Ahıska Türklerinin Sovyet devrinde yaşadığı sürgün dramını tecrübeye dayalı olarak anlatan “Kayıp Sürgünün İzinde” sergisi, AKM’de açıldı. Küratör Beste Gürsu “Bu sergi çekilen acılardan ders almamıza vesile olacak” diyor.
MURAT ÖZTEKİN- Ahıskalıların 1944’teki göçle başlayan bu acıları, bugünlerde bir sergiyle tekrar hatırlanıyor. Taksim’deki AKM’de kapılarını açan “Ahıska Türkleri- Kayıp Sürgünün İzinde” sergisi, tecrübeye dayanan bir anlatımla zorlu göçü âdeta tekrar yaşatıyor.
Önce bir Ahıska Türkü’nün evini görüyorsunuz, sonra Sovyet askerleri kapınıza sertçe vuruyor ve karanlık bir Sovyet vagonunda kendinizi buluyorsunuz. Derken yüzleşme için kendinizle baş başa kalıp yaşanan dramın yüzlerine yansıdığı insan suretlerini görüyorsunuz. Ancak nihayette hayatta kalmayı ve gidilen yere adapte olmayı sembolize eden bir söğüt ağacı karşınıza çıkıyor.
ÇARPICI VİDEOLAR VAR
Dışişleri Bakanlığı ve Dünya Ahıskalılar Birliği (DATÜB) iş birliğiyle Ahıska Türklerinin sürgün safhasına dair tarihî bilgilerin aktarılıp farkındalığın artırılması gayesiyle açılan sergide çarpıcı videolar, hatta vagondaki kokular yer alıyor.
Fahir Atakoğlu’nun Ahıska sürgünü için bestelediği senfoni de size eşlik ediyor. Böylece oradaymışçasına Ahıskalıların yaşadıklarına şahit oluyorsunuz!
AHISKA TÜRKLERİ TEHLİKE OLARAK GÖRÜLDÜ
Türkiye gazetesinin sorularını cevaplayan küratör Beste Gürsu, serginin merkezinde Stalin tarafından 1944 senesinde Ahıska’dan sürülen Türklerin hikâyesinin yer aldığını kaydederek “Sovyetler, bugünkü Gürcistan sınırları içerisinde bulunan Ahıskalıların Türkiye’ye yakınlığını bir tehlike olarak görüp sürgünü planladı. Sabaha karşı kapıları çalınan insanlar iki saat içerisinde trenlere doldurularak evlerinden koparıldı. Nereye gittiklerini dahi bilmeyen binlerce Ahıskalı, yolda birçok kayıp verdikten sonra farklı memleketlere yerleştirildi. Ancak bu, Stalin döneminde sürgün edilen 2 buçuk milyon Türk’ten sadece bir kısmının hikâyesiydi. Bu sergiyle birlikte Ahıskalılar üzerinden bütün Türklerin yaşadığı sürgünlere ayna tutuyoruz. Bu sergi çekilen acılardan ders almamıza ve önümüze bu şekilde bakmamıza vesile olacaktır” diyor.
Gürsu, savaşlar sebebiyle bugün de benzeri sürgünler yaşandığını kaydederek, tarih üzerinden farkındalık meydana getirmek istediklerini söylüyor. Sergi, 27 Haziran’a kadar AKM Galeri’de görülebilecek. Serginin önümüzdeki aylarda farklı ülkelerde de açılması planlanıyor.
Beste Gürsü “Sergi için birçok arşivde araştırma yaptık, ailelerdeki belge ile fotoğraflara ulaştık ve etnografik nesneler elde ettik. Sürgün döneminde Ahıskalılar emniyet sebebiyle fotoğraflarını yırttığı için kareleri çok zor bulduk. Bunlardan bir kısmına ise sergide yer verdik. İki sene boyunca yaptığımız çalışma neticesinde çok iyi bir arşiv meydana geldi. Bunlar dijital ortama da aktarılıyor. Sürgüne dair DATÜB tarafından Ankara’da bir müze açma düşüncesi var. Bunun detayları ilerleyen zamanda belli olacak” diyor.