Bu seyahat muhabirinin de çok iyi bildiği gibi, konu Sanrio olduğunda tutkunun sınırı yok.
Bitmek bilmeyen pelüş oyuncak koleksiyonları, kawaii kırtasiye stoklamak, odanı Hello Kitty nevresimleriyle döşemek… liste uzayıp gidiyor.
Eğer elinde hâlâ yeterince ürün yoksa, yapılacak tek bir şey kalıyor: Japonya’nın başkentine uçak bileti alıp Sanrio temalı bir “otel” deneyimini ziyaret etmek. Otel diyoruz ama, gecelik konaklama yapılan bir yer değil…
Tokyo’nun Shinjuku-ku semti, şu sıralar Tokyu Kabukicho Tower’da “Hotel Floria Tokyo - Sanrio Characters Exhibition” kapsamında Sanrio’nun gözde karakterlerine ev sahipliği yapıyor; üstelik birkaç tren istasyonuna yürüyerek 10 dakikadan daha kısa mesafede.
Ziyaretçiler burada “check-in” yapıp Cinnamoroll ve My Melody’den elbette Hello Kitty’ye kadar Sanrio dünyasının sevilen karakterlerine adanmış tematik odaları gezebiliyor.
Bu etkinlik, dijital tasarım ve sanat şirketi D’strict’in hayata geçirdiği bir proje olarak ilk kez sergilendiği Kore’nin Seul kentindeki başarılı gösterimin ardından Tokyo’ya taşındı.
“Karakterlerin düşleriyle dolu bir otelde geçen sergide, her oda ve yerleştirme, ziyaretçilere onların kendine has kişiliklerini ve cazibesini keşfetme imkânı sunuyor” diye anlattı Hotel Floria Tokyo sözcüsü Euronews Travel’a.
Tokyo’da 2027 Mayıs’ına kadar açık kalacak sergi, 11 temalı odada gezilebiliyor. Hafta içi genel giriş ücreti 2.400 yen (12,87 €) seviyesinden başlıyor; hafta sonu ve tatil günlerinde “check-in” fiyatları biraz daha yüksek.
Konuklara resepsiyonda, her bir karakter için özel tasarlanmış kendi “Luc-key” giriş kartları veriliyor. Ancak küçük bir sürpriz var: Bir Sanrio gizem kutusunda olduğu gibi, ziyaretçiler hangi karakteri seçeceklerini bilmiyor ve seçemiyor; kart tamamen rastgele veriliyor.
Lobiyi geçtikten sonra konuklar odalar arasında dolaşıp Sanrio’nun favori karakterlerini ziyaret edebiliyor; ardından serginin bahçesine, göletine, sanat galerisine ve kapalı plaj deneyimine geçiyorlar. Her yaş için eğlenceli olan bu otel esinli sergide ayrıca özel bir “Fotoğraf Bölgesi” bulunuyor.
“Sadece fotoğraf çekmekle kalmayıp, konuklar bu dünyaların içinde yürüyebiliyor, keşfedebiliyor ve deneyimleyebiliyor” diye ekliyor Hotel Floria Tokyo. “Bu da onları hikâyenin bir parçası hâline getirerek, çocukların ve yetişkinlerin birlikte tadını çıkarabileceği, kapsayıcı bir deneyim yaratıyor.
“Yetişkinler çocukluk anılarını ve o tanıdık nostalji duygusunu yeniden yaşayabilirken, çocuklar bu dünyaları ilk kez keşfetmenin keyfini sürebiliyor.”
‘Otelin’ gözde alanı
Zamanınız kısıtlıysa ve yalnızca tek bir bölümü gezebilecek vaktiniz varsa, Hotel Floria Tokyo rotanızı doğrudan Plaj Bölgesi’ne çevirmenizi öneriyor.
Burada, tavandan zemine uzanan dev ekranda okyanus gün batımını yansıtan pembe tonlar dalgalanırken, konukların ayaklarının altında gerçek kumlar hışırdıyor. Bu düş sahnesinde Hello Kitty (heykel formunda) elektrik pembe sörf tahtasının yanında duruyor, köpek dostu Pochacco ise hemen yakındaki kumlarda oynuyor.
“Ziyaretçiler yalnızca ekrandaki görüntülere bakmıyor,” diyor organizatörler. “Gerçek kumların üzerinde yürürken, görseller, sesler ve ayaklarının altındaki his tek ve kesintisiz bir deneyimde doğal biçimde birleşiyor.
“Sanrio karakterlerinin hayal ettiği düşsel manzarayı sadece uzaktan seyretmek yerine, ziyaretçiler bu atmosferin içinde dolaşıp tüm duyularıyla deneyimleyebiliyor. Plaj Bölgesi’ni bu kadar özel kılan da bu.”