Mutlak butlan kararıyla göreve gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TV100 yayınında partideki iç tartışmaları, Özgür Özel ile ilişkileri, kurultay sürecini ve belediyelere yönelik davaları değerlendirdi.
KILIÇDAROĞLU İÇ TARTIŞMALARI DOĞAL BULDU: BÖLÜNME ERDOĞAN'A YARAR
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tv100 canlı yayınında, Erdoğan Aktaş ve Başak Şengül'ün sorularını yanıtladı. Parti içindeki tartışmaların doğal karşılanması gerektiğini ve bu durumun partinin Türkiye için vazgeçilmezliğini ortaya koyduğunu belirterek, "CHP'nin temel özelliği iç tartışmaların yoğun yaşandığı bir partidir. Zaman zaman ayrılmalar, tartışmalar olmuştur. Partinin kendi içindeki tartışmalarını doğal karşılamak lazım. Yaşanan tartışmalar partinin Türkiye için vazgeçilmezliğini de gösterir." dedi. Parti içi ayrışmaların sadece Cumhurbaşkanı Erdoğan'a fayda sağlayacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, "CHP'nin bölünmesi Erdoğan'ın işine yarar. Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan'a hizmet eder." diye konuştu.
ÖZGÜR ÖZEL'E PARALEL YAPI UYARISI: GRUP TOPLANTISI TÜZÜĞE AYKIRI
Grup Başkanı Özgür Özel'in partiden ayrılmasına gerek olmadığını ancak parti içinde ayrı bir yapılanmanın kabul edilemeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, hem parti içinde olup hem de ayrı parti kurma hazırlığı yapmanın doğru olmadığını belirterek, "Ayrı parti kuracağız niçin? Hem parti içindesiniz, hem partinin grup başkansınız, hem de ben 'ayrı parti kurmak için çalışıyorum' diyeceksiniz. Bu olmaz. Biz konuşuruz, kavga etmedik, yumruklaşmadık. En son 1 buçuk ay önce konuştuk. Özel'in partiden ayrılmasına gerek yok. Ama parti içinde paralel yapı olmaz. Şu anki hali paralel yapı. Paralel yapı nerede olurdu? Buna şimdilik bir şey demiyorum." ifadelerini kullandı. Özel ile yaklaşık bir buçuk ay önce görüştüklerini, milletvekillerini kutuplaştırmaya gerek olmadığını ve doğrudan bir temasın olup olmadığını bilmediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "En son yaklaşık bir buçuk ay önce Özgür Bey ile konuştuk. Arkadaşlarımız da temas halindeler. Vekilleri bölmeye ayrıştırmaya, kutuplaştırmaya hiç gerek yok. Bu partinin bir itiraz kültürü vardır. CHP, Genel Başkanlarına asla hakaret etmez. O ayrıntılara girmeyi doğru bulmuyorum. Bizim birebir temasımızın dışında vekillerimiz konuşuyorlar ama doğrudan Özel ile temas var mı bilmiyorum." dedi.
Kimsenin partiden ayrılma lüksünün olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, mutlak butlan davası gerekçesiyle 9 milletvekilini ihraç ettiklerini kaydederek, "Türkiye'yi dar bir alana kıstıran bir görüşü kabul etmiyoruz. Kimsenin partiden ayrılma lüksü yoktur. Ülkeyi bu hale getirenle mücadele etmemiz lazım, ayrıldınız partiden ne diyeceksiniz? Benim dediğimi diyecekseniz niye ayrılıyorsunuz? AK Parti'ye katılacaksanız ona bir şey diyemem. Mutlak butlan davasında adı geçiyor diye 9 milletvekilini ihraç ettik." şeklinde konuştu. Genel başkan dışındaki bir ismin grup toplantısı yapmasının tüzüğe aykırı olduğunu, çatışmayı önlemek için kendisinin geri adım attığını belirten Kılıçdaroğlu, "Grup toplantısını normalde kim yapar, Genel Başkan yapar. Çatışma çıkacaktı, ben geri çekildim, merkezde yaptım. Burada fedakarlık bana düşüyor. Yapabilir grup toplantısı yapmak istiyorsa Özel yapsın. Ama hukuka, tüzüğe uygun değil. İstiyorsa yine yapsın." açıklamasında bulundu.
KURULTAYIN İPTAL GEREKÇESİ PARA HAREKETLERİ: YENİ ÜYELERLE SEÇİM ŞART
Kurultay süreçlerinin şenlik havasında geçmesi ve delegelerin baskı altında kalmadan karar vermesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, davanın parti içi aktörlerin ifadeleriyle açıldığını vurgulayarak, "Bizim kurultaylarımız şenlik havasında olur. Bir partinin delegeleri oylarını tesir altında kalmadan kullanmalıdır. CHP'nin bölünmesi Erdoğan'ın işine yarar. Kim partiyi bölüyorsa Erdoğan'a hizmet eder. Mutlak butlan davasında ifade veren kim, CHP'liler. Bakın bu olay ilk gündeme geldiğinde gündeme getiren kimdi? Muhalefet partileri... Bir tane de yönetici demedi ki partinin kurultayında şaibe olmaz. Bunu diyen kimdi, bendim." dedi.
Mahkemenin kararının ardındaki finansal iddialara odaklanılması ve parti içi mücadelenin tüzüğe uygun sürdürülmesi gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, "Çağrıyı yaptık işte. Partiden ayrılmasına gerek yok. Parti içinde paralel yapı olmaz. Parti içinde mücadele edilir. Beni sevebilirler de sevmeyebilirler de. CHP’li vekillerin ve il başkanlarının temel özelliği kendi özgür iradeleriyle karar verirler. Mahkemenin butlan kararı vermesi işin içine paranın girmiş olmasındandır. Kimse bu parayı veya yolsuzluğu konuşmuyor. Herkes mutlak butlan kararını konuşuyor. Özgür Özel gitmesin gerekirse parti içinde mücadele etsin ama paralel yapı olmaz. Buna şimdilik bir şey demiyorum. Arkadaşları da uyaracağım. Böyle bir şey olmaz. Gidip illeri, ilçeleri gezersiniz. Kendinize oy istersiniz. Bunlar olağandır. Ama ayrı yapılar kurmak olağan değildir. Belki arkadaşlar ön kabulle bunu yaptılar ama zaman geçtikçe bunun düzeleceğini düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
Mahkemenin 38. Kurultay'daki para hareketleri nedeniyle mevcut üyelerle kurultay yapılmasına engel olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, İstanbul'daki çağrı heyetinin görev süresine değinerek, "Mahkeme diyor ki bu üyelerle kurultay yapamazsınız diyor. Kurultay yaparsanız bir daha iptal edilecek. Eskileri iptal ettim tekrar getiriyorsun diyecek mahkeme. Kurultaydan niye çekiniyoruz ki. Delegeler ikna edilsin söylensin. Mahkeme yeni delegelerle yeni kurultay diyor. İstanbul’a çağrı heyeti atandı. 45 gün geçti. Seçim yapıldı mı yapılmadı, yine uzatıldı. Bir insan hukuk bilir. Mahkeme demiş ki 38’nci kurultayda para hareketi oldu, yeni kurultay yapın diyor. Yeni üyelerle, iradesi sakatlanmayan üyelerle yapın diyor." ifadelerini kullandı.
İBB VE ÇANKAYA DAVALARI: BELEDİYE BAŞKANLARI KENDİLERİNİ SAVUNACAK
İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasının siyasi nitelik taşımadığını, davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini ve parti içi disiplin süreçlerinin ayrı işlediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Bir iddia üzerine dava açılmamış. İddianameler sıradan yazılmış iddianame olmanın ötesinde. Bu savcının iddianamesi. Bir de avukatın savunması olacak. CHP’de disiplin kurulu ayrıdır. Buradaki kararlar Parti Meclisi’ne gider. Bizim gönderdiklerimizden birini örneğin PM kabul etmedi. İBB davası siyasi bir dava değil. Görülen bir dava var. Davanın sonucunu bekleyeceğiz. Öyle bir düşüncemiz yok. Belediye başkanları için de bu geçerli." dedi.
Çankaya Belediyesi'ne yönelik kuşkularının olduğunu fakat ayrıntı vermeyi uygun bulmadığını belirten Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının yargı önünde aklanacaklarını kaydederek, "Kuşkularım vardı. Ayrıntıya girmeyeyim. Belediye başkanlarımız gidip yargıda kendilerini savunacaklar. Beraat edip gelecekler, ben de onları kucaklayacağım." diye konuştu. Belediye yöneticileri hakkında soruşturma açılmasının olağan bir durum olduğunu ve davanın gidişatını takip edeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Bu konuda yorum yapmak istemiyorum. Kendimi farklı bir yere koymuş olurum. Bilmediğiniz bir konuda nasıl görüş beyan edeceksiniz? Ben Çankaya Belediye Başkanı değilim, orada bir çalışan da değilim. Böyle bir operasyon yapılıyor. Belediye başkanımız kendisini savunacaktır, belgelerini ortaya koyacaktır. Belediyede görev alıyorsanız belediye başkanlarının tümüyle ilgili soruşturmalar açılır, şikayetler, ihbarlar, bunlar olağandır." açıklamasında bulundu.