin başı oldu. Eski sistemde Meclis'ten seçilen bakanlar, Meclis dışından atabilir hale geldi. Cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisi verildi.

SİSTEMİ SAVUNANLARA GÖRE: TÜRKİYE İÇİN YENİ BİR YÖNETİM MODELİ

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin savunucuları, eski parlamenter sistemin Türkiye'de siyasi istikrarsızlıklara yol açtığını savundu.

Özellikle geçmiş dönemlerde yaşanan; Koalisyon hükümetleri, hükümet krizleri, kısa süreli iktidarlar ve bürokratik yavaşlıklar yeni sistemin değiştirmek istediği temel sorunlar olarak gösterildi.

Sistemi destekleyenlere göre güçlü yürütme modeli sayesinde devlet yönetiminde daha hızlı hareket edilmesi mümkün hale gelecekti. Ancak geride kalan 8 yılda, sisteme yönelik eleştirel; demokrasi, haklar ve ekonomi yönetimi etrafında şekillendi. Özellikle Cumhurbaşkanı'nın kararnamelerle ülkeyi yönetme modeline dönüşen Türk tipi başkanlık sistemi, günümüzün hala en çok tartışılan başlıklarından birisi.

Eleştiren kesimler ise istikrarın yalnızca güçlü yürütmeyle değil, güçlü kurumlarla sağlanabileceğini savundu.

Türk tipi başkanlık sistemine yönelik en önemli eleştirilerden biri, yürütme gücünün tek elde toplanması oldu.

Her şey mühürsüz oylarla başladı: Türk tipi başkanlık sistemi Türkiye'ye ne getirdi, ne götürdü? - Resim : 3

TBMM'NİN ROLÜ

Başkanlık sistemiyle birlikte Meclis'in yetkileri konusunda da önemli tartışmalar yaşandı.

Gensoru mekanizmasının kaldırılması, bakanların siyasi sorumluluğunun değişmesi,
Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin kapsamı, Meclis denetiminin etkinliği gibi konular, siyasetin en çok tartıştığı başlıklar arasında yerini aldı.

Sistemi destekleyenler ise Meclis'in bütçe yapma, kanun çıkarma ve soru önergesi verme yetkilerinin devam ettiğini belirterek yasama organının işlevini sürdürdüğünü savundu.

Her şey mühürsüz oylarla başladı: Türk tipi başkanlık sistemi Türkiye'ye ne getirdi, ne götürdü? - Resim : 4

EKONOMİDE YENİ SİSTEMİN BİLANÇOSU

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin en fazla tartışıldığı alanlardan biri ekonomi oldu.

Sistemin destekçileri, güçlü yürütmenin ekonomik kararların daha hızlı alınmasını sağladığını savundu.

Ancak 2018 sonrası dönemde Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler yeni sistemle ilgili tartışmaları artırdı.

Türk Lirası'nda değer kayıpları yaşandı. Enflasyonun baş edilemez seviyelere yükselmesi ve kurumların bağımsızlığının tahrip olmasıyla birlikte uygulanan Merkez Bankası'nın uyguladığı faiz politikaları günümüz ekonomik koşullarının temelini oluşturdu.

DIŞ POLİTİKADA BAŞKANLIK ETKİSİ

Yeni sistemin dış politikaya etkisi de uzunca süredir tartışma konusu. Sistemi savunanlar dış politikadı hızlı aksiyon alınabilmesini ön plana çıkarırken, dış politikanın lider merkezli bir sisteme dönüşmesi kurumsal diplomasi mekanizmalarının ikinci plana düşmesine sebep oldu.

Destekleyenlere göre:

Yeni sistemle birlikte devlet teşkilatında da önemli değişimler yaşandı. Cumhurbaşkanlığı bünyesinde politika kurulları, Başkanlık ofisleri ve yeni koordinasyon mekanizmaları oluşturuldu. Sistemi savunanlar bunun devlet yönetiminde koordinasyonu artırdığını ifade etti.

Eleştirenler ise bürokraside karar alma süreçlerinin aşırı şekilde merkezileştiğini ve kurumsal yapının zayıfladığını ileri sürdü.

TÜRKİYE SİYASETİNDE NE DEĞİŞTİ?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yalnızca devlet yönetimini değil, siyasi partilerin işleyişini de etkiledi.

Yeni dönemde Cumhurbaşkanlığı seçimleri siyasetin merkezine yerleşti. Seçim ittifakları önem kazandı ve partilerin lider merkezli politikalarının siyasi ağırlığı arttı. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türkiye siyasetinin ana belirleyici unsuru haline geldi.

7 YILIN ARDINDAN ORTAYA ÇIKAN TABLO

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Türk tipi başkanlık sisteminin uygulanmaya başlanmasının 8. yıl dönümünde yaptığı açıklamada sistemin demokratik güvence sağladığını savundu. Ancak süreç boyunca gelen eleştiriler ve uygulamalar, Uçum'un söylediklerinin aksini gösteriyordu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin Türkiye'ye getirdiği ve tartışma yaratan başlıklar şöyle özetlenebilir:

Savunanlara göre neler getirdi?

  • Daha hızlı karar alma
  • Koalisyon riskinin ortadan kalkması
  • Merkezi koordinasyon
  • Güçlü yürütme yapısı
  • Kriz dönemlerinde hızlı müdahale imkanı

Eleştirenlere göre neler götürdü?

  • Güçler ayrılığı ortadan kalktı, güç tek bir merkezde toplandı
  • Meclis denetimi zayıfladı ve işlevini yitirdi
  • Kurumsal bağımsızlık kalmadı
  • Ekonomik yönetimde güven sorunu doğdu
  • Bürokratik merkezileşme kurumların yozlaşmasına neden oldu

TARTIŞMA SİSTEMDEN ÇOK DENGE MEKANİZMASINDA DÜĞÜMLENİYOR

Türkiye'nin Türk tipi baikanlık modeliyle ilgili tartışmaları aradan geçen zamana rağmen devam ediyor.

Bir kesim, güçlü yürütmenin Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu hız ve istikrarı sağladığını savunurken; diğer kesim, demokratik sistemlerde güçlü yönetimin ancak güçlü denetim mekanizmalarıyla anlam kazanacağını ifade ediyor. Ancak sistemin bugüne kadar ortaya çıkardığı en temel sorun güçlü bir yürütme ile güçlü bir demokrasinin inşa edilememiş olması.

Her şey mühürsüz oylarla başladı: Türk tipi başkanlık sistemi Türkiye'ye ne getirdi, ne götürdü? - Resim : 6

Öte yandan şunu da hatırlatmak gerekir; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçiş aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden adaylığının da dayanağını oluşturdu. 2017'de yapılan Anayasa değişikliği sistemsel olarak bir milat olarak ele alındı. Erdoğan'ın normal koşullarda yeniden Cumhurbaşkanı adayı olması mümkün değildi. Ancak Anayasa'nın değişmesi, 2023 seçimlerinde Erdoğan'ın "son kez" aday olmasının dayanağı oldu. Bugünlerde ise aynı tartışmalar devam ediyor. Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan, artık mevcut anayasa ile de Cumhurbaşkanı adayı olamıyor. Bu sebeple iktidarın önündeki en önemli konu başlıklarından biri de yeniden bir Anayasa değişikliği olarak masada duruyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler