Buğday ve arpa hasadı henüz tam olarak başlamadan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü, hububat alım fiyatlarını açıkladı. TMO, ton başına makarnalık ve ekmeklik buğdayda 16 bin 500 lira, arpada 12 bin 750 lira olarak fiyat belirlerken son bir yılda zirveye ulaşan girdi maliyetleri nedeniyle üretici, bu sezonu zor geçirecek.
FİYAT GİRDİYE YETİŞMİYOR
TÜİK verilerine göre tarımsal girdi maliyetleri (Tarım-GFE), önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34,26 oranında artış gösterirken en yüksek yıllık artış oranı yüzde 48,33 ile gübre ve tarımsal ilaçlar gibi temel ürünlerde kaydedildi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) verilerine göre de girdi maliyetlerinde en büyük artış yaşayan kalem gübre oldu. Geçen yılın Nisan ayına göre son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 104,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 84,2, üre gübresi yüzde 76,2 zamlandı. Alım fiyatları, üreticinin maliyetlerinin altında kalacağına işaret etti.
TZOB’a göre elektrik fiyatları yıllık yüzde 25,1 oranında yükselirken tarım ilacı yüzde 27,8 arttı. Nisanda mazot fiyatı yıllık yüzde 57,6 yükseldi.
Artan maliyetlerinin yanında açıklanan buğday, arpa fiyatlarının geçen yıla göre artışı, girdi maliyetlerinin artışının çok aşağısında kaldı. Geçen yıl 13 bin 500 liraya satılan buğdayda yüzde 22,22 artış yaşandı. Arpada ise durum daha kötü seyretti. Geçtiğimiz yıl tonu 12 bin 750 liradan işlem gören arpada yüzde 15,91’lik artışın olması, çiftçilerin tepkisine neden oldu.
Çiftçiler Sendikası (Çiftçi-Sen) Genel Başkanı Ali Bülent Erdem, gübre fiyatlarında yaşanan artışın yüzde 60 ile yüzde 105 arasında değiştiği, enflasyonun yüzde 32 bandında seyrettiği bu dönemde açıklanan alım fiyatlarının üreticinin boynunu bükeceğini söyledi. Erdem, “Bu sezon rekoltenin, üreticinin beklediğinden yüksel olması biraz rahatlatacak gibi çiftçiyi. Ancak girdi maliyetleri, enflasyon derken üretici kâr edebilecek gibi durmuyor” dedi.
RAKAMLAR PİYASA LEHİNE
Hasattan önce açıklanan alım fiyatlarına tepki gösteren Erdem, “Bu hesapları acil olarak piyasaya açmaları, almaları aslında şöyle bir şeye neden oluyor: Uluslararası piyasalarda belirleniyor bu fiyatlar. Çok erken açıyorlar; çok erken açtıkları için bu artışı da biliyorlar, ürün fiyatlarını düşük tutuyorlar ve bu iş uluslararası tekellerin, şirketlerin işine yarıyor. Tarım enflasyonu yüzde 34. Gübre yüzde 60 ile yüzde 105 arasında oynuyor. Bu fiyatlarla üretici yine kazanamayacak duruma düşüyor ama uluslararası şirketlerin işine yarayacak bir durum söz konusu” dedi.
EŞİTSİZLİK YARATACAK
Çoğu üreticinin henüz hasat yapmadığını söyleyen Erdem, son olarak şunları söyledi: “Aradığım işçilerin çoğu tarlada. Daha Ege bölgesinde hasat yapıldığını görmedim. Fiyatları erken açıklayarak bu fırsatı değerlendiriyorlar aslında. Üreticinin bu maliyetlerle kazanamayacağını biliyorlar” dedi.
Erdem, bazı üreticilerin sulu üretim, bazılarının ise susuz üretim yaptığını ifade ederek açıklanan rakamların üreticiler arasında eşitsizliğe de neden olduğunu vurguladı. Erdem, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Yani en azından bu artışlara, gıda enflasyonundaki artışa ve artışların devam edeceği girdi fiyatlarının artışlarına bakıldığında daha yüksek tutulması gerekirdi. Maliyet hesaplaması dahi yapamadan açıklanan bu fiyatlar, yalnızca şirketlerin, tekellerin işine gelecek.”