Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Erdoğan, İsrail Kabinesi’nin Ermeni Soykırımı’nı tanıma teklifini kabul etmesine ilk kez tepki gösterdi; İstanbul’daki ulaşım yatırımlarından Alevilere yönelik hizmetlere, muhalefet içindeki tartışmalardan belediyelerin çalışmalarına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Erdoğan, İsrail’e tepki gösterirken İspanya Engizisyonu ve Nazi Almanyası’ndan kaçan Yahudilere Osmanlı’nın sahip çıktığını belirterek, “Tarihimizde Engizisyondan, Nazi zulmünden kaçana sahip çıkma erdemi vardır. ‘Tahtımı, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem’ diyenlerin vakur duruşu vardır. Bunu en iyi, şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze’deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye’ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir” dedi.
“32 yıllık bu mücadelenin her aşaması, eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün hikayesidir”
Erdoğan, konuşmasının ilk bölümünde Türkiye’nin uydu ve teknoloji alanındaki çalışmalarına değindi. Yürütülen projelerin uzun soluklu bir mücadelenin sonucu olduğunu söyleyen Erdoğan, “İnançla, azimle ve emekle çalışarak her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine dönüştü. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması, aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir” diye konuştu.
Türksat 3A uydusunun 2008’de uzaya fırlatılmasını hatırlatan Erdoğan, o dönemde projeye yönelik eleştirileri de gündeme getirdi:
“Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata ve kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi.”
Erdoğan, çağın öne çıkan değerinin “enformasyon, bilgi ve veri” olduğunu belirterek, devletler ve şirketler arasındaki rekabetin önemli alanlarından birinin de uydu yarışı olduğunu söyledi. Erdoğan, “Her ne kadar ufukları burunlarının ötesine geçmeyenler bizim ne yaptığımızı anlamasalar da biz sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz” dedi.
'Aziz İstanbul’u kaderine terk etmiyoruz'
Türkiye’nin gelecek çeyrek asrına ve yarım asrına damga vuracak projelerin hazırlıklarını sürdürdüklerini söyleyen Erdoğan, İstanbul’daki ulaşım yatırımlarına da değindi.
Erdoğan, “Türkiye’nin ve şehirlerimizin yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Aziz İstanbul’u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul’un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
16 istasyondan oluşan ve 69 kilometre uzunluğa sahip metro projesinin bu yatırımlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, 19 Haziran’da resmi açılışı yapılan Halkalı-Arnavutköy kesimiyle projenin tamamlandığını söyledi.
Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimleri arasındaki seyahat sürelerinin ciddi oranda azaldığını belirten Erdoğan, projenin zamandan 117 milyon saat tasarruf sağladığını ve ekonomiye 953 milyon euro katkı yapacağını ifade etti. Erdoğan, İstanbul’da iki ayrı hattın yapımının sürdüğünü belirterek, bu hatların tamamlanmasıyla kentte inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğunun 191 kilometreye çıkacağını söyledi.
'Ellerinde masum Gazzelilerin kanı olan cinayet şebekesinin dediklerini zerre kadar kale almıyoruz'
Erdoğan, konuşmasında İsrail Kabinesi’nin Ermeni Soykırımı’nı tanıma teklifini kabul etmesine de tepki gösterdi.
Türkiye’nin tarih boyunca başı dara düşenlerin yardımına koştuğunu ve ülkeye sığınanlara kapılarını açtığını söyleyen Erdoğan, İsrail’i hedef alarak şunları söyledi:
“Ellerinde masum Gazzelilerin kanı olan cinayet şebekesinin dediklerini zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne sömürgecilik ne katliam ne de soykırım vardır. Engizisyondan, Nazi zulmünden kaçana sahip çıkma erdemi vardır. ‘Tahtımı, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem’ diyenlerin vakur duruşu vardır. Bunu en iyi, şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze’deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye’ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir.”
'Adımız ne olursa olsun soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’dir'
Erdoğan, konuşmasının devamında Türkiye’de birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Kendi siyaset anlayışlarını “çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapmak” olarak tanımlayan Erdoğan, “Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz” dedi.
Köken, mezhep, meşrep ve hayat tarzı farklılıklarına rağmen herkesin aynı devletin vatandaşı olduğunu belirten Erdoğan, “Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Adımız ne olursa olsun soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’dir” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldıkları ilk günden itibaren hiçbir insanı diğerinden ayırmadıklarını söyledi.
'Alevi canlarımızın hassasiyetleri üzerinden kimse siyaset yapmamalıdır'
Erdoğan, ana muhalefet partisi içindeki tartışmalara da değindi. Tartışmanın “makul zeminden çıkmasının” yanlış olduğunu söyleyen Erdoğan, Alevi yurttaşların bu tartışmalarda kullanılmak istenmesinin daha da yanlış olduğunu belirtti.
Erdoğan, “Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin burada yapacağı iş; kötü sicilleriyle hesaplaşmaktır. Alevi canlarımızın hassasiyetleri üzerinden kimse siyaset yapmamalıdır. Kutuplaştırma siyaseti geçmişte çok acılara neden olmuştur” dedi.
'Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemlerine 800 milyon lira destek verdik'
Erdoğan, Alevilere yönelik daha önce gündeme dahi gelmeyen reformları hayata geçirdiklerini söyledi. Erdoğan, “Herkesin kendi kimliğini ifade etmesini, kültürünü, inancını özgürce yaşamasının önünü açtık” dedi.
Son üç yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemlerine 800 milyon lira destek verdiklerini belirten Erdoğan, yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmeti sunacaklarını söyledi.
Deprem bölgesindeki cemevlerine ilişkin de bilgi veren Erdoğan, 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladıklarını, yıkılan ve ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda tamamlayacaklarını ifade etti.
Erdoğan, “1000 yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz” dedi.
Muharrem ayına da değinen Erdoğan, “Bu vesile ile Mah-ı Muharrem oruç açma lokmasında birlikte olduğumuz, aynı muhabbet sofrasını paylaştığımız canlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Peygamber Efendimizin ‘Allah’ın ayı’ olarak tarif ettiği tutulan oruçların, edilen duaların kabul edilmesini temenni ediyorum. Hz. Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını şehadetlerinin 1387. seneidevriyesinde rahmetle, tazimle yad ediyorum” ifadelerini kullandı.
'Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla gündeme gelirken bizim belediyelerimiz uluslararası başarılarla anılıyor'
Erdoğan, konuşmasının sonunda belediyelerin çalışmalarına da değindi. Muhalefet belediyelerini eleştiren Erdoğan, kendi belediyelerinin uluslararası başarılarla gündeme geldiğini söyledi.
Erdoğan, “Muhalefet belediyeleri, para kuleleriyle, baklava kutularıyla gündeme gelirken bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla anılması da ayrıca takdire şayandır. Vizyon farkını ortaya koyan bir gelişmedir” dedi.