Sofraların olmazsa olmazı olan yufka, hamurun yoğrulmasından pişirilip paketlenmesine kadar 10 farklı aşamadan geçerek tüketiciyle buluşuyor. Dışarıdan yapımı kolay gibi görünen yufkanın üretim sürecinin ardında ise saatler alan bir emek bulunuyor.
Yufkacılığa 12 yıl önce çıraklıkla başlayan Hanife Öztekin, zamanla edindiği tecrübeyle kendi işletmesini kurduğunu belirtti. Yufka üretmenin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını söyleyen Öztekin, bir yufkanın sofraya gelene kadar 10 ayrı aşamadan geçtiği bilgisini verdi.

“YUFKANIN ARKASINDA SAATLER SÜREN BİR EMEK VAR”
Tüketicilerin sadece son ürünü gördüğünü, üretimin ardındaki zahmetin bilinmediğini belirten Öztekin, "Bir paket sigaraya verilen para kimseye fazla gelmiyor. Ama aynı kişi yufkaya verdiği ücreti pahalı bulabiliyor. Oysa yufkanın arkasında saatler süren bir emek var. İnsanlar bu süreci görse, fiyatın aslında emeğin karşılığı bile olmadığını daha iyi anlayacaktır" diye konuştu.
Yufka talebinin özellikle kışın arttığını aktaran Öztekin, bayramlardan önce de üretimin yaklaşık 50-60 kg yükseldiği bilgisini verdi. Yoğunluğun özellikle arife gününden önceki günlerde yaşandığını söyleyen Öztekin, bunun yanı sıra vatandaşın baklava ve benzeri ürün taleplerini de karşılamaya çalıştıklarını ifade etti.

“HER GÜN YENİ BİR ŞEY ÖĞRENİYORUM”
1 yıla yakın süredir yufka üretiminde çalışan Suna Dilek, mesleği iş başında öğrenen isimlerden biri. Üretim sürecinin her aşamasını zamanla öğrendiğini aktaran Dilek, hala kendisini geliştirmeye devam ettiğini belirtti. Mesleğe başladığı zaman hiçbir aşamayı bilmediğini ifade eden Dilek, ustalarının yönlendirmesi ile basma, ezme, dizme ve yufkanın hazırlanma sürecindeki birçok işi öğrendiğini anlattı. Üretimin bazı bölümlerinde görev aldığını aktaran Dilek, tüm aşamaları öğrenmek için çalışmaya devam ediyor.
Yufka üretiminin fiziksel açıdan oldukça yorucu olduğunu ifade eden Dilek, gün boyunca ayakta çalışmanın zaman zaman bel ve bacak ağrılarına neden olduğunu söyledi. Kısa molaların ardından yeniden işlerinin başına döndüklerini belirten Dilek, üretim sürecinin yoğun emek gerektirdiğini vurguladı. Suna Dilek, "Maliyeti az gibi görünse de emeği çok fazla olan bir iş. Gün sonunda yoruluyoruz ama üretimin aksamaması için çalışmaya devam ediyoruz" diye kaydetti.