ADEM YILMAZ İSTANBUL
AK Parti’nin 25 yıllık hizmet belediyeciliği dönemi kapatan ve israf belediyeciliği dönemini açan CHP’li Mansur Yavaş yönetimindeki Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde bu kez asfalt vurgunu patlak verdi. 2022 yılında ABB Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Etimesgut Bölge Şefliğinin arkasında bulunan boş alana her gün hava karardıktan sonra tonlarca asfalt dökerek üzerini toprakla kapattığını deşifre ettiğimiz Yavaş yönetiminin, şimdi de Başkentin yollarına 3,5 cm asfalt döküp belediyeye 25 cm’lik maliyet çıkaran, birkaç hafta içerisinde çöken yollarla can güvenliğini tehlikeye atan yandaş firmalara eksiksiz ödeme yaparak devleti milyonlarca lira zarara uğrattığı öne sürüldü.
NİMETİN BÜYÜĞÜ ASFALTTA
ABB’ye bağlı Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü İşletmeler 3. Bölge Dairesi Başkanlığınca 4 Şubat 2026’da gerçekleşen “Asfalt Kaplama İşi” ihalesi, en uygun teklifi veren MAKİMSAN AŞ + DİKYOL YAPI AŞ ortaklığı yerinde 29 milyon fazla tutarla PROYAP İnşaat AŞ + İNTERKOM Mühendislik AŞ konsorsiyumuna paslanırken, Başkenttin yollarına standartların çok altında asfalt döşendiği ortaya çıktı. İhaleyi 888 milyon 666 bin 315 TL bedelle PROYAP İnşaat AŞ + İNTERKOM Mühendislik AŞ aldığı halde ABB’nin asfalt işlerini MAKİMSAN AŞ’nin yaptığını iddia eden kaynaklarımız, Ankara’nın ana arterlerinde milyonlarca liralık bütçelerle gerçekleştirilen altyapı ve asfalt imalatlarının büyük bölümünün teknik şartnamelere aykırı yapıldığını kaydettiler. Saha incelemelerinde asfalt kalınlıklarının projelerde belirtilen 17 cm’lik değerleri karşılamadığı, serim öncesi ve sonrası gerekli kalite kontrol testlerinin yapılmadığı, 3,5 santim olarak dökülen asfaltların kısa süre içerisinde deformasyona uğradığı öğrenildi.
MİLYONLAR ERİYİP GİTMİŞ
Kağıt üzerinde her şeyi kuralına uygun gösteren şebekenin, asfaltın birleşim noktalarında bitüm şerbeti dahi kullanmadığı, alt temel malzemesinin kriterleri karşılamadığı, 3,5 cm asfalt atıp 25 cm maliyeti çıkarıldığı ve birkaç hafta içinde çöken yollara rağmen yüklenici firmalara eksiksiz ödeme yapılarak kamunun milyarlarca lira zarara uğratıldığı belirtildi. Özellikle General Tevfik Sağlam Caddesi’nde gerçekleştirilen 150 milyon TL’lik altyapı ve asfalt çalışmasının teknik olarak başarısız olduğu öne sürülürken, çalışma sonrası kaldırım kotlarının bozulduğu, yağmur suyu drenaj sisteminin işlevsiz hale geldiği, geçmişte yaşanan sel problemlerinin giderilemediği ve bu durumun doğrudan Ankaralıların can ve mal güvenliği riski oluşturduğu ifade edildi. Yeni Etlik Caddesi’nde de asfaltın yalnızca ince bir kaplamadan ibaret olduğu anlaşılırken, yaklaşık 50 milyon TL’lik altyapı harcamasının teknik açıdan başarısız olduğu aktarıldı. Bağlum, Pursaklar ve Yenikent bölgelerinde kaydedilen görüntülerde asfaltın kısa sürede parçalandığı, aşındığı ve serim kalınlığının ödenen metrajlardan ciddi şekilde düşük olduğu aktarıldı.
HER YOL YOLSUZLUĞA ÇIKMIŞ
Basın Caddesi’nde gerçekleştirilen büyük çaplı menfez çalışması sonrasında yapılan asfalt uygulamalarında ise eğimlerin yanlış verildiği, kaldırım kenarlarının standart dışı bırakıldığı ve yağmur suyunun ızgaralara yönlenmediği saptandı. Çalışma sonrası oluşan su baskınları teknik hataların açık göstergesi olarak kabul edilirken, yüklenici firmalara tam ödeme yapılması ise kabul edilemez bir durum olarak değerlendirildi. Selçuklu Caddesi’nde dev borularla sürdürülen altyapı çalışmaları sonrası yapılan asfalt uygulamalarının da teknik standartları karşılamadığı saha gözlemleriyle tespit edildi.
ALTYAPIDAN MİLYARLIK VURGUN
Ankara’nın ana arterlerinde yürütülen asfalt ve altyapı çalışmaları, teknik birer hizmet olmaktan çıkıp; kamu kaynaklarının sistemli bir şekilde talan edildiği devasa bir şebeke operasyonuna dönüşmesi pes dedirtti. Milyonlarca liralık bütçeler, şartnamelere aykırı imalatlar ve hayali metrajlar üzerinden belirli bir grubun cebine mi aktarılıyor sorusu gündeme geldi. Usulsüzlüklerin mühendislik hatası mı yoksa malzemeden çalarak yapılan sistemli bir hırsızlık mı olduğu iddiaları gündeme geldi. Bu devasa kamu zararının ve teknik vurgunun bir numaralı sorumlusu, süreci yöneten İşletmeler 3. Bölge Daire Başkanı Erkan Sarı ve ekibinin olduğu öne sürüldü. Usulsüz hakediş onayları, yapılmayan teknik denetimler ve firmalarla kurulan karanlık ilişkilerin bulunduğu iddiası gündeme geldi.