Ana içeriğe geç

PKK Türkiye'nin silahlı gücü mü olacak: Şoke eden iddia

Oktay Vural, Mehmet Metiner’in sürece ilişkin açıklamalarına sert tepki gösterdi. Terör örgütünün tasfiye edilmek yerine yeni sisteme kurucu ortak yapılmak istendiğini savunan Vural, "Cumhuriyet'in kurucu esasları ve milli bütünlük asla müzakere edilemez" dedi.

PKK Türkiye'nin silahlı gücü mü olacak: Şoke eden iddia
Yeniçağ
16

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, çerçeve yasa için “Heyetimizin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat olduğu gibi yasaya yansımalı” dedi. Bu ifadeler, çerçeve yasanın Meclis'e gelmeden önce terörist başının onayından geçtiğini bir kez daha gözler önüne sererken, İYİ Partili Oktay Vural'dan da AK Partili Mehmet Metiner'in sözlerine tepki geldi.

Oktay Vural, Mehmet Metiner’in yeni sürece ilişkin yaptığı açıklamaları sert bir dille eleştirdi. Vural, "Terörsüz Türkiye" hedefinin kamuoyuna sunulan şekliyle bağdaşmadığını savunarak, yürütülen adımların terör örgütünü tasfiye etmek yerine yeni sistemin bir parçası haline getirme riski taşıdığını belirtti.

Metiner’in "PKK’nın silahlı silahsız bütün unsurları Türkiye’nin gücüne dönüştürülecek" ifadesine tepki gösteren Vural, Türkiye’nin gücünün Türk Silahlı Kuvvetleri, emniyet teşkilatı, öğretmenler, işçiler ve aziz millet olduğunu vurguladı. Terör örgütü kadrolarının "Türkiye’nin gücü" olarak tanımlanmasının bambaşka bir siyasal projeye işaret ettiğini belirten Vural, şu değerlendirmede bulundu:

"Terörsüz Türkiye’ye PKK’nın kayıtsız ve şartsız biçimde silah bırakması, bütün yapılarıyla feshedilmesi ve terör ideolojisine meşruiyet zemini bırakılmamasıyla ulaşılır. Terör örgütünün kadrolarını ‘Türkiye’nin gücü’, dar mahalle ideolojisini ise ‘yeniden inşa’ sürecinin kurucu unsuru hâline getirmek kabul edilemez."

"Kamuoyu Parça Parça Alıştırılıyor"

Açıklamaların aşamalı bir planı ortaya koyduğunu belirten Vural, sürecin etap etap ilerletilerek toplumun başlangıçta kabul etmeyeceği bir dönüşüme alıştırılmak istendiğini savundu. Metiner'in "İlk yasa son değil, süreç içinde kimse dışarıda kalmayacak" ve "Asıl önemli olan yeniden inşa sürecidir" sözlerini hatırlatan Vural, "Bu bir tasfiye değil; insan kaynağının ve siyasi zihniyetin yeni düzene taşınmasıdır. Adına entegrasyon denilen şey, örgütün silahla ulaşamadığı hedeflere hukuk ve siyaset yoluyla ulaşması anlamına gelir" ifadelerini kullandı.

"TBMM, İmralı'nın Mutabakat Metinlerini mi Onaylayacak?"

Açıklamada, İmralı ile mutabakata varıldığı yönündeki iddialarda yer aldı. Yasal düzenlemelerin ve yeni anayasa çalışmalarının İmralı'nın onayıyla yürütüldüğü algısının Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) iradesini gölgelediğini belirten Vural, kamuoyu adına şu soruları yöneltti:

Öcalan ile hangi adımlar üzerinde mutabakata varılmıştır? Bu mutabakat yeni anayasa, vatandaşlık, yerel yönetimler ve eğitim dilini kapsamakta mıdır?
TBMM, millet iradesini mi temsil edecektir, yoksa İmralı'da mutabakata varıldığı söylenen düzenlemeleri mi onaylayacaktır?

"Cumhuriyet'in Kurucu Esasları Müzakere Edilemez"

Kürt vatandaşların devletle veya milletle hiçbir bütünleşme sorunu olmadığını, Türk milletinin eşit ve asli unsuru olduklarını vurgulayan Vural, çözümün ilkelerini şöyle sıraladı:

PKK; Türkiye, Irak, Suriye ve Avrupa’daki tüm unsurlarıyla kayıtsız şartsız kendisini feshetmeli, silah teslimi devlet birimlerince teyit edilmelidir.

Millî devlet, üniter yapı, Türk milletinin siyasi birliği, Türk vatandaşlığı, resmî ve eğitim dilinin Türkçe olması ilkeleri hiçbir şart altında müzakere konusu yapılamaz.

Terörün geriletilmesi Öcalan’ın lütfu değil, şehit ve gazilerin canı pahasına yürüttüğü mücadelenin sonucudur. TBMM’nin görevi de bu millî vicdanı korumaktır.

Kaynağa Git

İlgili Haberler