Ana içeriğe geç

Tahıl koridorunda yeni kriz: Karadeniz'deki gerilim gıda fiyatlarını yeniden alevlendirdi

Rusya-Ukrayna gerilimi tahıl koridorunu yeniden vururken, buğday iki yılın zirvesine çıktı. Uzmanlar, enerji piyasalarındaki belirsizlik, aşırı sıcak hava koşulları ve yeniden etkisini artırması beklenen El Niño'nun tarımsal üretim üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtiyor.

Tahıl koridorunda yeni kriz: Karadeniz'deki gerilim gıda fiyatlarını yeniden alevlendirdi
Ekonomim.com
16

Karadeniz'de Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmaların yeniden yoğunlaşması, küresel tahıl ticaretinde arz endişelerini artırdı. Limanlar, tahıl depolama tesisleri ve ticari gemilere yönelik saldırılar, dünyanın en önemli ihracat rotalarından birinde sevkiyatları sekteye uğratırken, buğday fiyatları son iki yılın zirvesine çıktı. Yaşanan gelişmeler mısır, kolza tohumu ve diğer tarımsal emtia fiyatlarında da yükselişi beraberinde getirdi.

Her ne kadar mevcut kriz, Rusya'nın 2022'de başlattığı geniş çaplı işgal sonrası yaşanan tam ölçekli ihracat kesintisine ulaşmasa da, küresel gıda piyasası bu kez çok daha kırılgan bir ortamda yeni bir arz şokuyla karşı karşıya bulunuyor.

Karadeniz'de tahıl krizi derinleşiyor

Son aylarda Rusya, Ukrayna'nın tahıl ihracat altyapısını sistematik biçimde hedef alıyor. Dünyanın önde gelen tarım ticaret şirketlerinden Bunge ve ADM'nin kullandığı tesislerin yanı sıra Çornomorsk, Odessa ve Pivdennyi limanları da ağır saldırılara maruz kaldı.

Ukrayna Tarım Konseyi'nin Reuters'a aktardığı verilere göre, yoğunlaşan saldırılar sonucunda ülkenin Karadeniz'deki tahıl ihracat kapasitesinin yaklaşık üçte biri devre dışı kaldı.

Temmuz ayında Tuna Nehri üzerindeki İzmail Limanı da Rus saldırılarının hedefi oldu. İzmail, Karadeniz'deki risklerin artmasının ardından Ukrayna'nın en önemli alternatif tahıl ihracat merkezlerinden biri haline gelmişti.

Öte yandan Ukrayna da Rusya'nın Karadeniz ve Azak Denizi'ndeki lojistik altyapısını hedef alıyor. Kiev yönetimi, 20 Temmuz itibarıyla Rusya bağlantılı 183 yük gemisi ve tankere saldırı düzenlendiğini açıklarken, Azak Denizi'ndeki iki önemli Rus limanının da vurulduğunu duyurdu. Rus basını ise Don Nehri ile Azak Denizi'ni birbirine bağlayan Don-Azak Kanalı'ndaki gemi geçişlerinin ciddi ölçüde sınırlandığını bildiriyor.

Artan gerilim küresel gıda güvenliğini etkiliyor

Karadeniz, dünya tahıl ticaretinin en stratejik bölgelerinden biri konumunda bulunuyor.

Rusya, dünyanın en büyük buğday ihracatçısı olarak küresel piyasada işlem gören her altı ton buğdayın yaklaşık birini tek başına sağlıyor. Kpler verilerine göre Rusya'nın deniz yoluyla yaptığı buğday ihracatının yaklaşık üçte biri Azak Denizi üzerinden gerçekleşiyor.

Ukrayna ise özellikle Afrika, Orta Doğu ve Asya'daki ithalatçı ülkeler için kritik öneme sahip bir tedarikçi olmaya devam ediyor. Bu ülkelerin önemli bölümü daha pahalı alternatif kaynaklara yönelme imkanına sahip değil.

Karadeniz aynı zamanda mısır, arpa ve ayçiçek yağı ticaretinde de küresel arzın temel merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Tahıl sevkiyatındaki belirsizlik gıda enflasyonunu tetikleyebilir

Kpler Tahıl ve Yağlı Tohumlar Analisti Matt Darragh, Karadeniz buğdayının küresel piyasadaki fiyat belirleyici rolüne dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

"Karadeniz buğdayı genellikle dünyanın en ucuz tedarik kaynağıdır. Fiyata duyarlı alıcılar ya ithalatlarını azaltmak zorunda kalacak ya da daha yüksek fiyat ödeyecek. Her iki senaryo da küresel gıda enflasyonunu yukarı taşıyacaktır."

CRM AgriCommodities kıdemli piyasa danışmanı Mike Verdin ise bugünkü tabloyu şöyle özetledi:

"Piyasa bugüne kadar savaşa rağmen tahıl sevkiyatlarının devam edeceği varsayımıyla hareket ediyordu. Şimdi ise Rusya'nın işgalinin açtığı ilk büyük yaranın yeniden kanadığını görüyoruz."

Alternatif güzergâhta risk artıyor

Rusya'nın 2023 yılında Birleşmiş Milletler destekli Tahıl Koridoru Anlaşması'ndan çekilmesinin ardından Ukrayna, Karadeniz kıyısını takip eden yeni bir deniz rotası oluşturmuştu.

Gemiler Ukrayna kıyıları boyunca ilerleyerek Romanya ve Bulgaristan kara sularından geçiyor, ardından İstanbul Boğazı üzerinden Akdeniz'e ulaşıyordu.

Ancak son saldırılar bu alternatif güzergâhın güvenliğine ilişkin soru işaretlerini de yeniden gündeme taşıyor.

Karadeniz'den El Niño'ya dört kritik tehdit

Karadeniz'deki çatışmalar, küresel gıda piyasasında zaten etkisini gösteren diğer olumsuz gelişmelerle aynı döneme denk geliyor.

Bunlardan ilki, İran savaşı nedeniyle zaman zaman aksayan Hürmüz Boğazı geçişleri. Enerji ve gübre sevkiyatlarında yaşanan kesintiler çiftçilerin maliyetlerini artırıyor.

İkinci unsur Avrupa'da etkili olan sıcak hava dalgaları. Özellikle buğday ve mısır üretiminde verim kayıpları beklenirken, Avrupa'nın daha fazla ithalata ihtiyaç duyabileceği değerlendiriliyor.

Üçüncü risk ise yeniden güç kazanan El Niño hava olayı. Uzmanlar bunun küresel tarım üretiminde yeni verim kayıplarına yol açabileceğini belirtiyor.

Buna ek olarak Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik saldırıları, Rus çiftçilerinin dizel yakıta erişimini zorlaştırarak üretim maliyetlerini yükseltebilir.

Savaşın yeni faturası

Tahıl ihracatı, savaş koşullarındaki Ukrayna'nın en önemli döviz gelirlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Karadeniz'deki yeni güvenlik riskleri sadece ihracat hacmini azaltmakla kalmıyor; navlun, sigorta ve lojistik maliyetlerini de yükselterek Ukrayna ekonomisi üzerindeki baskıyı artırıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler