Danla Bilic'in yeniden ameliyat olmak zorunda kalmasıyla, yılar önce yaptırdığı Aquafilling dolgusu da yeniden mercek altına alındı. Aquafilling bir dönem ameliyatsız estetik yöntemi olarak dikkat çekiyordu. Ancak şimdi bu uygulama, uzun vadede ortaya çıkabilecek güçlü komplikasyonlarla yeniden tartışılmaya başlandı. Peki Danla Bilic'in yaptırdığı Aquafilling dolgusu nedir, yıllar sonra hangi riskler ortaya çıkıyor? Aquafilling yasaklanıyor mu, hangi ülkelerde yasak? İşte Aquafilling hakkında merak edilenler ve uzmanların dikkat çektiği riskler...
DANLA BİLİC'İN YAPTIRDIĞI AQUAFILLING DOLGUSU NEDİR?
Danla Bilic'in peş peşe geçirdiği ameliyatlar, yıllar önce yaptırdığı Aquafilling dolgusunu yeniden gündeme taşıdı.
Estetik dünyasında uzun süre popüler olan bu uygulama, bugün ise yan etkileri ve yıllar sonra bile ortaya çıkabilen sağlık sorunları nedeniyle tartışılıyor. Peki Aquafilling nedir, neden bu kadar konuşuluyor?
Aquafilling uygulaması vücudun belirli bölgelerine hacim kazandırmak amacıyla geliştirmiştir. Bu yöntem jel formunda uygulanan kalıcıya yakın bir dolgu olarak biliniyor. Cerrahi gerektirmemesi ve uygulama sonrasında sonucun kısa sürede görülmesi nedeniyle özellikle son dönemde ünlüler arasında da giderek yaygınlaşmıştı.
Aquafilling en sık kalça ve meme büyütme işlemlerinde tercih ediliyor. Ayrıca bacak şekillendirme veya bazı vücut deformasyonlarının giderilmesi için de birçok kişi tarafından tercih ediliyor. İşlem çoğunlukla lokal anestezi altında gerçekleştiriliyor.
YILLAR SONRA HANGİ RİSKLER ORTAYA ÇIKIYOR?
Uzmanlara göre Aquafilling uygulamasında en önemli sorunlardan biri, dolgu maddesinin vücutta sabit kalmaması. Zaman içinde dolgular bulunduğu yerden farklı yerlere kayabiliyor.
Bu aşamadan sonra da riskler başlıyor diyebiliriz. Yıllar sonra dahi enfeksiyon, kronik ağrı, sertleşme, doku bozuklukları ve şekil değişiklikleri gibi komplikasyonlar, Aquafilling dolgudan sonra oluşabiliyor.
Bazı hastalarda ise bağışıklık sistemi dolgu maddesine reaksiyon gösteriyor ve sonrasında kist ve iltihaplanma oluşuyor.
Bu nedenle plastik cerrahlar, kalıcı veya yarı kalıcı dolgu uygulamalarının uzun dönem etkilerine mutlaka bakılması gerektiğini, yaptıracak kişilerin iyice araştırıp o şekilde karar vermeleri konusunda uyarıda bulunuyor.
AQUAFİLLİNG VÜCUTTAN TAMAMEN ÇIKARILABİLİYOR MU?
Aquafilling ile ilgili en büyük zorluklardan biri de dolgu maddesinin gerektiğinde kolayca temizlenememesi. Uzmanların verdiği bilgiye göre bu maddeyi eriterek vücuttan uzaklaştıran bir tedavi yöntemi bulunmuyor. Komplikasyon gelişmesi halinde çoğu zaman cerrahi müdahale gerekiyor.
Ancak dolgunun zaman içinde farklı bölgelere yayılabilmesi nedeniyle tek operasyon her zaman yeterli olmayabiliyor. Vücutta kalan çok küçük parçalar bile ilerleyen dönemlerde enfeksiyonun yeniden başlamasına neden olabiliyor. Bazı hastalar birden fazla ameliyat geçirmek zorunda kalabiliyor.
Aquafilling ile ilgili en çok merak edilen konulardan biri de uygulamanın yasaklanıp yasaklanmadığı.
Son yıllarda güvenlik endişeleri nedeniyle bazı ülkelerde ürünün kullanımına yönelik kısıtlamalar getirildiği biliniyor. Türkiye'de ise estetik işlemlerin yalnızca yetkili hekimler tarafından ve uygun sağlık kuruluşlarında yapılması gerektiği konusunda uyarılar bulunuyor.
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Can İlker Demir, Aquafilling uygulamalarına dair dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Uzman doktor mercek altına alınan Aquafilling dolgu yöntemi hakkında;
'Dolgu maddesi zamanla uygulandığı bölgeden farklı dokulara ilerleyebiliyor. Bu nedenle tek ameliyatla tamamen temizlenmesi her zaman mümkün olmuyor.
Çok küçük bir miktarın vücutta kalması bile ilerleyen dönemde enfeksiyonun yeniden ortaya çıkmasına neden olabiliyor' ifadelerini kullandı.