Ana içeriğe geç

Prof. Dr. Üstün Dökmen'den YKS öncesi kritik uyarı: "Çocuğunuz sizin yara bandınız değildir"

Psikoloji ve iletişim uzmanı Prof. Dr. Üstün Dökmen, yaklaşan sınavlar öncesi ailelere ve öğrencilere ezber bozan uyarılarda bulundu. Çocukların ebeveynlerin geçmişteki ukdelerini giderecek birer "proje" veya "yara bandı" olmadığını vurgulayan Dökmen, sınava sayılı günler kala söylenen "iyi şanslar" sözünün ve sınav merkezine "milli takım" gibi kalabalık gitmenin öğrencinin kaygısını daha da artırdığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Üstün Dökmen'den YKS öncesi kritik uyarı: "Çocuğunuz sizin yara bandınız değildir"
CGTN Türk
16

Akşam Raporu programında Özgür Özbakır ve Kaan Yiğit'in konuğu olan psikoloji ve iletişim uzmanı Prof. Dr. Üstün Dökmen, yaklaşan sınavlar öncesinde ailelere ve öğrencilere altın değerinde tavsiyelerde bulundu. Çocukları erken yaşta bir yarışa sokan ebeveyn tutumlarını ve günümüzün popüler kavramı "proje çocuk" meselesini değerlendiren Dökmen, çarpıcı örneklerle ailelerin yaptığı yanlışlara dikkat çekti.

İşte Üstün Dökmen'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Sınava günler kala yapılan büyük hata: "İyi şanslar" demek!

Sınava az bir zaman kala ailelerin ve çevrenin tutumunun hayati önem taşıdığını vurgulayan Dökmen, son 3-4 gün kala çocukların iyi niyetli akraba ve komşulardan uzak tutulması gerektiğini belirtti. Akrabaların söylediği "Koçum benim yaparsın, iyi şanslar" gibi sözlerin çocukta sihirli bir başarı yaratmadığını, aksine sınav kaygısını artırdığını ifade etti.

Sınav günü için de aileleri uyaran uzman isim, çocuğun sınav yerine tüm sülale (anne, baba, büyükanne, dede, hala vb.) ile adeta "milli takım gibi" götürülmemesini, bu durumun gencin stresini yükselttiğini söyledi. Dökmen, ailelerin sınavdan önce çocuklara hiçbir şey söylememesi gerektiğini, çocuğun zaten ne yapması gerektiğini bildiğini vurguladı.

"Çocuklar sizin yara bandınız değildir"

Ebeveynlerin çocuklarını "proje çocuk" olarak yetiştirmesine karşı çıkan Dökmen, çocukların kendilerine özgü, münferit varlıklar olduğunun altını çizdi. Kendi geçmişinde tıp okuyamadığı için 6 yaşındaki kızına anatomik heykeller alarak onu doktor olmaya yönlendiren bir iş kadını örneğini veren Dökmen, bu duruma şu sözlerle tepki gösterdiğini anlattı: "Çocuklarımız yara bandı değildir. Çocuğunuzu tıbba yönlendirerek içinizdeki yarayı gideremezsiniz". Kendi yaralarını sarmak isteyen ailelere ise bir hastane odası tefriş etmelerini veya tıp öğrencilerine kitap hediye etmelerini tavsiye etti.

Ayrıca meslek seçiminde çocuklara baskı yapılmaması gerektiğini, her çocuğun kendi özgür yaşamı olduğunu belirten Dökmen, psikolog anne-baba olmalarına rağmen kendi kızlarının sanata yöneldiğini paylaştı.

Çocuğun "sınava girmek istemiyorum" deme özgürlüğü olmalı

Çocukların istemedikleri bir sınava girmeme hakkı olması gerektiğini savunan Üstün Dökmen, kendi kızının ortaokul giriş sınavları döneminde yaşadıkları bir anıyı aktardı. Sınav stresi ve heyecanının çocuklarda bağırsak ve mide bozulmalarından kabuslara kadar fiziksel ve psikolojik yıkımlara yol açtığını gören Dökmen, kızına "Sınav sabahı bile 'gitmiyorum' deme hakkın var" diyerek ona bu özgürlüğü tanıdığını belirtti. Bu rahatlığın, çocuğun sınava hiçbir fiziksel ve ruhsal zarar görmeden, son derece stressiz bir şekilde girmesini sağladığını ifade etti.

Üniversite adaylarına tavsiye: Sonuca değil, çalışmaya odaklanın

Öğrencilerin masaya oturduklarında "Ya yapamazsam?" korkusuna kapılmamaları gerektiğini belirten Dökmen, peşin peşin bayram etmenin de peşin peşin yas tutmanın da anlamsız olduğunu vurguladı. Gençlere en büyük tavsiyesinin, ileride ne olacağını düşünmek yerine o anki derse ve çalışmaya odaklanmaları olduğunu söyledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler