Ana içeriğe geç

AB'den yeni göç hamlesi! Gözler Türkiye'de

Avrupa Parlamentosu’nun kabul ettiği yeni Geri Gönderme Yönetmeliği, düzensiz göçmenlerin üçüncü ülkelerde kurulacak merkezlere gönderilmesinin önünü açtı. Tartışmalara yol açan düzenleme, Türkiye’nin AB göç politikalarındaki rolünü yeniden gündeme getirdi.

AB'den yeni göç hamlesi! Gözler Türkiye'de
Yeni Akit Gazetesi
16

Avrupa Parlamentosu’nun kabul ettiği yeni Geri Gönderme Yönetmeliği, düzensiz göçmenlerin üçüncü ülkelerde kurulacak merkezlere gönderilmesinin önünü açtı. Tartışmalara yol açan düzenleme, Türkiye’nin AB göç politikalarındaki rolünü yeniden gündeme getirdi.

Avrupa Parlamentosu, düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesini hızlandırmayı amaçlayan yeni Geri Gönderme Yönetmeliği'ni (Return Regulation) kabul etti. Avrupa Birliği dışında kurulabilecek "geri gönderme merkezleri", daha uzun gözaltı süreleri ve güvenli üçüncü ülkelere sınır dışı uygulamalarını içeren düzenleme, Brüksel'de sert tartışmalara neden olurken Türkiye açısından da yeni soru işaretlerini beraberinde getirdi. Uzmanlar, Avrupa'nın göç yükünü sınırlarının dışına taşımaya çalıştığı bir dönemde Türkiye'nin yeniden AB göç politikalarının merkezindeki ülkelerden biri haline gelebileceğine dikkat çekiyor.

Avrupa Parlamentosu'nda geçtiğimiz hafta içinde yapılan oylamada düzenleme 418 oyla kabul edilirken 218 milletvekili karşı çıktı, 30 milletvekili ise çekimser kaldı. Oylamanın ardından sağ ve aşırı sağ grupların "Send them back" (Onları geri gönderin) sloganları atması, sol ve yeşil grupların ise "Shame on you" (Yazıklar olsun) tepkisi göstermesi Avrupa siyasetindeki derin göç ayrışmasını bir kez daha gözler önüne serdi.

AB'NİN EN SERT GÖÇ HAMLELERİNDEN BİRİ

Yeni düzenleme, Avrupa Birliği'nin son yıllarda göç alanında attığı en kapsamlı ve en sert adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Yönetmelikle birlikte AB ülkeleri, sığınma başvurusu reddedilen veya ülkede yasal kalış hakkını kaybeden kişileri, Avrupa Birliği dışındaki üçüncü ülkelerde kurulacak "geri gönderme merkezlerine" sevk edebilecek. Düzenleme ayrıca kaçma riski bulunduğu değerlendirilen kişiler için gözaltı sürelerinin uzatılmasını, sınır dışı kararlarının hızlandırılmasını ve güvenlik tehdidi oluşturduğu düşünülen kişiler hakkında çok daha ağır yaptırımlar uygulanmasını öngörüyor.

AB Komisyonu ve düzenlemeyi destekleyen hükümetler, mevcut sistemin işlemediğini savunuyor. Avrupa genelinde sınır dışı kararı verilen kişilerin önemli bir bölümünün fiilen gönderilemediği belirtilirken yeni düzenlemenin bu sorunu çözmeyi amaçladığı ifade ediliyor.

AVRUPA SİYASETİNDE SAĞA KAYIŞ

Düzenleme yalnızca göç politikalarında değil Avrupa siyasetinde yaşanan dönüşüm açısından da dikkat çekiyor.
2015 göç krizinin ardından birçok Avrupa ülkesinde göç karşıtı partilerin güç kazanması, merkez sağ partileri de daha sert politikalar benimsemeye yöneltti. Son oylamada Avrupa Halk Partisi'nin (EPP) sağ ve aşırı sağ partilerle birlikte hareket etmesi, Avrupa Parlamentosu'nda yeni siyasi dengelerin oluştuğuna işaret ediyor.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni gibi liderler daha sıkı sınır politikalarını savunurken, insan hakları örgütleri ve sol partiler düzenlemenin Avrupa'nın geleneksel sığınma hukukundan uzaklaştığını öne sürüyor.

TÜRKİYE NEDEN YAKINDAN İLGİLENDİRİYOR?

Asıl kritik soru ise Avrupa'nın bu yeni yaklaşımının Türkiye'ye nasıl yansıyacağı.
Türkiye halihazırda Avrupa'ya yönelen düzensiz göç hareketlerinin en önemli transit ülkelerinden biri konumunda bulunuyor. Afganistan, Pakistan, İran, Irak ve Suriye kaynaklı düzensiz göç akınlarının önemli bölümü Türkiye üzerinden Yunanistan ve Bulgaristan'a ulaşmaya çalışıyor.

Yeni düzenleme ile birlikte AB'nin "güvenli üçüncü ülke" uygulamalarını daha geniş kullanmasının önü açılırken, Avrupa ülkelerinin Türkiye ile yeni geri kabul mekanizmaları veya yeni iş birliği modelleri arayabileceği değerlendiriliyor. Düzenlemede Türkiye'nin adı geçmiyor ve Ankara'nın "geri gönderme merkezi" olacağına ilişkin herhangi bir karar bulunmuyor. Ancak Avrupa'nın göç yükünü kendi sınırlarının dışına taşıma stratejisi nedeniyle Ankara-Brüksel hattında göç konusunun yeniden en önemli pazarlık başlıklarından biri haline gelmesi bekleniyor.

MACRON'DAN DİKKAT ÇEKEN İTİRAZ

Avrupa içinde de düzenlemeye ilişkin görüş birliği bulunmuyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, üçüncü ülkelerde kurulacak geri gönderme merkezlerinin etkinliği konusunda şüpheleri olduğunu açıkladı. İspanya da benzer çekinceler dile getirirken bazı hükümetler uygulamanın Avrupa değerleriyle uyumlu olup olmadığını tartışmaya açtı.
İnsan hakları kuruluşları ise geri gönderme merkezlerinin hukuki denetimden uzak alanlara dönüşebileceğini, uluslararası koruma hakkının zayıflayabileceğini ve geri gönderme yasağı ilkesinin zarar görebileceğini savunuyor.

ŞİMDİ NE OLACAK?

Parlamentodaki oylama önemli bir eşik olsa da süreç henüz tamamlanmış değil.
Düzenlemenin yürürlüğe girmesi için Avrupa Birliği Konseyi'nin nihai onayı gerekiyor. Ardından uygulama detayları ve üçüncü ülkelerle yapılacak anlaşmalar şekillenecek. Avrupa'nın hangi ülkelerde geri gönderme merkezleri kuracağı ise halen belirsizliğini koruyor. Bazı Avrupa ülkelerinin Afrika ve Balkanlar'daki çeşitli ülkelerle temas yürüttüğü belirtiliyor.
Ancak şimdiden netleşen bir gerçek var: Avrupa Birliği, göç politikasında yeni ve çok daha sert bir döneme giriyor. Bu yeni dönemin etkilerini hissedecek ilk ülkeler arasında ise Türkiye'nin yer alması sürpriz olmayacak.

Kaynağa Git

İlgili Haberler