Klasik sanatlarımızın temel kaynaklarından biri olan "Kalem Güzeli" adlı eserde yer alan sıra dışı bir bilgi, okuyanları hem şaşırtıyor hem de hayran bırakıyor. Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş bu kadim formüle göre, eski yazı ustaları (hattatlar) mürekkep kalitesini artırmak ve yazı süreçlerini mükemmelleştirmek için tamamen doğal bir kimyasal çözücüye başvuruyorlardı: Bahar budamasında asmanın gözyaşları gibi süzülen doğal özsuyu.
ASMANIN GÖZYAŞLARI MÜREKKEBE HAYAT VERİYORDU
Hat sanatında kullanılan is mürekkebi, yapısı gereği zamanla kuruyabilen ya da yoğunlaşabilen hassas bir karışımdır. Eski dönemin usta sanatkarları, kimyasal çözücüler yerine tamamen doğanın kalbinden gelen bir formül geliştirdiler. Bahar aylarında üzüm asması budandığında dalların uçlarından süzülen bu şifalı ve berrak özsu, titizlikle toplanarak yazı odalarındaki (meşkhane) yerini alıyordu.

HEM YUMUŞATICI HEM DE DOĞAL BİR ÇÖZÜCÜ
"Kalem Güzeli" kitabında detaylarına yer verilen bu yöntem, asma özsuyunun mürekkep üzerindeki eşsiz etkilerini gözler önüne seriyor. Bu özel sıvı;
Zamanla kuruyan ve katılaşan değerli mürekkepleri kıvamına getirmek,
Divit ucundan kağıda akan yazıyı çok daha akışkan ve pürüzsüz kılmak,
Mürekkebin kağıt üzerindeki kalıcılığını artırmak amacıyla en kusursuz doğal çözücü olarak kullanılıyordu.