Türk havacılığının önemli isimlerinden Ali İsmet Öztürk, Türkiye’de pilot eğitimi, pilot istihdamı ve genel havacılığın mevcut durumuna ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Sosyal medya ağından (Linkedin) açıklamalarda bulunan Öztürk, yıllar içerisinde profesyonel uçuş eğitiminin toplumdaki algısının değiştiğini, pilot ihtiyacının olduğundan daha yüksek gösterildiğini ve pilotluk mesleğinin bazı çevreler tarafından ticari bir alana dönüştürüldüğünü savundu.
Pilot olmak isteyen çok sayıda kişinin yıllarca yüksek miktarlarda eğitim ücretleri ödediğine dikkat çeken Öztürk, bu süreçte uçuş eğitiminin ve havacılığın sahip olması gereken seçiciliğin de zarar gördüğünü ifade etti.
Geçmişte profesyonel uçuş eğitiminde başarı oranlarının yaklaşık yüzde 50 seviyesinde olduğunu belirten Öztürk, iki adaydan ancak birinin başarılı olabildiğini ifade ederek zaman içerisinde bu yaklaşımın değiştiğini dile getirdi.
Öztürk ayrıca düşük uçuş tecrübesine sahip pilotların havayollarında göreve başlamasına dikkat çekerken, uçuş emniyetinin geri plana itildiğini savundu.
Gelinen noktada yüzlerce yeni pilotun işsiz kaldığını belirten Öztürk, yaşanan durumdan genç pilotların sorumlu tutulamayacağını ifade etti.
Sorunun temelinde ise genel havacılığın yıllar içerisinde görmezden gelinmesi ve havacılık kültürünün zayıflaması olduğunu savunan Öztürk, mevcut havacılık sisteminin genel havacılık ve güçlü bir havacılık kültürü olmadan sürdürülebilir olmayacağını vurguladı.
Ali İsmet Öztürk’ün paylaşımının tamamı:
“Türk Sivil Havacılığı Sonunda Gerçeklerle Yüz Yüze… !
Yıllar içinde profesyonel uçuş eğitiminin toplumdaki algısı, ‘nakış kursu, dikiş kursu’ gibi bir seviyeye getirildi.
Yıllardır, aslında yüksek boyutta olduğu tartışılır bir profesyonel uçucu ihtiyacı, sanki varmış gibi gösterildi.
Yıllardır, uçuculuk mesleği birileri tarafından ‘hayal tacirliği’ boyutunda lanse edildi. Bunu kimse anlamadı.
Liselere dahi indi, ama içi boştu.
Yıllarca, profesyonel pilot olmak için birileri, birilerine acayip paralar ödedi.
Bizim gözümüzde ‘kutsal’ olan uçuculuk mesleğimiz, para hırsıyla yıpratıldı, seviyesizleştirildi.
Uçuş eğitimi ve havacılık ‘müstesna’ olmaktan çıktı.
Gerçek uçuş eğitimi yaklaşık %50 performans ile olur. Yani sadece 2 adaydan biri başarılı olur (idi). Bunun sebepleri vardır, hepsi unutuldu.
Sadece 300 saat uçuşu olanlar hava yollarında uçuşa başladılar.
Emniyet bir köşeye itildi.
Hülasa, ‘para’ bizim kutsal kıldığımız mesleğimizi ‘yedi, bitirdi’.
Şimdiki durum;
Yüzlerce yeni pilot işsiz, sefil, rezil…
Bence suçları da yok onların.
Tabi, içlerinde mesleği küçük görenler varsa onları dışlamak lazım.
Genelde öyle olduğuna inanmak istemem.
Peki bu duruma neden gelindi?
Tek bir sebebi var aslında… ve çok basit.
Genel Havacılık görmezden gelindi.
Nerdeyse YOK sayıldı!
Havacılık Kültürü sıfırlandı!
Yürümesi mümkün olmayan havacılık sistemi, içinde Havacılık Kültürü ve Genel Havacılık olmayan dayatmalardır!
Şimdi o noktadayız…”