Ana içeriğe geç

Japon kasabasına inşa edilecek cami, halkı ikiye böldü: Belki de sadece bilmediğim şeyden korkuyorum

Japonya'nın bir sahil kasabasında planlanan cami projesi, yalnızca bir ibadet alanı tartışması değil, ülkenin göç politikaları ve kimliği üzerine daha geniş bir tartışmanın simgesine dönüştü

Japon kasabasına inşa edilecek cami, halkı ikiye böldü: Belki de sadece bilmediğim şeyden korkuyorum
Gazete Oksijen
16

Japonya'da inşa edilmesi planlanan bir cami, ülkenin göç ve kimlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Yaşlanan nüfus nedeniyle yabancı iş gücüne her geçen gün daha fazla ihtiyaç duyan ülkede, hızla büyüyen Müslüman nüfus bir yandan toplumsal çeşitliliği artırırken, diğer yandan göç, uyum ve ulusal kimlik konusundaki kaygıları da görünür hale getiriyor. BBC'nin Japonya'daki kimlik tartışmalarını ele aldığı haberi özetle şöyle:

Tokyo'nun yaklaşık bir saat güneyindeki sahil kenti Fujisawa'da yaşayan bazı kişiler cami inşasını desteklerken, bazıları ise mahallenin yapısının değişeceği endişesini taşıyor. Uzun yıllardır bölgede yaşayan Noriko Izumizawa da bu kaygıyı dile getirenlerden biri.

Bu yılın başlarında cami projesine karşı tren istasyonu önünde protestolar düzenlendi. Bazı göstericiler, planlanan caminin yakındaki Şinto tapınağından daha büyük olmasının Japon kültürüne saygısızlık olduğunu savundu. Sosyal medyada nefret söylemi ve yanlış bilgilerin yayılması üzerine, bazı camilere hakaret içerikli telefonlar ve e-postalar gönderildi. Buna karşılık ayrımcılık karşıtı gruplar da nefret söylemine karşı gösteriler düzenledi.

Caminin yapılacağı alanın karşısındaki kafeyi işleten Hiroki Suzuka ise taraflar arasında diyalog kurulması gerektiğini düşünüyor.

"Ne tamamen karşıyım ne de güçlü biçimde destekliyorum" diyen Suzuka, "Önce İslam'ı, Müslümanları ve değerlerini öğrenmeliyiz. Birbirimizi anlamanın yolu açık fikirli olmaktan geçiyor" ifadelerini kullandı.

"Artık bizden korkuyorlar"

1987 yılında Sri Lanka'dan Japonya'ya taşınan ve yaklaşık 40 yıldır Osaka'da yaşayan iş insanı Mohamed Mohideen, son yıllarda Müslümanlara yönelik olumsuz tutumun arttığını söylüyor.

Mohideen, sosyal medyada sık sık "Japonya'dan çıkın" ya da "Ülkenize dönün" şeklinde yorumlarla karşılaştıklarını, bazı kişilerin camilere gelerek hakaret ettiğini anlattı.

Her gün ibadet için Osaka Camii'ne gittiğini belirten Mohideen, fiziksel güvenliği konusunda ciddi bir endişe yaşamadığını ancak toplumdaki bakışın değiştiğini ifade etti.

"Eskiden komşularımızla çok iyi ilişkilerimiz vardı. Şimdi insanların bizden korktuğunu hissediyorum" diyen Mohideen, Müslümanların terörist olmakla suçlandığını ve zaman zaman sözlü saldırılara maruz kaldıklarını söyledi.

Buna rağmen toplumsal kopuklukta Müslümanların da payı olduğunu düşünen Mohideen, yıllarca yalnızca çalışmaya odaklandıklarını ve kendilerini topluma yeterince anlatamadıklarını belirtti. "Bundan sonra daha fazla diyalog kurmak ve karşılıklı anlayışı geliştirmek istiyorum" dedi.

İlk şart kurallara uymak

Saitama eyaletindeki Yaşio Camii'nin temsilcisi Shakeel Mohamed ise Japon toplumuna uyum sağlamanın en önemli unsurunun ülkenin kurallarına uymak olduğunu söyledi.

Pakistan'dan Japonya'ya geldikten sonra 26 yıl inşaat sektöründe çalışan Mohamed, çöplerin doğru ayrıştırılmasından bisiklet kullanırken kask takmaya kadar tüm kurallara titizlikle uyduklarını ifade etti.

"Burası Japonya ve biz burada yaşayan herkes gibi kurallara saygı göstermeye çalışıyoruz. İnsanları selamlamak gibi basit nezaket kuralları bile önemli" dedi.

Müslüman nüfus hızla artıyor

Japonya'daki Müslüman nüfus son yıllarda hızla büyüyor. Waseda Üniversitesi'nden din araştırmacısı Hirofumi Tanada'nın verilerine göre ülkedeki Müslümanların sayısı 2019'da yaklaşık 230 binken, 2024 sonunda 420 bine ulaştı.

Bu artış, genel yabancı nüfustaki yükselişin de bir parçası. Resmi verilere göre Japonya'da yaşayan yabancı sayısı 2025 yılında ilk kez 4 milyonu aşarken, çalışan yabancı sayısı 2,57 milyonla rekor kırdı. Aynı yıl Japonya'nın toplam nüfusu ise yaklaşık 1 milyon kişi azaldı.

Göçmen ihtiyacı ile kimlik kaygısı arasında

Yaşlanan ve küçülen nüfusu nedeniyle işgücü açığı yaşayan Japonya, yabancı çalışanlara giderek daha fazla ihtiyaç duyuyor. Buna rağmen hükümet, ülkeyi bir "göç ülkesi" olarak tanımlamaktan kaçınıyor ve daha çok geçici çalışma vizelerini tercih ediyor.

Başbakan Sanae Takaichi liderliğindeki hükümet son dönemde göç konusunda daha sıkı adımlar attı. Haziran 2026'da yabancılar için vize ücretleri yaklaşık 50 yıl aradan sonra beş katına çıkarıldı. Ayrıca Göç Hizmetleri Ajansı'nın personel sayısının artırılması ve ülkedeki yabancı nüfusun sınırlandırılmasına yönelik yeni düzenlemeler de gündemde.

Fujisawa'da yaşayan Noriko Izumizawa ise bugüne kadar hiçbir Müslüman komşusuyla olumsuz bir deneyim yaşamadığını söylüyor. Kaygılarının nedenini ise şu sözlerle özetliyor:

"Belki de aslında sadece bilmediğim şeyden korkuyorum."

Kaynağa Git

İlgili Haberler