Çanakkale - Çanakkale'nin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı havzasında, Koza Altın İşletmeleri (yeni adıyla Türk Altın İşletmeleri) tarafından işletilmek istenen altın ve gümüş madeni projesi mahkeme kararıyla iptal edildi. Çanakkale 1. İdare Mahkemesi, söz konusu projeye verilen "ÇED Olumlu" kararını hukuka aykırı bularak iptaline hükmetti. Bu karar, orman yangınları ve kuraklık tehlikesiyle boğuşan kentin geleceği, içme suyu güvenliği ve orman varlığının korunması açısından yaşamsal bir önem taşıyor.
İptalin gerekçesi: Bilimsellikten uzak rapor ve yetersiz tedbirler
Mahkemenin kararına temel oluşturan bilirkişi raporu, projenin mevzuata ve bilimselliğe aykırı birçok yönünü gözler önüne serdi. Raporda, olası olumsuz etkilere karşı alınacak koruyucu tedbirlerin nasıl gerçekleştirileceğinin belirsiz bırakıldığı ve korumacı bir yaklaşım sergilenmediği vurgulandı. Ayrıca ÇED raporunun tarımsal konularla ilgili bölümlerinin, arazi nitelikleri ve bölgenin tarımsal bütünlüğü gözetilmeden, bilimsel esaslara uzak bir şekilde hazırlandığı tespit edildi. Bilirkişi heyeti, projede sunulan bilgilerin değerlendirme aşamasının eksik olduğunu belirterek uygulamanın hiçbir "kamu yararı" barındırmadığına kanaat getirdi. Mahkeme de bu raporu hükme esas alınabilecek nitelikte bularak, ÇED olumlu kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna vardı ve işlemin iptaline karar verdi.
Tek içme suyu kaynağı Atikhisar Barajı zehirlenme riskinden kurtuldu
İptal edilen maden projesinin Çanakkale için yarattığı en büyük tehdit, kentin tek içme suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı'na sadece 1.400 metre mesafede, koruma ve su toplama havzasının tam içinde yer almasıydı. Maden faaliyete geçseydi, oluşacak asit maden drenajı ve ağır metallerin Sarıçay ve dereler yoluyla kentin suyunu zehirleme riski bulunuyordu. Bunun yanı sıra proje kapsamında yaklaşık 93 hektar ormanlık alan ile 22 hektarın üzerinde verimli tarım arazisinin yok edileceği hesaplanmıştı. Uzmanlar, projenin sadece orman kaybı nedeniyle yaklaşık 75 milyon dolar zarara yol açacağını, cevherin işlenmek üzere Eskişehir ve İzmir'e taşınması sırasında oluşacak devasa karbon emisyonunun da kente yaklaşık 25 milyon dolarlık bir ekolojik ve ekonomik fatura çıkaracağını belirtiyordu.
Bakanlığın onayına karşı kentin suyunu ve doğasını kimler savundu?
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın projeye verdiği onaya karşı başlatılan geniş çaplı hukuki mücadelede pek çok kurum, sivil toplum örgütü ve vatandaş omuz omuza yer aldı. Davalar; Çanakkale Belediyesi, Ziraat Mühendisleri Odası, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Ayvalık Tabiat Derneği, Burhaniye Çevre Platformu Derneği, Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Gülpınar Sürdürülebilir Yaşam Derneği, Bergama Çevre Platformu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve yöre halkı tarafından açılmıştı. Mahkemenin nihai iptal kararını verdiği dosyada ise idarenin karşısında davacıların yanında TMMOB Mimarlar Odası Çanakkale Şubesi ve İda Dayanışma Derneği gibi kurumlar da müdahil olarak Çanakkale'nin suyunu ve yaşam alanlarını savundular.