Kentsel dönüşümün hızlandığı Türkiye’de kiralık konut krizi derinleşiyor. Riskli yapılardan tahliyeler ve sınırlı yeni arz, özellikle dönüşüm bölgelerinde kiraları hızla yukarı çekiyor.
Deprem gerçeğiyle yüzleşen Türkiye’nin dört bir yanında, riskli yapıların yenilenmesi maksadıyla başlatılan kentsel dönüşüm seferberliği tüm hızıyla devam ediyor. Ancak bu hayati yenilenme süreci, kiralık konut piyasasında büyük bir daralmayı beraberinde getirdi.
Riskli yapılardan tahliye edilen mülk sahipleri ve bu binalarda yaşayan mevcut kiracıların, ortalama iki yıl süren inşaat aşamasında barınma ihtiyacını karşılamak zorunda kalması, mevcut kiralık konut stokunu hızla eritiyor.
Piyasaya yeni kiralık ev girişinin sınırlı olması ve talebin aniden patlaması, fiyatları da kaçınılmaz olarak yukarı yönlü baskılıyor. Emlak danışmanları, özellikle dönüşümün yoğunlaştığı köklü mahallelerde kiralık ev bulmanın neredeyse imkânsız hâle geldiğini belirtiyor.
TALEP, FİYATI YUKARI ÇEKİYOR
Dönüşüm sebebiyle evini boşaltmak mecburiyetinde kalan vatandaşlar için şehir veya uzak ilçe değiştirmek, günlük hayatın akışını bozduğu için kesinlikle tercih edilmiyor.
Ailelerin mevcut iş yerleri, çocuklarının devam ettiği okullar ve yıllardır kurdukları sosyal düzenleri sebebiyle uzak bölgelere taşınmak mantıklı bir seçenek oluşturmuyor. Hâl böyle olunca, insanların kendi mahallelerinden veya alıştıkları yakın çevrelerinden kopmak istememesi, belirli bölgelerdeki kiralık ev talebini son üç yılda inanılmaz seviyelere taşıdı.
Enflasyon ve artan inşaat maliyetleri gibi genel ekonomik etkenlerin yanı sıra, kentsel dönüşüm kaynaklı bu zorunlu yer değiştirmeler kiralık ev piyasasını âdeta alevlendiriyor.