Ana içeriğe geç

Köleliğin karanlık yüzünü yazdı... Nigar'ın sesi: Düztaban

Bir Osmanlı Fantezisi üçlemesinin ikinci kitabı ‘Düztaban'ı kaleme alan araştırmacı yazar Mustafa Akıllı, romanda düztaban olduğu için uğursuz sayılan köle kız Nigâr'ın hikayesini anlattığını belirterek, “Esir Hane belgelerini okurken sanki Nigâr'ın sesini duydum” dedi.

Köleliğin karanlık yüzünü yazdı... Nigar'ın sesi: Düztaban
Akşam
16

Geçtiğimiz yıl yayımlanan Maymunkeş ile Osmanlı tarihini fantastik kurgu üzerinden yeniden yorumlayan araştırmacı yazar Mustafa Akıllı, Bir Osmanlı Fantezisi üçlemesinin ikinci kitabı Düztaban ile bu kez okuru Osmanlı'daki kölelik sistemiyle yüzleştiriyor. Telos Yayınları etiketiyle yayımlanan romanda, 16. yüzyıl İstanbul'undaki Esir Hane'de yaşananlar, düztaban olduğu için uğursuz sayılan köle kız Nigâr'ın gözünden anlatılıyor. Esircilerden tellallara, devlet görevlilerinden gizli ilişkilere uzanan karanlık düzeni gözler önüne seren roman; çocuk işçiliği, kadın sömürüsü, insan ticareti ve sistematik şiddet gibi evrensel sorunlara da bugünden bakan metaforik bir anlatı sunuyor. AKŞAM'a konuşan Akıllı, romanın çıkış noktasının yıllar süren arşiv araştırmaları olduğunu belirterek "Maymunkeş için araştırma yaparken Kapalıçarşı'nın yanındaki Esir Hane'ye ait belgelere ulaştım. O belgeleri okurken sanki Nigâr'ın sesini duydum. Sessiz kalan insanların hikâyesini anlatmak istedim" dedi.

ESİR HANE'NİN TANIKLIĞI

Akıllı "Osmanlı'da düztabanlık köle ticaretinde lanet olarak görülüyordu. Nigâr bu yüzden dışlanıyor ancak tam da bu nedenle Esir Hane'nin içinde olup biten her şeye tanıklık ediyor. Böylece okur, kölelik düzenini onun gözünden görüyor" ifadelerini kullandı. Romanın yalnızca geçmişi anlatmadığını vurgulayan Akıllı "Kölelik bitmedi, sadece biçim değiştirdi. Bugünün insanı sistemin ve cehaletin kölesi. Bilgiye ulaşma imkânımız hiç olmadığı kadar fazla ama doğru bilgiyi seçme ve onu geleceğin inşasında kullanma konusunda yeterince mücadele etmiyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Yıllar boyunca televizyon, reklam ve sinema sektöründe yapımcı olarak görev yapan Akıllı, tarih ile fantastik kurguyu bilinçli olarak bir araya getirdiğini belirtti.

'GENÇLERE ULŞAMAK İSTİYORUM'

Akıllı şunları şöyledi; "Belgeleri olduğu gibi anlatsam ortaya belgesel tadında bir eser çıkardı. Ben özellikle Z kuşağına ulaşmak istiyorum. Fantastik kurgu sayesinde tarihsel travmaları ve toplumsal hafızayı genç okurlara daha etkili şekilde aktarabiliyorum." Akıllı, Bir Osmanlı Fantezisi üçlemesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı istediklerini belirterek eserlerin diziye uyarlanmasını hedeflediğini de sözlerine ekledi.

ÜÇLEMEYİ DELİBAŞ TAMAMLAYACAK

Maymunkeş ve Düztaban'ın aynı anlatı evreninin parçaları olduğunu belirten Akıllı, üçlemenin "Delibaş" adını taşıyacak son kitabında Osmanlı'daki devşirme sistemi ve Yeniçeri Ocağı üzerinden bir kimlik çatışmasını ele alacağını açıkladı. Üç kitabın da toplumsal hafıza ve tarihsel travmalar etrafında birbirine bağlı olduğunu söyleyen Akıllı "Amacım tarihi kötülemek değil, geçmişte yapılan yanlışlarla yüzleşerek benzer hataların tekrar edilmesini önlemek. Tarih, onu bilmeyenler için tekerrür eder" dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler