Yıllık enflasyonun mayısta %32,61’e yükselmesinin ardından; 2026 sonuna dair TÜFE, politika faizi oranı ve dolar beklentileri yeniden gündeme geldi. İş Yatırım bu yıl 3 faiz indirimi beklerken, Akbank Ekonomi Araştırmalar birimi yıl sonu TÜFE tahmininin %30 olduğunu raporladı. Her iki kurum 2026 sonu için dolar/TL için de tahminlerini açıkladı.
Piyasalarda geçen hafta mayıs enflasyonun açıklanmasının ardından, dikkatler bu hafta TCMB’nin faiz kararına çevrildi. TÜİK verilerine göre mayısta TÜFE %1,71 ile beklentiyi hafif aştı. Piyasada da yaz aylarında faiz indirimi beklentisi zayıfladı.
Enflasyon haftasında borsada %0,23 gibi sınırlı bir yükseliş yaşanırken, TL mevduat %0,68 getiri sundu. Dolar ise haftalık bazda %0,42 prim yaptı.
Bu arada yıllık enflasyon %32,61’e yükselirken; yıllık TÜFE, politika faiz oranı ve dolar beklentileri de yeniden gündeme geldi.
3 KRİTİK SİNYAL
İş Yatırım tarafından yapılan değerlendirmede, küresel gelişmelerin tahminleri zora soktuğu bir dönemden geçildiğine işaret edilerek “Ancak (enflasyonda mayısta) giyim kaynaklı sapmanın geçici oynaklık olduğu yönündeki görüşümüz, akaryakıt fiyatlarında zirveden düşüş ve giyim dışı temel mal grubunda beklentimizden düşük veriler sebebiyle, Haziran-Aralık dönemindeki birikimli fiyat artışı beklentimizi hafif aşağı çekiyoruz” denildi.
TCMB NE YAPACAK?
2026 yıl sonu enflasyon tahmininin %29 olduğu aktarılan analizde, “Güçlü yağışların desteklediği tarımsal üretim, gıda enflasyonu üzerindeki gübre fiyatı kaynaklı riskleri sınırlıyor. Baz senaryomuzda haziran sonuna kadar Hürmüz Boğazı’nın tanker trafiğine açılacağını, ABD yönetiminin ara seçim hattına girerken petrol fiyatların düşürmek isteyeceğini varsayıyoruz. TCMB’nin de 11 Haziran’daki toplantısında faizde bir değişikliğe gitmeyeceğini tahmin ediyoruz” görüşüne yer verildi.
TCMB’nin temmuz-ağustos aylarında fonlamayı kademeli olarak politika faizi seviyesine çekebileceği de belirtilen analizde; eylül, ekim ve aralık toplantılarında 100’er baz puanlık faiz indirimi beklentisine dikkat çekildi. Analizde, yıl sonu dolar tahmininin 51,30 TL seviyesinde olduğu fakat jeopolitik gerilimin daha uzun sürmesi halinde risklerin de artabileceği savunuldu.
Akbank Ekonomik Araştırmalar birimi tarafından yapılan değerlendirmede de yaşanan şokların dış kaynaklı olması, zayıf seyreden dolarizasyon, ekonomik aktiviteye dair olumsuz sinyaller ve yakın dönemde atılan makro ihtiyati sıkılaşma adımları doğrultusunda, 11 Haziran’da TCMB’nin mevcut durumunu koruyacağı aktarıldı. Uygun şartların oluşması halinde ise yeniden 1 hafta vadeli fonlamaya, yani %40’tan %37’ye doğru geçiş yapılabileceği ifade edildi.
Mart ayında güncellenen makro çerçeveye atıfta bulunulan analizde; baz senaryoda brent petrol fiyatının yıllık ortalama 95 dolar, yıllık büyümenin %3 ve yıl sonu TÜFE’nin yüzde 30 olabileceği bildirilerek, 2026 sonunda dolar/TL kurunun da 50,7 TL’ye ulaşabileceği görüşü savunuldu.