Ana içeriğe geç

Trump'ın önündeki 3 seçenek! Masada topyekûn savaş da var, taviz de

ABD / İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş, aracı ülkelerin uzun süren çabalarına rağmen halihazırda net bir barışa ulaşabilmiş değil. Washington ve Tahran arasında zaman zaman yaşanan çatışmaların süreci nasıl şekillendireceği bilinmezliğini koruyor. Öte yandan uzmanlara göre ABD Başkanı Trump’ın önünde bu konuya ilişkin 3 farklı seçenek bulunuyor.

Trump'ın önündeki 3 seçenek! Masada topyekûn savaş da var, taviz de
Milliyet
16

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Ankara’da gerçekleşen NATO zirvesinde öne çıkan başlıklardan birisi de ABD ve İran arasında halihazırda devam eden çatışmalar oldu. Gazetecilerin konuya ilişkin yönelttiği soruya İran ile yapılan ateşkesin bittiğini ifade ederek "Bence bu iş bitti. Zaten onlarla uğraşmak istemiyorum ama onlar aşağılık mahluklar. Aşağılık mahluk nedir bilirsin? Onlar aşağılık mahluklar. Onlar hasta insanlar. Hasta insanlar tarafından yönetiliyorlar ve acımasız, şiddet yanlısı insanlar. Ve eğer nükleer bir silahları olsaydı, bunu kullanırlardı. Bana kalırsa, bu iş bitti." şeklinde cevap verdi. Trump’ın açıklaması, İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı çevresinde gerçekleşen karşılıklı çatışmaların ardından geldi. ABD ve İran arasındaki gerilim halihazırda son bulmuş değil. Basında yer alan bilgiye göre ABD ordusu 9 Temmuz’u 10 Temmuz’a bağlayan gece İran içinde belirlediği hedeflere yeni hava saldırıları gerçekleştirdi. İran ise bu saldırılara ABD ordusunun Körfez ülkelerinde bulunan askeri varlıklarını füzelerle hedef alarak karşılık verdi.

TOPYEKÛN SAVAŞ

ABD Başkanının savaşın başından beri İran’a yönelik topyekûn savaş seçeneğini masada tuttuğu ve Tahran’ı sık sık bununla tehdit ettiği biliniyor. Pakistan’ın öncülük ettiği ve 7 Nisan’da sağlanan ilk ateşkesten önce Trump, İran’a yönelik tehditlerini artırmış ve "İran medeniyetini yok etmek" ve sivil altyapıyı hedef alarak ülkeyi "Taş Devri'ne" geri göndermekle tehdit etmişti.

Orta Doğu Enstitüsü'nde kıdemli araştırmacı ve Barack Obama'nın 2015'te İran'la yaptığı nükleer anlaşmayı müzakere eden ekibin üst düzey üyesi Alan Eyre, Trump’ın topyekûn savaş seçeneğini tercih etmesi halinde ABD’nin İran’da bulunan sivil altyapıyı hedef alabileceğini; bu kapsamda su arıtma tesisleri, elektrik santralleri ve köprüleri hedef almasının gündeme gelebileceğini düşündüğünü söyledi. Eyre, böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde İran’ın da Körfez ülkelerini daha sert şekilde hedef alacağını ifade ederek İran’ın tükenene kadar daha sert bir tavır göstermekten vazgeçmeyeceğini belirtti.

EKONOMİK VE ASKERİ BASKININ ARTIRILMASI

Trump’ın bir diğer seçeneğinin ise İran’a yönelik askeri ve ekonomik baskıları artırarak Tahran’ı ABD lehine bir barışa ikna etmek olduğu ifade ediliyor. Konuya ilişkin konuşan eski Pentagon yetkilisi ve Washington Enstitüsü araştırma direktörü Dana Stroul, Trump’ın bu maksatla İran’a yönelik saldırıların artırılması yönünde emir verebileceğini ifade etti. Stroul, böyle bir durumun Tahran’ı bu hamleye Hürmüz Boğazı’nı kapatarak cevap vermeye sevk edebileceğini belirtti.

Daha önce Trump’ın İran Özel Temsilcisi olan Elliott Abrams ise ABD’nin İran’a yönelik saldırıları artırarak Hürmüz Boğazı’ndaki İran etkisini kırabileceğini düşünüyor. Abrams, Trump’ın yaşananlara tahammül etmeyeceğini ifade ederek “Trump, Tahran yönetiminin dolaylı olarak boğazdan para kazanmasına göz yumabilirdi. Ancak açık şekilde aşağılanmayı kabul etmezdi. İranlılar yüksek sesle Hürmüz Boğazı’nı ele geçiriyoruz diyorlar. Trump buna tahammül etmeyecek” dedi.

İRAN’IN TALEPLERİNE BOYUN EĞMEK

ABD Başkanının askeri güç kullanma ya da baskıyı artırma seçenekleri dışında masasında olan son seçenek ise İran’ın taleplerini kabul etmek. Kimi uzmanlar Trump’ın bu seçeneği seçmek zorunda kalacağını ve İran’ın taleplerini diplomatik yolla kabul etmek durumunda kalacağını düşünüyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin Orta Doğu Programı kıdemli uzmanı Will Todman, Trump’ın İran’ın taleplerini kabul etmek zorunda kalacağını düşündüğünü ifade ederek “Trump'ın içinde bulunduğu bu son derece istenmeyen durumun acı gerçekleri galip gelecek. Bu durum, Trump'ı boğaz üzerindeki kontrol konusunda İran'ın temel taleplerine teslim olmaya zorlayacak." şeklinde konuştu.

Trump’ın önümüzdeki süreçte İran ile olan belirsiz durumu çözmek adına hangi yolu izleyeceği bilinmezliğini koruyor olsa da ABD ordusunun İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın bu saldırılara karşı misillemeleri sürüyor. Atlantik Konseyi Orta Doğu Programları kıdemli direktörü ve birçok ABD savunma bakanına danışmanlık yapmış olan William Wechsler, Amerikalı herhangi bir politika yapıcının iyi ile kötü sonuçlar arasında değil, kötü ile daha kötü sonuçlar arasında bir seçim yaptığını belirterek “En iyi senaryo, çatışmaların düşük yoğunluklu ve kesintili olması, müzakerelerin devam etmesi ve böylece öngörülebilir gelecekte büyük, yüksek yoğunluklu bir çatışmanın önlenmesidir” dedi ve böyle bir senaryoda müzakerelerin sonuçsuz kalması halinde Orta Doğu’nun yeni bir savaşla karşı karşıya kalma ihtimali olduğunu belirtti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler