Prof. Dr. Osman Bektaş İstanbul depremi açıklaması: 7 büyüklüğünde enerji nerede birikti | SON DAKİKA DEPREM HABERLERİ
İstanbul depremi, Marmara Fayı, Kumburgaz Segmenti ve Adalar Segmenti tartışmaları sürerken Prof. Dr. Osman Bektaş dikkat çeken yeni bir değerlendirme paylaştı. Bektaş, olası büyük İstanbul depremi için sıkça dile getirilen M7 ve üzeri senaryolarına işaret ederek, asıl sorunun fayın kilitlenme alanının büyüklüğü ve derinliği olduğunu vurguladı. Uzman isme göre, büyük bir depremin oluşabilmesi için gerekli enerjinin nerede ve ne kadar biriktiği sorusu hâlâ net yanıt bekliyor.
Gzt
16
İstanbul'da beklenen Marmara depremiyle ilgili bilimsel tartışmalar devam ederken Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda deprem senaryolarına ilişkin önemli bir noktaya dikkat çekti. Bektaş, kamuoyunda sık sık dile getirilen 7 ve üzeri büyüklükte deprem beklentilerinin, fayın gerçek kilitlenme özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Büyük İstanbul depremi ile ilgili yeni tahminProf. Dr. Osman Bektaş'ın paylaştığı görselde, Marmara Denizi içerisindeki Kumburgaz-Avcılar Segmenti ile Adalar Segmenti öne çıkarıldı. Bektaş'a göre büyük bir İstanbul depreminin meydana gelebilmesi için yalnızca yüzeyde görülen fay uzunluğu yeterli değil.“M7’den büyük deprem için enerji nerede birikiyor?”Uzman isim, M7'den büyük bir deprem oluşturabilecek enerjinin sığ ve dar bir kilitli fay düzleminde birikmesinin mümkün olmadığını belirterek şu soruyu gündeme taşıdı: "M7+ depremini besleyecek büyüklükteki kilitli alan nerede?"Bu soru, Marmara'da beklenen büyük deprem tartışmalarının merkezine yerleşmiş durumda.İstanbul depreminde 'kilitli fay' uyarısıDeprem biliminde "kilitli fay" olarak tanımlanan bölgeler, tektonik hareketlere rağmen uzun süre hareket etmeyen ve bu nedenle gerilim biriktiren alanlar olarak kabul ediliyor. Biriken enerji belirli bir seviyeye ulaştığında ise deprem meydana geliyor.Kilitli alanın büyüklüğü neden önemli?Bektaş'ın paylaştığı görselde iki farklı senaryo karşılaştırılıyor. İlk senaryoda kilitlenmenin 10-15 kilometre derinlikte, dar ve sınırlı bir alanda gerçekleştiği belirtiliyor. Bu durumda birikecek enerjinin de sınırlı olacağı ve M7'nin üzerindeki depremler için yeterli olmayabileceği ifade ediliyor.İkinci senaryoda ise kilitli alanın 20-30 kilometreye ulaşan daha derin ve geniş bir bölgede bulunduğu varsayılıyor. Böyle bir durumda çok daha fazla gerilim birikebileceği ve bunun büyük depremleri besleyebilecek potansiyele sahip olabileceği değerlendiriliyor.Tartışmanın odağında iki kritik segment varMarmara Denizi içerisindeki Kumburgaz Segmenti ve Adalar Segmenti uzun yıllardır deprem araştırmalarının merkezinde yer alıyor. Bilim insanları bu bölgelerdeki gerilim birikimini GPS ölçümleri, deniz tabanı gözlemleri, sismik veriler ve farklı modellemeler üzerinden incelemeyi sürdürüyor.Ancak söz konusu segmentlerin ne kadarının kilitli olduğu, kilitlenmenin hangi derinliğe kadar uzandığı ve bu yapının sürekliliği konusunda farklı görüşler bulunuyor.Osman Bektaş'ın son paylaşımı da tam olarak bu noktaya işaret ediyor. Bektaş, büyük İstanbul depremiyle ilgili senaryoların yalnızca fayın yüzeydeki görünümüne göre değil, derindeki kilitlenme alanlarının boyutu ve özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.İstanbul depremi tartışmalarında yeni soruBektaş'ın değerlendirmesine göre Marmara'da asıl cevaplanması gereken konu, "deprem olacak mı?" sorusundan çok, olası büyük bir depremi besleyebilecek ölçekte bir kilitlenme alanının gerçekten bulunup bulunmadığı.Bu nedenle Kumburgaz-Avcılar ve Adalar segmentlerinde gerilimin hangi derinliklerde biriktiği, söz konusu kilitli alanların büyüklüğü ve sürekliliği önümüzdeki dönemde de bilim dünyasının en önemli araştırma başlıklarından biri olmaya devam edecek.
Kaynağa Git