Diyarbakır’ın Çınar İlçesinde yaşayan 44 yaşındaki F.G, evlenme vaadiyle 14 yaşındaki D.G isimli kız çocuğunu kaçırdı.
Yaşı küçük olduğu için küçük kıza imam nikahı kıyarak birlikte yaşamaya başladı. D.G rahatsızlanarak Çınar Devlet Hastanesine kaldırılınca olay ortaya çıktı.
Doktorların muayenesinde küçük kızın 4 ay 22 günlük gebe olduğunu anlaşıldı. Hasta kayıt işlemleri yapılırken çocuğun doğum tarihine göre 14 yaşında olduğu belirlenince hastane polisine haber verildi. Gözaltına alınan F.G ifadesinde, “D.G bizim mahallede komşumuzun kızıydı. 15 yıldır ailesiyle aynı mahallede yaşıyoruz. D.G kendisi benimle kaçmak istedi. Bende kabul ettim ve imam nikâhı kıyarak karı, koca olduk. İmam nikâhı kıydığımız gün ilk kez cinsel ilişkiye girdik. 6 aydan beri aynı evde yaşıyoruz. Ancak imam nikâhı kıydığımızda ben kızın gerçek yaşını bilmiyordum. Evlendikten 3 ay sonra yaşını öğrendim. Küçük olduğunu öğrenince de çok pişman oldum. Bu nedenle hakkımdaki nitelikli cinsel saldırı suçlamasını kabul etmiyorum” dedi.
Çocuk İzleme Merkezinde pedagog eşliğinde ifadesi alınan küçük kız D.G ise, F.G ile kendi rızası ile kaçıp evlendiklerini, olay günü birlikte kaçarak Çermik İlçesinde F.G’nin kardeşinin evine gittiklerini, ilk cinsel ilişkiye burada girdiklerini ve hamile kaldığını söyledi. F.G’nin eşi olduğunu ve kendisinden şikayetçi olmadığını ifade etti. Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesinden alınan rapor ve kemik yaşı testinde D.G’nin yaşının 14 yıl 11 ay olduğu belirlendi.
AŞI KARTI GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI
Çınar Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğü de savcılığa gönderdiği yazıda, küçük kızın 5’li karma aşısı ile oral polio aşısının 2011’de yapıldığını bildirince gerçek yaşı da ortaya çıkmış oldu. Gelen raporlar ve toplanan delillere göre kendisinden 27 yaş küçük kız çocuğunu kaçırıp imam nikahıyla evlenen F.G hakkında, “Çocuğa karşı nitelikli cinsel saldırı” suçundan Ağır Ceza Mahkemesine dava açıldı.
FİZİKSEL GELİŞİMİ OLABİLİR ANCAK GERÇEK YAŞI 14
Diyarbakır Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, D.G’nin ilk ifadesinde kimlikteki yaşının doğru olduğunu söyleyip evlendiği kişiyi koruma kastıyla hareket ederek suçu 3. kişilere atmaya çalıştığı, ikinci ifadesinde ise 16 yaşında olduğunu söyleyip birbiriyle çelişen ifadeler vermesi üzerine hastane kayıtları, kemik yaşı ve aşı kartındaki bilgilerin esas alındığına dikkat çekildi. İddianamede küçük kızın aşı kartının temin edildiği, aşı kartında bulunan 5'li karma aşısı ve oral polio aşısının 29 Haziran 2011’de uygulandığı, iki aşının son dozlarının 18 aylıkken yapıldığı, aşı kartı ve takvimine göre mağdurun kimlikte bulunan doğum tarihi ile aşıların doğru tarihte yapıldığı, bu sebeple mağdurun vücudunun hızlı gelişebileceği sebebiyle fiziksel gelişimine bağlı kemik testine itibar edilemeyeceği vurgulandı.
15 YILLIK KOMŞU İSE YAŞINI BİLMEMESİ SÖZ KONUSU OLAMAZ
İddianamede sanığın imam nikahıyla evlendiği mağdurun yaşının küçük olduğunu bilmesine rağmen cinsel ilişkiye girdiği, sanık ile mağdur kızın aynı mahallede 15 yıldan beri birlikte yaşaması sebebiyle mağdurun yaşını bilmemesi gibi bir durumun söz konusu olmayacağı, komşusu olan mağdur ile imam nikahı kıydığı tarihten itibaren gebe kaldığı tarihe kadar yaklaşık 5 aylık süre içerisinde farklı zamanlarda cinsel ilişkiye girdiği için “Organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçunu işlediği sabit olduğundan 20 yıl hapisle cezalandırılması istendi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da suçtan zarar gören sıfatıyla davaya müdahil olarak katıldı.