Ana içeriğe geç

Nur Sürer'den Yılmaz Güney itirafı: ‘Yol’ filmindeki rolü tepki için reddettim’

Yılmaz Güney’i her fırsatta ‘kırmızı çizgisi’ ilan eden usta oyuncu Nur Sürer’den sinema tarihini sarsacak büyük itiraf: “Yol filminde Aytaç Arman ile oynayacaktık. Sonra Erden Kıral çekimlere başladı. Ada’da açık bir cezaevi dekoru yaptılar. Sonra ne olduysa Erden’in işine son verildi. Bence Yılmaz Güney’e yakışmayacak bir şeydi. Menderes Samancılar’ın kebapçı dükkanı vardı, orada konuştuk ve bir yönetmene yapılan saygısızlık bize ağır geldiği için filmde oynamamaya karar verdik.”

Nur Sürer'den Yılmaz Güney itirafı: ‘Yol’ filmindeki rolü tepki için reddettim’
Karar
16

Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SESAM), Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle dördüncü kez düzenlediği ‘Yeşilçam’ın Unutulmayan Filmleri Beyoğlu’nda’ etkinliği 2-6 Haziran 2026 tarihleri arasında İstiklal Caddesi’ndeki Beyoğlu Sineması’nda gerçekleşti. Türk sinemasında iz bırakmış 10 filmlik bir seçkinin sunulduğu etkinlikte; filmlerde rol alan usta oyuncular, yönetmenler ve yapımcılar gösterim öncesinde sinema tarihçisi ve yazarı Ali Can Sekmeç’le hem filmler hem de kendi sinema kariyerleri üzerine söyleşiler gerçekleştirdi.

’OYNAMADIM ÇÜNKÜ BÜYÜK BİR HAKSIZLIK YAPILDI’

6 Haziran’da gerçekleşen ‘Uçurtmayı Vurmasınlar’ film gösteriminin öncesinde ise filmin başrol oyuncusu Nur Sürer konuşmacı oldu. Son dönemde Yılmaz Güney üzerine yaptığı açıklamalarla gündeme gelen usta oyuncu Sürer; ‘Yol’ filmi için kendisine teklif edilen rolü reddettiğini ilk kez tüm detaylarıyla anlattı. Sekmeç’in, “Yılmaz Güney filminde neden hiç oynamadığınızı merak ediyorum” sorusunu yöneltmesi üzerine, usta oyuncu Nur Sürer sinemaya başladığı dönemde yönetmenin hep cezaevinde olduğunu belirterek, şunları söyledi:“‘Yol’da oynayacaktım ben, oynamadım. Oynamadık çünkü bir haksızlık yapıldı. ‘Yol’ filminden teklif geldiğinde adı ‘Bayram’dı. Filmi Erden Kıral çekiyordu; Erden benim ilk sinemaya başladığım, ‘Bereketli Topraklar Üzerinde’ filminin yönetmenidir. Onunla üç film çalıştım. Gidip görüştük; Ağa Camii’nin orada, Güney Film o sokaktaydı. Yanılmıyorsam Güney Film’de çalışan Ebru isminde biri vardı, onunla görüştük. Aytaç Arman ve ben filmin Diyarbakır hikayesini oynayacaktık. Karı koca rolüydü, kabul ettik…”

‘YILMAZ GÜNEY’E YAKIŞMAYACAK BİR DAVRANIŞTI’

Anlaşmanın ardından Erden Kıral’ın çekimlere başladığını belirten Sürer, sürecin nasıl bir krize dönüştüğünü şu sözlerle aktardı:“Anlaştık falan, ondan sonra Erden çekimlere başladı. Ada’da açık bir cezaevi dekoru yaptılar. Sonra ne olduysa Erden’in işine son verildi. Bu, bir yönetmen için çok kötü bir şey. Bence Yılmaz Güney’e yakışmayacak bir şeydi. Kendisinin Erden’le ilişkileri çok eskiydi, Güney dergisinden dolayı geçmişleri vardı. Bunu Yılmaz Güney’in eşinin de anlatması lazım. (Ali Can Sekmeç’in ‘Hiç anlatmıyor’ yorumu üzerine) Evet, hiç anlatmıyor; hatalı oldukları için sanırım. Aytaç ve ben, Erden’in işten el çektirilmesine çok üzüldük.”

‘ZEKİ ÖKTEN, ATIF YILMAZ DA KABUL ETMEDİ’

Yılmaz Güney’in bu kararı sonrası dönemin usta yönetmenlerine ‘Yol’ filmini tamamlamak için teklif gittiğini belirten Sürer, “Peşinden Zeki Ökten’e gidiyorlar; Ökten, bir yönetmene yapılan böyle bir saygısızlığı kabul etmiyor. Atıf Abi’ye (Yılmaz) geliyorlar, o da kabul etmiyor. O arada 12 Eylül sendika davasından dolayı Necmettin Çobanoğlu, Halil Ergün ve Şerif Gören de cezaevindeydi, üçü de çıkıyor. Şerif (Gören) hayır diyemiyor ustasına. Filmin adı da ‘Yol’ olarak değiştiriliyor. Biz Aytaç ile ikimiz, o zaman Menderes Samancılar’ın bir kebapçı dükkanı vardı, orada oturduk, konuştuk. Bir yönetmene yapılan saygısızlık bize ağır geldiği için filmde oynamamaya karar verdik” dedi.

‘HALİL ERGÜN EVİME KADAR GELDİ AMA ARNAVUT İNADIM TUTTU

Kararının ardından Güney Film tarafından sürekli arandığını belirten usta oyuncu, geri adım atmayışını şu sözlerle özetledi:“Sürekli arıyorlar... Halil (Ergün) Abi evime geldi, ‘Yılmaz Abi senin oynamanı istiyor’ dedi. Halil Ergün ile de öyle tanıştım. Ama ben bir kere ‘hayır’ demiştim. Bir dik kafalılık vardır bende; Arnavut inadı… Zaman zaman düşünüyorum; bir oyuncu, filmografisinde ‘Yol’ gibi bir filmin olmasını ister miydi diye. Tabii ki isterdi ama ben bir kere hayır dedim ve her zaman da doğruyu yaptığımı düşünüyorum. Aytaç ile benim oynamadığım rolleri Halil Ergün ve Meral Orhonsay oynadılar. Bu arada ‘Yol’ filminin en başında Erden’in adada çektiği görüntüleri de kullandılar. Sonra ben Yunanistan’da ‘Ayna’ filmini çekerken Yılmaz Abi özür dilemek için filmimizin yönetmeni Erden’i aradı, ona da şahit oldum. Konuştular falan, en azından. Onun üzerine Erden ‘Yolda’ diye bir film yaptı.” Söyleşinin moderatörü Ali Can Sekmeç ise Sürer’in sözlerine Erden Kıral’ın ‘Yolda’ filminin şu an nerede olduğunun ve akıbetinin bilinmediği bilgisini ekledi.

‘SİNEMACININ DİLİNİ TUTMASI LAZIM’

Söyleşinin sonunda salondan gelen, geçtiğimiz aylarda yaşanan Yılmaz Güney polemiklerine dair soruyu da yanıtlayan Nur Sürer, şu ifadeleri kullandı:“Benim asıl sinirlendiğim şu; Güney benim çok değer verdiğim bir sinemacı. Yılmaz Abi’nin bir tek filmini bile seyretmemiş 21 yaşında biri, siyasi sebeplerden ötürü inanılmaz bir lince kalkışıyor. Bir iki sinema oyuncusu bile bana bir şeyler yazdı, dayanamayıp bir kıza ‘utanmaz’ dedim. Bir sinemacının dilini tutması lazım, karşımızdaki isim Yılmaz Güney. Ben ilk eşinin de, karısının da bir şeyler söylemesini isterim.”

ALİ CAN SEKMEÇ: ŞERİF GÖREN’İ KUTLAMAMIŞ

Söyleşide Yılmaz Güney’e dair bir başka bilinmeyen ayrıntıyı ise Ali Can Sekmeç paylaştı. Şerif Gören’in biyografisini yazmak için çırpındığını ama her seferinde ondan “Yılmaz Güney’i konuşmak istemiyorum” yanıtını aldığını belirten Sekmeç, yönetmenin kendisiyle paylaştığı anıyı aktardı:“‘Endişe’ filmini çekecekler, Şerif Gören yardımcı yönetmen. O malum olaydan (Hâkim Sefa Mutlu cinayeti) dolayı Yılmaz Güney tutuklanıyor. Filmin ortada bir senaryosu yok, sadece Güney’in anlattığı bir hikaye var. Gören’e ‘Sen yaz, sen çek’ diyor. Gören ve kalan ekip her gün o gün çekilecek bölümü kaleme alıyorlar. Film tamamlanıyor ve 1974’teki Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne katılıyor. Altın Portakal’da o sene ilk üçte Yılmaz Güney filmi var: Birinci ‘Endişe’, ikinci ‘Arkadaş’, üçüncü ise ‘Zavallılar’. Ve ‘En İyi Yönetmen’ olarak ‘Endişe’ filmiyle Şerif Gören seçiliyor. Biliyor musunuz; Yılmaz Güney bu büyük başarısından dolayı Şerif Gören’i bir kere bile kutlamamış. Şerif Abi bana, ‘Bana başka bir şey sorma’ dedi ama çok kırıldığı ve üzüldüğü her halinden belliydi.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler