Ana içeriğe geç

‘Yoksulluk türküleriyle konfora gömüldüler’

CHP’deki şarkı yasakları tartışması büyüyor. TSB’nin yaptığı açıklamanın yankıları sürerken Halk Müziği Sanatçısı Taner Özdemir, ‘Yoksulluk türküleriyle yüz milyonlar kazananlar, o lüks hayatlarını kaybetmemek için ezilenin değil, belediyelere hakim olan egemen güçlerin yanında saf tutuyor.’ dedi.

‘Yoksulluk türküleriyle konfora gömüldüler’
Aydınlık
16

CHP’de mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararı sonrası Zülfü Livaneli, Selda Bağcan ve Onur Akın gibi isimlerin eserlerini CHP yönetimine yasaklaması tartışılmaya devam ediyor. Türkiye Sanatçılar Birliği (TSB)’nin “Şimdi kime yuh diyeceksiniz?” çıkışının yankıları sürerken, bir çarpıcı açıklama da Halk Müziği Sanatçısı Taner Özdemir’den geldi. Aynı zamanda 35 yıllık bir CHP üyesi olan ve partinin çeşitli kademelerinde görev yapan Özdemir, “Aydınım” diyen isimlerin topluma nasıl yabancılaştığını ve “halkçılık” söyleminin ardındaki konfor alanlarını Aydınlık’a anlattı.

YOKSULLUK TÜRKÜLERİYLE LÜKS HAYAT

Özdemir, halkın dertlerine derman olma iddiasıyla yola çıkan isimlerin bugün içine düştüğü çelişkiyi şu sözlerle dile getirdi:

“Özellikle halk için eser ürettiğini söyleyen ya da halkın sorunları için türkülerini söylediğini varsayan arkadaşlarımız, o yoksulluklar üzerine inşa ettikleri eserleri sayesinde elde ettikleri maddi güçle çok rahat ve çok lüks bir hayat yaşamaya başladılar. Sanırım o lüks hayatlar içerisinde, güya sesi oldukları ezilmiş insanların sorunlarından fazlasıyla uzaklaştılar. O kadar konforlu alanlara yerleştiler ki o alanlarını kaybetmek istemiyorlar.”

Sanatçıların haksızlığa uğrayanların yanında durmak yerine gücün etrafında kümelendiğini ifade eden Özdemir, “Emeklinin 20 bin lira maaş aldığı bir ülkede, CHP’li belediyeler sayesinde yüzlerce milyon TL kazanan sözde halkın sanatçılarına bu davranış yakışmadı. Onlar halktan yana, ezilenden yana tavır almak zorundalar. Ancak şu anda yaptıkları şey, belediyeye hakim olan egemen güçlerin yanında yer almaktan başka bir şey değil.” dedi.

‘Yoksulluk türküleriyle konfora gömüldüler’ - Resim : 1

‘ŞİRKETLERE SATIP, KÖYLÜYE YASAKLIYORLAR’

Zülfü Livaneli ve Onur Akın’ın yasaklama kararlarına da değinen Özdemir, aydın tutarsızlığına sert tepki gösterdi. Devrimci kişiliğiyle öne çıkan isimlerin eserlerini küresel şirketlere satarken halktan esirgemesini eleştiren Özdemir, şunları söyledi:

“Çocukluğumuzun, gençliğimizin döneminde saygı duyduğumuz, kendi devrimci kişiliğini ortaya koyduğunu söyleyen bir insanın; eserlerini düzen içi kurumlara parayla verip, bu halkın temiz insanlarına, Erzincan’ın, Tunceli’nin, Sivas’ın dağ köylerinde eli nasır tutan köylülerin dinlemesine yasak getirmesine bir anlam veremiyorum.”

Bugün şarkısını Kılıçdaroğlu’na yasaklayan Onur Akın’ın geçmişteki siyasi adımlarını da hatırlatan Özdemir, “Sayın Onur Akın, Kılıçdaroğlu genel başkan olana kadar kaç belediyenin konserine çıkmıştı? Madem Kılıçdaroğlu onların nazarında haindi, niçin onun parti meclisi listesinden aday oldu, niçin vekillik için müracaat yaptı? Ben bunları çok samimiyetsiz buluyorum.” ifadelerini kullandı.

‘GEREKİRSE SİMİT SATARIM, BOYUN EĞMEM’

Kurultay sürecindeki “akçeli işleri” ve delege oyunlarını hatırlatan Özdemir, kendi duruşunun bedelini ödediğini ve konserlerinin iptal edildiğini açıkladı. Sanatını icra ederken rant peşinde koşmadığını vurgulayan Özdemir, sözlerini şöyle noktaladı:

“Bakın benim onlarca konserim iptal ediliyor. Sırf belediyelerden ‘Bizi destekle, gel sana konser yazalım’ demelerine rağmen doğru bulmadığım bir yerde yer almak istemedim. Gider pazarda su satarım, simit satarım ama sanatımı onurumdan taviz vererek icra etmem. Yurt dışında konserleri iptal ettiriyorlar, mekanlara baskı uyguluyorlar; hiç önemli değil. Biz gider simit satarız, su satarız ama onurlu bir şekilde yaşamımızı sürdürürüz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler