SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Daha önce sözde soykırım yalanıyla Türkiye'yi ulusal arenada sıkıştırmaya çalışan küresel şeytanlar şimdi de tecavüz yalanı fitnesini devreye soktu. Terörist EOKA'cı canilerin Kıbrıslı Türklere tacizlerini, yönelik soykırımlarını görmeyen alçak Batı,1974 yılında Türklerin Ada’ya müdahalesi sırasında tecavüz işlediği yalanını söyleyerek skandal bir karara imza attı. Müslümanlara karşı işlenen suçları görmezden gelerek sessiz kalan Avrupa Parlamentosu (AP), 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıl dönümüne sayılı günler kala skandal bir karara imza attı.

Avrupa Parlamentosu, Kıbrıslı Rum kadın ve kız çocuklarının, Türkiye’nin 1974'teki askeri müdahalesi sırasında cinsel şiddete maruz kaldıklarına dair skandal raporu kabul ederek, resmen tanırken rezil rapora tepkiler dinmiyor. Başta Dışişleri Bakanlığımız ve KKTC Dışişleri Bakanlığı olmak üzere birçok milletvekili skandal karara tepki gösterirken, Batı’nın taraflı tutumuna bir tepki de AK Parti Kayseri Milletvekili Dr. Hulusi Akar’dan geldi. Avrupa Parlamentosu’nun skandal kararına sosyal medya hesabından tepki gösteren Akar, AP’nin riyakâr ve bağnaz yüzüne şaşırmadıklarını belirtti.
GERÇEKLERİ GÖRMEZDEN GELİYORLAR
Avrupa Parlamentosu'nun gerçekleri görmezden geldiğini vurgulayan Akar, “Gerçeklere sırtını dönenler yine önyargılarına sarıldı. Avrupa Parlamentosu bir kez daha taraflı ve ikiyüzlü yüzünü gösterdi. Gerçekleri görmezden gelenler, bir kez daha önyargıyı gerçeğin önüne koydu” değerlendirmesinde bulundu.

YALANLAR MEHMETÇİĞİN ŞEREFİNİ DEĞİŞTİRMEZ
Avrupa Parlamentosunun aldığı kararın Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs'taki meşru konumunu değiştirmeyeceğini ifade eden Akar, “Kâğıt üzerinde alınan bir karar, barışın, huzurun ve güvenliğin teminatı olan kahraman ve fedakâr Mehmetçiğin şerefini değiştiremez. Yalan suçlamalar gerçekleri asla değiştiremeyecek.” dedi.
"TÜRK ORDUSU GARANTÖRDÜR, İŞGALCİ DEĞİL"
Açıklamasında Atina Temyiz Mahkemesi'nin 21 Mart 1979 tarihli ve 2658/79 sayılı kararına da atıfta bulunan Akar, söz konusu kararda Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "garantör" olarak nitelendirildiğini, "işgalci" olarak değerlendirilmediğini belirtti.
Bu kararın hukuki açıdan Avrupa Parlamentosu'nun iddialarını çürüttüğünü savunan Akar, “Türkiye ve Türk Ordusu bir garantördür, işgalci değil.” ifadelerini kullanarak Avrupa Parlamentosu'nun kararını sert sözlerle eleştirdi.