Asgari ücrete göre Türkiye'deki birçok meslek grubunda maaş zamlarında hareketlenme yaşandığını ifade eden Erdursun, ara zam ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.
ÖZGÜR ERDURSUN'UN YAZISI ŞÖYLE:
Ücretler artmıyor, yoksulluk büyüyor! Asgari ücrete ara zam yapılacak mı?
Türkiye’de son yıllarda ücretler sürekli artıyor gibi görünüyor. Asgari ücret yükseliyor, maaşlar zamlanıyor, rakamlar büyüyor. Ancak çalışanların cebine bakıldığında çok farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Çünkü ücretler nominal olarak artsa da satın alma gücü aynı hızla artmıyor. Hatta milyonlarca çalışan için her geçen yıl biraz daha geriliyor.
Bugün Türkiye’nin en önemli ekonomik sorunlarından biri enflasyon kadar ücretlerin alım gücündeki erimedir. Çalışanlar artık daha yüksek refah talep etmekten çok, mevcut yaşam standartlarını korumaya çalışıyor.
En düşük ücret olmaktan çıktı
Türkiye’de ücret sistemi uzun yıllardır asgari ücret etrafında şekilleniyor. Asgari ücret yalnızca en düşük ücret olmaktan çıktı. Bugün özel sektörde birçok ücret asgari ücrete göre belirleniyor. Asgari ücret arttığında diğer ücretler de hareketleniyor, artmadığında ise ücretler büyük ölçüde sabit kalıyor.
Sorun da tam burada başlıyor.
Geçmişte asgari ücret ile ortalama ücretler arasında belirgin farklar vardı. Meslek sahibi olmak, deneyim kazanmak, kıdem elde etmek ve eğitim seviyesini yükseltmek ücretlerde hissedilir bir karşılık buluyordu. Bugün ise ücret skalası giderek aşağıda sıkışıyor.
Asgari ücret yükseldikçe diğer ücretlerin de aynı oranda yükselmesi gerekirken, çoğu zaman bunun tersi yaşanıyor. Ücretler yukarı doğru büyümüyor, aşağıda birbirine yaklaşıyor. Sonuçta asgari ücret ile ortalama ücret arasındaki fark daralıyor. Bu daralma çalışanların daha yüksek gelir elde etmesinden değil, orta gelir grubunun giderek erimesinden kaynaklanıyor.
Bugün birçok işyerinde uzun yıllardır çalışan bir işçi ile yeni işe başlayan bir çalışan arasındaki ücret farkı geçmiş yıllara göre çok daha sınırlı hale gelmiş durumda. Nitelikli iş gücü ile niteliksiz iş gücü arasındaki ücret farkı da giderek azalıyor. Bu durum çalışma hayatında motivasyonu düşürdüğü gibi üretkenliği ve verimliliği de olumsuz etkiliyor.
Ancak ücretlerdeki asıl sorun rakamların kendi içinde değil, hayatın gerçekleri karşısındaki durumunda ortaya çıkıyor.
2026 yılında net asgari ücret 28 bin 75 lira olarak uygulanıyor. Buna karşılık dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gereken açlık sınırı Mayıs ayı itibarıyla 35 bin lirayı aşmış durumda.
Yani bugün asgari ücret, açlık sınırının yaklaşık 7 bin lira altında kalıyor.
Daha da önemlisi bu farkın yıl boyunca büyüyecek olmasıdır.
Çünkü açlık sınırı her ay yeniden hesaplanıyor. Gıda fiyatları artıyor, kiralar yükseliyor, ulaşım maliyetleri büyüyor, faturalar kabarıyor. Yaşam maliyeti durmaksızın yükselirken ücretler aynı hızla artmıyor.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ