Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cezaevinden paylaştığı mesajında Silivri’deki koğuş avlusunda bir karga ailesinin yaşamını anlattı.
Okurlarının önerileriyle kargalara 'Sevgi' ve 'Barış' isimlerini verdiğini belirten İmamoğlu, anne ve babanın yavrularını büyütme sürecini günlerce izlediğini ifade etti.
İmamoğlu, yaklaşık 7 metrekarelik avluda başlayan yuva kurma sürecinin bahar boyunca devam ettiğini, anne karganın kuluçkaya yattığını, baba karganın ise yuva için yiyecek ve dal taşıdığını aktardı. Bu süreçte avluya çıkışını azalttığını da belirtti.
Yavruların dünyaya gelişini ve büyüme sürecini gözlemlediğini anlatan İmamoğlu, onların ilk uçuş denemelerine de tanıklık ettiğini söyledi. Karga ailesinin yavrularını büyütme telaşının kendisi için en büyük gündelik uğraşlardan biri olduğunu ifade etti.
İmamoğlu’nun mesajında yer verdiği ifadeler şöyle:
"AVLUMUN BAHÇESİNDE BU BAHAR BİR YUVA KURMA TELAŞI VARD"
7 metrekarelik avluda başlayan süreci anlatan İmamoğlu, "Avlumun bahçesinde bu bahar bir yuva kurma telaşı vardı. Bana komşu olarak gelen bu karga ailesi, küçücük koğuşumu adeta şenlikli bir mahalleye çevirdi. Anne karga yumurtalarını yuvaya bırakmış kuluçkaya yatmıştı. Bundan sonra gerekli tek şey sabır elbette. Anne kuluçkada yatıyor, baba yuvasına yiyecek getiriyor, topladığı dal parçalarıyla yuvasının eksiğini gediğini kapatıyordu. Bense bunları sessiz sessiz, çıtımı çıkarmadan seyrediyordum" dedi.
"BİR SABAH YUMURTALAR ÇATLADI"
Sürecin devamını anlatan İmamoğlu, "Bir sabah yumurtalar çatladı. Anne ve babalarının aksine daha cılız kuş sesleri yankılandı avlumun duvarlarında" ifadelerini kullandı.
"ONLARIN BU TATLI TELAŞINI İZLEMEK BURADAKİ EN BÜYÜK EĞLENCEMDİ"
Yavruların büyüme sürecini aktaran İmamoğlu, "Yaşam ne tuhaf şey. Bu zindanda bile kendini göstermenin yolunu buluyor bir şekilde. Bu iki yavrunun da gelmesiyle karga ailesi genişledi, benim komşu sayım da arttı. Koğuşa bir neşe kattılar ki sormayın gitsin. Yeni doğan tüysüz kargalar cıvıl cıvıl ötüyor, anne babaları telaşla yavrularına yiyecek bir şeyler getiriyordu. Yavruların da hakkını yemeyeyim, anne babalarının emeklerini kara çıkarmamak için bolca çalışıyor, cılız kanatlarını acemice de olsa çırptıkça çırpıyorlardı. Onların bu tatlı telaşını izlemek buradaki en büyük eğlencemdi. Kendi çocuklarımı, eşimi, ailemi, onlarla biriktirdiğim hatıralarımı bu karga ailesi sayesinde tekrar tekrar yaşıyor gibi oluyordum" dedi.
"EN AZ ANNE BABALARI KADAR HEYECANLIYDIM BEN DE"
Yavruların uçuş denemelerine de tanıklık ettiğini söyleyen İmamoğlu, "Yavruların özgürce uçabilecekleri zamanın gelmeye başladığını iyiden iyiye tüylenmeye başladıklarında anladım. Bu ilk kanat çırpışlarına şahit olabilmek için en az anne babaları kadar heyecanlıydım ben de. İlk başlarda en fazla 10 ile 20 santim uçabildiler. Her seferinde yumuşak inişler yaptıklarını da söyleyemeyeceğim tabii. Yer çekiminin şakası olmaz. Sonra bir gün neredeyse duvarı aşacak kadar yükselmeyi başardılar. Düştüler, kalktılar. Her defasında ebeveynleri tarafından bir daha yüreklendirildiler" ifadelerini kullandı.
"DURUŞMANIN ARDINDAN KOĞUŞUMA DÖNDÜĞÜMDE KARGA AİLESİ GİTMİŞTİ"
Karga ailesinin ayrılışını da anlatan İmamoğlu, "Ve bir gün duruşmanın ardından koğuşuma döndüğümde karga ailesi gitmişti. Artlarında birkaç parça tüy, içi boş bir yuva ve bir de gri duvarları kalmıştı. Muhtemelen bu yuvayı da artık kullanmayacaklar. Bir kargayla dostluk bir ömür sürer derler ya hani, bu aileyle geçirdiğim bahar bana ömürlük dostlar kazandırdı gibi hissediyorum" dedi.
İmamoğlu mesajını şu ifadeyle tamamladı:
"Kuş olmak güzel şey olsa gerek."
Odatv.com