Küresel piyasalarda ons altın fiyatı 8 Haziran haftasının ilk işlem gününde TSİ 09:00 itibarıyla 4.295 dolara geriledi. Geçen yıl 4.322 dolardan kapanış yapan ons, bu yılki kazanımlarını geri verdi. Ocak ayında 5.602 dolarla rekor kıran altında zirveden gerçekleşen düşüş de %-23 boyutunu aştı. Piyasalarda %-20 ve üzeri düşüşler “ayı piyasası” sinyali olarak algılanıyor. Bu arada Stratejist Berk Dinçtürk’ten ons için iddialı bir hedef geldi.
Küresel piyasalarda geçen yıl %64,70 gibi yüksek bir primle 4.322 dolardan kapanış yapan ons altın, bu yılın yarısı geride kalmak üzereyken 2026 kazançlarının tamamını sildi. Geçen hafta 4.328 dolardan kapanış yapan ons fiyatı, 8 Haziran’da ilk işlemlerde 4.295 dolara yakın denge arayışını sürdürdü. Böylece ons fiyatı 2025 kapanış fiyatının gerisine düştü ve bu yılki kazanımlarını geri verdi.
AYI PİYASASI MI?
Yılın başında ocak ayında 5.602 dolar ile rekor seviyesini gören ons altında zirveden gerçekleşen düşüşün boyutu ise %-23’ü aştı. Piyasalarda %-20 ve üzerinde gerçekleşen düşüşler “ayı piyasası” sinyali olarak algılanıyor. Fiyatlarda toparlanma yaşanmaması ve tekrar %-20’lik barajın üzerine dönüş olmaması halinde “satış baskısının artmasından” endişe duyuluyor.
200 GÜNLÜK ORTALAMA…
Bu arada ons için önemli destek olan ve 2023 yılının eylül ayından beri korunan 200 günlük ortalama seviye de geçen hafta kırıldı. Bugün itibarıyla bu seviye 4.432 dolarda bulunuyor.
Analistler, ons fiyatının yeniden 200 günlük ortalama üzerinde dönmemesi halinde satış baskısının sürebileceği uyarısında bulunuyor. Bu yıl en düşük seviye olarak test edilen 4.099 dolar, ilk önemli destek olarak gösteriliyor.
Altın fiyatlarında yıl başında, ABD Merkez Bankasından 2026’da 2-3 faiz indirimi gelebileceği ihtimali fiyatlanıyordu. Merkez bankalarının ve küresel ETF’lerin talebi ile birlikte jeopolitik riskler de sarı metali destekliyordu.
Buna karşılık mart ayında Orta Doğu’da patlak veren çatışmalar petrol fiyatlarını da yükselterek dünya genelinde enflasyonist baskıları artırdı. Dolar endeksi ve küresel tahvil faizleri yükselişe geçerken, FED başta olmak üzere küresel merkez bankalarından faiz indirimi beklentileri ortadan kalktı. Altının sevmediği bu ortam, sarı metalde satış baskısını beraberinde getirdi.
Bu arada küresel merkez bankaları nisan ayında 17 ton altın aldı. Mart ayındaki satışların ardından merkez bankaları yeniden altına dönüş yaptı. Dünya Altın Konseyinin verilerine göre Polonya 14 ton ile nisanda en fazla altın alan ülke oldu. 8 ton ile ikinci sırada yer alan Çin, fiyatlardaki düşüşe rağmen alım serisini üst üste 18’inci aya taşıdı.
“Altın fiyatları nereye kadar gerileyebilir”, “Düşüşler alım fırsatı mı” soruları da artmaya başlarken; Stratejist Berk Dinçtürk, altının uzun vadeli ve sabır gerektiren bir yatırım olduğunu hatırlatarak, ons için 6 bin dolar hedef fiyat öngörüsünde bulundu.
Bu hedefin 2026’da da test edilebileceğini savunan Dinçtürk, “Altın fiyatlarının yükselmesinden ziyade kâğıt paralar alım gücünü kaybediyor. Dünyadaki toplam borç 350 trilyon dolara ulaşmış durumda ve ülkeler bu borçları çevirebilmek için sürekli para basıyor” diye konuştu ve borçluluk bu kadar yüksekken hiçbir ülkenin gerçek anlamda pozitif reel faiz veremeyeceğini, bu durumda arzı sınırlı olan değerli metallerin güvenli liman olarak öne çıkabileceğini aktardı.