18 Ağustos 2019.
O gün, Kazdağları’nın Çanakkale Kirazlı bölgesinde, altın çıkarmak için on binlerce ağacı katleden Kanadalı Alamos Gold’a karşı, Türkiye’nin dört bir yanından on binlerce insan bir araya gelmişti.
Bu büyük buluşma ve alanda kararlılıkla 425 gün sürdürülen “Su ve Vicdan Nöbeti” sayesinde, Kanadalı şirket Türkiye’yi terk etti. Zarar verdiği alan rehabilite edilecekti. Öyle zannediyorduk.
O söz verilen rehabilitasyon bir türlü başlamadı. 2025 sonlarında, Kanadalı Alamos Gold’un, haklarını yerli Nurol Holding’e ait TÜMAD Madencilik’e devrettiği ortaya çıktı. TÜMAD, yeni bir ÇED sürecine gerek bile duymadan, sahaya iş makinelerini soktu, çalışmalara başladı.
Aradan geçen yedi yılda Kazdağları, her bir yandan büyük holdinglerin maden şirketleri tarafından sarıldı. Sadece Kazdağları da değil, ülkenin her bir yanı maden sahasına dönmüş durumda.
Dron görüntüsüyle büyüyen bir direniş
2019 yılı Haziran ayının sonlarında, Çanakkale Kazdağları’nda çekilen bir dron görüntüsü, ülkede büyük bir infial yaratmıştı. Kanadalı bir şirket, Alamos Gold, altın için Kazdağları’nın altını üstüne getirmişti. 2012 yılından bu yana, çevrecilerin, yerel yöneticilerin birlikte mücadele ettiği Alamos Gold’un büyük ağaç katliamı, bu can yakıcı görüntüyle net bir şekilde ortadaydı artık. Üstelik ÇED raporunda belirtilenin kat kat üstünde bir ağaç kıyımıydı bu. TEMA Vakfı’nın yaptığı çalışmaya göre, 45 bin 650 ağacı kesmesi öngörülen Kanadalı şirketin, Kirazlı’da kestiği ağaç sayısı 195 bindi. Türkiye Ormancılar Derneği’nden bir heyetin sahada yaptığı çalışmalara göreyse, durum çok daha vahimdi. Ormanda, 209 hektarlık alanda tüm ağaçlar yok edilmişti. Dernek, kesilen ağaç sayısının 347 bin 815 olarak belirlendiğini duyurdu.