Yeni yayımlan bir araştırmaya göre, 1965–1974 yılları arasında doğan bireylerin biyolojik yaş göstergeleri, 1950–1954 doğumlulara kıyasla daha yüksek çıktı. Benzer şekilde 1990’lı yıllarda doğan katılımcıların da önceki kuşaklara göre daha hızlı biyolojik yaşlandığı tespit edildi.
Araştırma, biyolojik yaşlanmayı hücresel ve moleküler düzeyde biriken yıpranma üzerinden değerlendiriyor.
UZMANLARDAN “ERKEN YAŞLANMA” UYARISI
Nature Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, çalışmanın yazarlarından Washington Üniversitesi’nden Yin Cao, bazı genç yetişkinlerde bu biyolojik değişimlerin beklenenden daha erken ortaya çıkabileceğini belirterek bunun erken başlangıçlı kanser vakalarındaki artışla bağlantılı olabileceğini ifade etti.
Prof. Dr. Şevket Özkaya genç yaştaki kanser vakalarında biyolojik yaşlanma ve kozmetik etkisine dikkat çekti
GENÇLERDE KANSER ARTIŞI KÜRESEL BİR YÜKSELİŞ
Kanser genellikle ileri yaş hastalığı olarak bilinse de, son 30 yılda genç yaş gruplarında artış dikkat çekiyor. British Medical Journal (BMJ) verilerine göre, 50 yaş altındaki yeni kanser vakaları 1990’dan bu yana dünya genelinde yaklaşık yüzde 79 arttı.
Avrupa Kanser Bilgi Sistemi (ECIS) verileri de çocukluk çağı kanserlerinde yükselişe işaret ediyor. 2022 yılında Avrupa Birliği ülkelerinde yaklaşık 13 bin 800 çocuk ve ergen kansere yakalandı.
OLASI NEDENLER TARTIŞILIYOR
Uzmanlar artışın nedenlerini kesin olarak açıklayamazken, önceki araştırmalar aşırı işlenmiş gıdalar, obezite, alkol, sigara kullanımı ve mikroplastiklere maruziyet gibi faktörleri olası riskler arasında değerlendiriyor.
Ancak bilim insanları, hızlı biyolojik yaşlanma ile kanser arasındaki ilişkinin henüz doğrudan kanıtlanmadığını vurguluyor.
Bilim dünyası bunu konuşuyor: Yaşlanma meğer yavaş yavaş olmuyormuş! İşte iki büyük kırılma anı
“TÜM VÜCUT ETKİSİ” YAKLAŞIMI ÖNE ÇIKIYOR
İngiltere’deki Barts Kanser Enstitüsü’nden John Riches, araştırmanın öneminin yalnızca tekil hücrelere değil, vücudun bütünsel biyolojik değişimlerine odaklanmasından kaynaklandığını belirtti. Riches’e göre bu bulgular, çevresel faktörlerin ve yaşam tarzının uzun vadede vücut üzerindeki etkilerini daha görünür hale getiriyor.
DAHA FAZLA ARAŞTIRMA ÇAĞRISI
Bilim insanları, biyolojik yaşlanma ölçümlerinin neyi tam olarak gösterdiğinin henüz netleşmediğini ifade ediyor.
Wellcome Sanger Enstitüsü’nden Jyoti Nangalia, bu göstergelerin kanser gelişimini doğrudan mı yansıttığının yoksa ortak risk faktörlerinden mi kaynaklandığının daha fazla araştırılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca bu ölçümlerin farklı kuşaklarda sağlık değişimlerini takip etmede önemli bir araç olup olmayacağının da incelenmesi gerektiğini söyledi.