Türkiye, yüksek güneş potansiyeliyle balkon tipi paneller için ideal ancak mevcut yasal engeller kısıtlayıcı. Eski sayaçların üretilen enerjiyi tüketim sayması ve mülkiyet kanunları, acil mevzuat değişikliği gerektiriyor.
Avrupa’da, özellikle Almanya’da enerji krizi sonrası popülerleşen “tak-çalıştır” balkon tipi güneş panelleri devasa bir tasarruf aracına dönüştü.
İnternetten sipariş edilip ustaya gerek kalmadan balkon demirine asılan ve doğrudan prize takılan bu portatif sistemler, sağlanan yasal esneklik sayesinde hane bütçelerini ciddi anlamda rahatlatıyor.
Güneşlenme süresi ve “balkon kültürüyle” Türkiye, bu pratik model için Almanya’dan çok daha yüksek bir potansiyel taşıyor. Ancak bu kârlı sistemin Türkiye’de hemen kullanılabilmesi için acil mevzuat değişikliği şart. ,
Mevcut yönetmelikte prizden çalışan mikro sistemlere esneklik tanınmıyor; aksine eski tip sayaçlar, şebekeye verilen bedava enerjiyi “tüketim” olarak algılayıp faturayı artırabiliyor. Bu tasarruf potansiyelinin hayata geçmesi için, tıpkı Almanya’daki gibi düşük vatlı sistemlerde bürokrasinin sıfırlanması ve Kat Mülkiyeti Kanunu’ndaki dış cephe kurallarının esnetilmesi gerekiyor.