Ana içeriğe geç

Dil nasıl savaşın bir unsuru haline geldi"

Mehmet Yalçın Yılmaz'ın ‘Cephedeki Dil/ Ukrayna'da Kimlik, Egemenlik ve Güvenlik' eseri, Ukrayna örneğinden hareketle savaş, devlet, kimlik ve egemenlik ilişkilerini yeniden düşünmek isteyenler için kıymetli bir okuma sunuyor.

Dil nasıl savaşın bir unsuru haline geldi"
Akşam
16

Rusya-Ukrayna Savaşı tartışılmaya devam ediyor. Başlangıçta kısa bir sürede sonuçlanacağı düşünülen savaş, beşinci yılına girdi. Nitekim savaş, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nin de öne çıkan maddelerden biriydi. Avrupa'nın güvenliği, Rus yayılmacılığı, güvenlik harcamalarının nasıl karşılanacağı gibi hususlar en çok öne çıkan başlıklar arasındaydı. Şüphesiz savaş denildiğinde akla ilk gelen unsurlar asker sayısı, mühimmat ikmali, askerî teknolojiler, uzun menzilli füzeler ve dronelar... Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı'nın daha derinde işleyen ve uzun vadeli sonuçlar doğuran başka bir cephesi daha var: Dil.

YENİ BİR CEPHE OLUŞTU

Rusya'nın, Ukrayna topraklarındaki iddialarını bölgedeki Rusça konuşan nüfus üzerinden meşrulaştırmaya çalışması Ukrayna'yı kendi diline sahip çıkmaya itti. Dil, bu savaşta siyasetin ve çatışmanın araçlarından biri hâline geldi. 'Cephedeki Dil: Ukrayna'da Kimlik, Egemenlik ve Güvenlik' işte tam bu konuları merkezine alarak savaşın çoğu zaman göz ardı edilen bu 'dil' boyutunu ustalıkla inceliyor. İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi Başkanı ve Öğretim Üyesi Mehmet Yalçın Yılmaz, Ukrayna'daki dil politikalarını tarihsel arka planından bugüne uzanan bir çizgide tartışıyor.

ÇOK KÜLTÜRLÜ TOPLUMSAL YAPI

Dokuz bölümden oluşan kitap, önce Ukrayna'nın çok dilli ve çok kültürlü toplumsal yapısına bakıyor; bağımsızlık öncesinde dil ile kimlik arasındaki ilişkinin nasıl şekillendiğini ortaya koyuyor. Ardından 1989 Dil Yasası ve 1996 Anayasası gibi temel düzenlemeler üzerinden Ukraynacanın devlet dili olarak kurumsallaşma sürecini ele alıyor.

Kitap, Ukrayna'nın 1990'ların ortalarından itibaren hız kazanan Avrupalılaşma sürecinde dil politikasının nasıl bir yer tuttuğunu da inceliyor. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği çerçevesindeki yükümlülükler, izleme mekanizmaları ve Venedik Komisyonu değerlendirmeleri üzerinden, Ukrayna'daki dil tartışmalarının yalnızca iç siyasetle değil, Avrupa normlarına uyum süreciyle de yakından bağlantılı olduğunu gösteriyor.

ULUS İNŞASI

2014 sonrasında ise tablo daha kritik biçim alıyor: Euromaidan, iktidar değişimi, Kırım'ın ilhakı ve Donbas çatışmalarıyla birlikte dil giderek güvenlik, egemenlik ve ulusal bütünlük tartışmalarının merkezine yerleşiyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde Ukraynaca dil edinimi, ulus inşası, vatandaşlık kimliği, kültür merkezlerinin rolü ve savaş döneminde dilin nasıl güvenlikleştirildiği gibi başlıklar ele alınıyor. Son bölüm ise Ukrayna'daki dil politikalarına odaklanıyor.

TOPLUMU BİR ARADA TUTAN ORTAK ANLATILAR

Paradigma'nın yayın çizgisinde dil meselesi her zaman özel bir yer tuttu. Yayınevi kültürden düşünceye, iletişimden toplumsal hayata uzanan geniş bir alanda dilin kurucu rolünü ele alan pek çok kitabı okurla buluşturdu. Cephedeki Dil de bu çizgiye, bugünün en yakıcı meselelerinden biri üzerinden güncel bir katkı sağlıyor. Mehmet Yalçın Yılmaz'ın bu çalışması, Ukrayna örneğinden hareketle savaş, devlet, kimlik ve egemenlik arasındaki ilişkileri yeniden düşünmek isteyen okurlar için kıymetli bir okuma sunuyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler