Gökhun Göçmen- Tahran
ABD ve İsrail'in saldırıları sonucu 28 Şubat'ta hayatını kaybeden İran'ın dini ve siyasi lideri Ayetullah Ali Hamaney, kızı, damadı ve torununun cenaze töreni 4,5 ay sonra başkent Tahran'da bir dizi etkinlik ile gövde gösterisine dönüştü.
3 Temmuz'da Musalla Camisinde düzenlenen devlet törenine 30'un üzerinde ülkeden 100'den fazla siyasi parti ve hareket katıldı. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) İran'ı uluslararası sistemde yalnızlaştırma çabasına yanıt olarak okunan törenlere başta Türkiye, Çin, Rusya ve Pakistan olmak üzere çok sayıda ülke katılım gösterdi. ABD'nin diplomatik baskısı ve İsrail'in saldırı tehditlerine rağmen Suudi Arabistan gibi ülkelerin de heyet gönderdiği törende ayrıca Orta Asya ve Kafkasya'dan da geniş temsiliyet dikkat çekti.
4 Temmuz'da başlayan, 5 Temmuz'da cenaze namazı ile devam eden ve nihayetinde 6 Temmuz'da Hamaney ve ailesinin naaşının Kum kentine nakledildiği veda yürüyüşü ile Tahran'daki süreç verdiği mesajlar ile öne çıktı.
Halkın öfkesi termometreden yüksek
CGTN Türk'ün sahada izlediği merasimler dünyanın en kalabalık cenaze törenleri arasına adını yazdırırken, alanlarda sadece matem değil dayanışma ve ABD ile tavizsiz mücadele vurgulandı.
Başkent Tahran'da ana caddeler üzerinde kurulan standlarda mersiyeler okunurken, yurttaşların 24 saat boyunca meşrubat ve yiyecek dağıttığı görüldü. Hissedilen hava sıcaklığının 40 derecenin üzerinde olduğu Temmuz'un ilk haftasında yollara sanayi tipi havalandırmalar kuruldu, itfaiye ekipleri yangın araçları, halk ise balkonlarına uzattıkları hortumlarla tören katılımcılarını serinletmeye çalıştı.
Gündüzleri Musalla Camisi'nin iç kısmında ve camiye uzanan ana caddeler üzerinde, geceleri ise şehrin birçok caddesinin yanı sıra başta Hamaney'in evinin bulunduğu yerleşkenin sokağında toplanan halkın gündeminde ABD-İsrail saldırganlığı ile mücadele vardı. "Kahrolsun Amerika, Kahrolsun İsrail" ve "İntikam" sloganlarının yankılandığı Tahran'da pankartlarda ise ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail lideri Binyamin Netanyahu doğrudan hedef alındı.
Tahran halkı: ABD ve İsrail bize kategorik olarak karşı
Farsçanın yanı sıra İngilizce hazırlanan pankartlarda Washington yönetimini "Epstein çetesi" olarak tanımlayan İranlılar, müzakerelere şüpheyle yaklaştıklarını saklamadı. ABD, İsrail ve İran'ın birbirlerinin varlıklarına kategorik olarak karşı çıktığını, dolayısıyla müzakerelerin ancak bir aldatmaca olacağını savunan İranlılar Washington yönetiminin daha önce müzakere süreçlerini saldırılarla boşa çıkardığını anımsatıyor.
ABD ile devam eden müzakereleri yeni bir mücadelenin ara durağı olarak görenler müzakere heyetinin de taviz vermemesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Bu bağlamda özellikle nükleer dosyası ve Lübnan Hizbullah'ının geleceğine dönük önemli bir hassasiyet içinde oldukları görülüyor.
"Hamaney'in sıkılı yumruğu"
Törenlere katılmak için Tebriz kentinden gelen bir gösterici CGTN Türk'e verdiği demeçte " Amerika ile müzakere etmek, taviz vermek yılanı evin içine davet etmek gibidir. Küçük bir delik gördüğü an içeri girer ve herkesi sokar." diye konuştu.
Tahran'daki Musalla Camisi'nde gönderen çekilen ve intikamı simgeleyen kırmızı bayrak, televizyon yayınları ve kentin dört bir yayına asılan pankartların da benzer mesajları verdiği görülüyor.
Uluslararası İmam Humeyni Havalimanı'ndan şehrin merkezine kadar üzerinde Hamaney'in sıkılı yumruğunun olduğu İngilizce "Ayağa kalk" posterleri yer alırken, sokakta kurulan stanlarda yapılan konuşmalarda "kıyam" vurgusunun altı çiziliyor.
İran'ın kendi denetimi dışında Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere müdahale ederek 14 maddelik mutabakat zaptına uyulmasını talep etmesine ABD'nin 8 Temmuz'da Bender Abbas dahil olmak üzere çok sayıda noktayı vurarak karşılık verdi. İran Devrim Muhafızları ise Bahreyn ve Kuveyt'teki 85 ABD askeri tesisini "ABD'nin ateşkes ihlaline karşılık" hedef aldıklarını açıkladı.
İran'ın siyasi ve dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in Tahran'daki cenaze merasimi ve sonrasında yaşanan gelişmeler sokaktaki tavizsiz mücadele eğilimimin devam edeceğini gösteriyor.