Ana içeriğe geç

Özgür Erdursun yazdı: Asgari ücrete ara zam sinyali var mı?

Dünya Gazetesi yazarı Özgür Erdursun, asgari ücrete ara zam yapılıp yapılmayacağı ile ilgili sorulara cevap aradı. Erdursun, günden güne asgari ücretin alım gücünün zayıfladığını dile getirdi.

Özgür Erdursun yazdı: Asgari ücrete ara zam sinyali var mı?
Turktime
16

Asgari ücrete göre Türkiye'deki birçok meslek grubunda maaş zamlarında hareketlenme yaşandığını ifade eden Erdursun, ara zam ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.

ÖZGÜR ERDURSUN'UN YAZISI ŞÖYLE:

Ücretler artmıyor, yoksulluk büyüyor! Asgari ücrete ara zam yapılacak mı?

Türkiye’de son yıllarda ücret­ler sürekli artıyor gibi görü­nüyor. Asgari ücret yükseliyor, maaşlar zamlanıyor, rakamlar büyüyor. Ancak çalışanların ce­bine bakıldığında çok farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Çünkü üc­retler nominal olarak artsa da sa­tın alma gücü aynı hızla artmıyor. Hatta milyonlarca çalışan için her geçen yıl biraz daha geriliyor.

Bugün Türkiye’nin en önem­li ekonomik sorunlarından biri enflasyon kadar ücretlerin alım gücündeki erimedir. Çalışanlar artık daha yüksek refah talep et­mekten çok, mevcut yaşam stan­dartlarını korumaya çalışıyor.

En düşük ücret olmaktan çıktı

Türkiye’de ücret sistemi uzun yıllardır asgari ücret etrafında şekilleniyor. Asgari ücret yalnız­ca en düşük ücret olmaktan çıktı. Bugün özel sektörde birçok ücret asgari ücrete göre belirleniyor. Asgari ücret arttığında diğer üc­retler de hareketleniyor, artma­dığında ise ücretler büyük ölçüde sabit kalıyor.

Sorun da tam burada başlıyor.

Geçmişte asgari ücret ile orta­lama ücretler arasında belirgin farklar vardı. Meslek sahibi ol­mak, deneyim kazanmak, kıdem elde etmek ve eğitim seviyesini yükseltmek ücretlerde hissedi­lir bir karşılık buluyordu. Bugün ise ücret skalası giderek aşağıda sıkışıyor.

Asgari ücret yükseldikçe diğer ücretlerin de aynı oranda yük­selmesi gerekirken, çoğu zaman bunun tersi yaşanıyor. Ücretler yukarı doğru büyümüyor, aşağı­da birbirine yaklaşıyor. Sonuç­ta asgari ücret ile ortalama ücret arasındaki fark daralıyor. Bu da­ralma çalışanların daha yüksek gelir elde etmesinden değil, orta gelir grubunun giderek erimesin­den kaynaklanıyor.

Bugün birçok işyerinde uzun yıllardır çalışan bir işçi ile yeni işe başlayan bir çalışan arasında­ki ücret farkı geçmiş yıllara göre çok daha sınırlı hale gelmiş du­rumda. Nitelikli iş gücü ile nite­liksiz iş gücü arasındaki ücret farkı da giderek azalıyor. Bu du­rum çalışma hayatında motivas­yonu düşürdüğü gibi üretkenliği ve verimliliği de olumsuz etkili­yor.

Ancak ücretlerdeki asıl sorun rakamların kendi içinde değil, ha­yatın gerçekleri karşısındaki du­rumunda ortaya çıkıyor.

2026 yılında net asgari ücret 28 bin 75 lira olarak uygulanıyor. Bu­na karşılık dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli besle­nebilmesi için gereken açlık sını­rı Mayıs ayı itibarıyla 35 bin lirayı aşmış durumda.

Yani bugün asgari ücret, açlık sı­nırının yaklaşık 7 bin lira altında kalıyor.

Daha da önemlisi bu farkın yıl boyunca büyüyecek olmasıdır.

Çünkü açlık sınırı her ay yeni­den hesaplanıyor. Gıda fiyatları artıyor, kiralar yükseliyor, ulaşım mali­yetleri büyüyor, faturalar kabarıyor. Yaşam mali­yeti durmaksızın yükse­lirken ücretler aynı hızla artmıyor.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Kaynağa Git

İlgili Haberler