Yapay zekanın 2030 yılına kadar ve sonrasında finansal hizmetleri köklü şekilde dönüştüreceği, Birleşik Krallık'ta yaklaşık 11 milyon yetişkinin, önceden belirlenmiş hedefler doğrultusunda kendi adına karar alabilen yapay zeka sistemlerini kullanmasının beklendiği belirtildi.
Independent'ın haberinde yer alan; kapsamlı incelemeye göre, yapay zeka önemli fırsatlar sunarken siber güvenlik risklerini artıracak, dolandırıcılık yöntemlerini daha karmaşık hale getirecek. Bu nedenle dolandırıcılıkla mücadele yöntemlerinin de aynı hızla gelişmesi gerekecek.
Perakende finansal hizmetlerin 2030 ve sonrasında yapay zeka ile nasıl şekilleneceğini inceleyen rapor, Birleşik Krallık Finansal Davranış Otoritesi (FCA) İcra Direktörü Sheldon Mills liderliğinde hazırlandı.
Mills, raporda yapay zekanın "insanların kötü finansal kararlar almasına neden olan bilgi eşitsizliklerini ve sistemdeki sürtünmeleri ortadan kaldırmak için nesilde bir kez karşılaşılabilecek bir fırsat" sunduğunu ifade etti.
Finansal piyasalardaki sorunlara çözüm olabilir
Mills İncelemesi'ne göre yapay zeka, perakende finans piyasalarındaki uzun süredir devam eden sorunların çözümüne katkı sağlayabilir ve bireylerin mali durumlarını daha etkin yönetmelerine yardımcı olabilir.
Independent'ın haberinde yer alan; raporda bunun hem bireysel hem de ülke ekonomisi açısından önemli faydalar sağlayacağı vurgulanırken, "Finansal güvenlik, finansal okuryazarlık ve sermayeye erişim modern ekonominin temel taşlarıdır" değerlendirmesine yer verildi.
Yapay zekanın katkı sağlayabileceği alanlar arasında;
- Geleneksel finansal danışmanlık hizmetlerinden yalnızca tüketicilerin yüzde 9'unun yararlanması nedeniyle oluşan danışmanlık açığı,
- Hayat veya gelir koruma sigortasına sahip olanların yalnızca yüzde 30 olması nedeniyle ortaya çıkan koruma açığı,
- Banka ve finans kuruluşları arasında düşük geçiş oranları,
- Finansal dışlanma,
- Verimsiz tasarruf alışkanlıkları,
yer aldı.
11 milyon kişi karar veren yapay zeka kullanmaya hazır
Araştırma kapsamında Yonder Consulting, nisan ayında günlük banka hesabı bulunan 5 binden fazla Birleşik Krallık tüketicisiyle anket gerçekleştirdi.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 20'si, yani yaklaşık 11 milyon yetişkin, önceden belirlenmiş hedefler doğrultusunda bağımsız karar alabilen yapay zeka sistemlerini kullanmaya sıcak bakıyor.
Kişisel finans işlemleri yapanların yüzde 16'sı halihazırda finans yönetiminde yapay zekadan destek aldığını belirtirken, farklı alanlarda zaten yapay zeka kullanan kişilerde bu oran yüzde 23'e yükseliyor.
Son 12 ay içinde herhangi bir finansal ürün satın alan veya kullananların oluşturduğu yüzde 69'luk grubun ise yüzde 17'si bu süreçte yapay zekadan yararlandığını ifade etti.
Araştırmaya göre mevcut kullanım daha çok yardımcı nitelikte. Kullanıcılar yapay zekayı bilgi özetleme, açıklama yapma, karmaşık bilgileri sadeleştirme ve ürün karşılaştırması amacıyla kullanırken, karar alma yetkisini tamamen devretmeyi henüz tercih etmiyor.
Yapay zeka kullanımının özellikle yatırım, borç yönetimi ve vergi planlaması gibi geçmişte profesyonel danışmanlık alınan alanlarda daha yaygın olduğu görüldü.
Katılımcıların yüzde 13'ü ise yapay zekaya banka hesapları ve finansal verilerine gerçek zamanlı erişim izni vermeye istekli olduğunu söyledi.
Faydalar görülüyor, ancak güven endişesi sürüyor
Araştırmaya katılanların yüzde 55'i yapay zekanın günlük para yönetiminde en az bir fayda sağlayacağını düşünürken, yüzde 24'lük kesim hiçbir koşulda finansal hizmetlerde yapay zeka kullanmayacağını belirtti.
Katılımcılar en büyük endişeleri arasında;
- Kişisel ve finansal verilerin kötüye kullanılması,
- Bir sorun yaşandığında yeterli koruma sağlanmaması,
- Büyük finans kuruluşlarının daha fazla güç kazanması
gibi riskleri sıraladı.
Finans sektörü, akademi ve tüketici kuruluşlarının katkılarıyla hazırlanan raporda, yapay zekanın perakende finansal hizmetlerin işleyişini ve piyasa yapısını kökten değiştirecek belirleyici bir unsur olacağı ifade edildi.
Rapora göre yapay zeka aynı zamanda pazara giriş engellerini azaltabilir ve dijital odaklı yeni şirketlerin çok daha hızlı büyümesini sağlayabilir.
Bununla birlikte yapay zekanın erişilebilirlik, kişiselleştirme ve verimlilik açısından önemli avantajlar sunmasına rağmen; dolandırıcılık, siber güvenlik, tüketici mağduriyetleri ve piyasa yoğunlaşması gibi riskleri de artırabileceği vurgulandı.
"Yapay zeka finans sektörünü dönüştürecek"
Independent'ın haberine göre; FCA Yönetim Kurulu tarafından incelemeyi hazırlamakla görevlendirilen Sheldon Mills, şu değerlendirmede bulundu:
"Yapay zeka 2030 yılına kadar finansal hizmetleri dönüştürecek.
Tüketiciler, şirketler ve daha geniş ekonomi için önemli fırsatlar yaratıyor.
Bu rapor, sektörün düzenleyici kurumları ile hükümetin, dünyanın önde gelen finansal hizmetler sektöründe yapay zeka odaklı değişimin bir sonraki aşamasına nasıl hazırlanması gerektiğine ilişkin bir yol haritası sunuyor"
Raporda, tüketicilerin yapay zekanın verdiği kararları denetleyebilmesi, anlayabilmesi ve özellikle sorun yaşandığında bu kararlara itiraz edebilmesi gerektiği vurgulandı.
Ayrıca yüksek kaliteli yapay zeka uygulamalarına eşit erişim sağlanamaması durumunda finansal kapsayıcılıkta yeni eşitsizlikler oluşabileceği, buna karşın iyi tasarlanmış sistemlerin desteğe en fazla ihtiyaç duyan kişiler için önemli fırsatlar yaratabileceği ifade edildi.
Dolandırıcılıkta yeni dönem
Rapora göre 2030 yılına gelindiğinde yapay zeka, dolandırıcılık ve siber saldırıları daha hızlı, daha ucuz, daha ölçeklenebilir ve daha ikna edici hale getirecek. Aynı zamanda bu saldırıları tespit etmek ve önlemek de çok daha zorlaşacak.
Raporda şu ifadeler yer aldı:
"Deepfake teknolojileri, sentetik kimlikler ve kişiye özel sosyal mühendislik yöntemleri dolandırıcılık ve siber güvenlik risklerini yeni bir döneme taşıyor ve saldırıların gerçekleştirilme biçimini değiştiriyor.
Mevcut güvenlik açıkları geçmişe kıyasla çok daha hızlı istismar edilebiliyor ve savunma mekanizmalarının buna ayak uydurması gerekiyor"
İncelemede, saldırganların kullandığı aynı yapay zeka teknolojilerinin savunma amacıyla da kullanılabileceği belirtildi.
Buna göre finans kuruluşları, düzenleyici kurumlar ve diğer paydaşların saldırganlarla benzer yapay zeka yeteneklerine sahip olması ve doğru bilgileri doğru zamanda ilgili kurumlarla paylaşabilmesi büyük önem taşıyor.
FCA yeni yapay zeka rehberi yayımlayacak
Mills İncelemesi, FCA Yönetim Kurulu ve yöneticilerine değerlendirilmek üzere çeşitli öneriler de sundu.
Bunlar arasında;
- Kamu yararını gözeten yapay zeka destekli finansal danışmanlık hizmetinin geliştirilmesi,
- Sektör genelinde koordinasyon ve denetimin güçlendirilmesi yer aldı.
FCA Başkanı Ashley Alder ise önerilerin kurumun bugüne kadar yürüttüğü çalışmaları desteklediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Şirketlerin yapay zeka uygulamalarını bizimle birlikte test etmelerine imkan tanımamız ve kendi denetim süreçlerimizde yapay zeka kullanarak daha akıllı, daha verimli ve daha etkili bir düzenleyici kurum olma hedefimiz bu çalışmaların temelini oluşturuyor"
FCA, yılın ilerleyen dönemlerinde yapay zeka kullanımına ilişkin iyi ve kötü uygulamaları içeren yeni bir rehber yayımlayacağını açıkladı.
Kurum ayrıca sektör temsilcileriyle görüşmeler yaparak hangi uygulamaların başarılı olduğunu, şirketlerin hangi alanlarda zorluk yaşadığını ve hangi konularda daha fazla düzenleyici açıklığa ihtiyaç duyulduğunu değerlendirdi.
Uzmanlardan değerlendirmeler
Flagstone Bankalar İlişkileri Yöneticisi Katie Horne, son on yılda dijital bankalar ve yeni nesil finans kuruluşlarının Birleşik Krallık pazarında hızla büyümesiyle rekabetin hiç olmadığı kadar arttığını söyledi.
Horne, artan rekabet sayesinde müşterilerin finans kuruluşlarından beklentilerini daha güçlü şekilde dile getirebildiğini, bunun da bankalar ve yapı tasarruf kuruluşlarını müşteri deneyimini geliştirmek için büyük yatırımlar yapmaya yönlendirdiğini ifade etti.
Öte yandan hukuk firması Stewarts ortağı ve boşanma avukatı Richard Hogwood, yapay zekanın evlilik öncesi mal paylaşımı sözleşmeleri hazırlanmasında tek başına kullanılmasının risklerine dikkat çekti.
Hogwood, yapay zekanın bu tür sözleşmelerin yaklaşık yüzde 60'ını hazırlayabilecek kapasitede olduğunu ancak asıl kritik kısmın kalan yüzde 40 olduğunu söyledi.
"Detaylar ve her çifte özgü hukuki nüanslar tam da bu bölümde yer alıyor. Yapay zekanın tüm sözleşmeyi hazırlamasının riski, eksik kalan bu yüzde 40'ın ancak evlilik sorun yaşamaya başladığında fark edilmesidir" diyen Hogwood, iyi hazırlanmış bir evlilik öncesi sözleşmesinin mal varlığını koruyacağını ve hukuki anlaşmazlıkları azaltacağını, eksik hazırlanmış yapay zeka destekli sözleşmelerin ise hem koruma sağlayamayacağını hem de taraflara ciddi maliyetler doğurabileceğini belirtti.