Göcek'te uygulanan tonoz sistemine ilişkin mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı, çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Sürecin ÇED raporuyla devam edeceği belirtilirken, pilot uygulamanın ilerleyen dönemde Türkiye genelindeki koylara yayılması bekleniyor.
DENİZDEKİ BÜYÜK KRİZ MAHKEMELİK OLDU
Hürriyet yazarı Fatih Çekirge, Göcek'te pilot bölge olarak uygulanan Mapa-Şamandıra (Tonoz) Sistemi'ne ilişkin mahkeme kararının yanlış yorumlandığını belirterek, uygulamanın sona ermediğini, yalnızca Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin işletilmesinin istendiğini yazdı.

Çekirge'nin aktardığına göre mahkeme, tonoz sistemini iptal etmedi; proje için verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararını durdurdu.

Yetkililer ise gerekli ÇED raporunun alınmasının ardından uygulamanın devam edeceğini ve sistemin ilerleyen dönemde Türkiye'nin diğer koylarına da yayılmasının planlandığını ifade etti.
GÖCEK'TEN BAŞLAYIP TÜRKİYE'NİN BÜTÜN KOYLARINI BİTİRECEK!
Çekirge'nin yazısında en dikkat çeken başlıklardan biri ise denizde yapılan alkol kontrolleri oldu. Deneyimli denizcilerin, demirde bekleyen teknelerde alkol kontrolü yapılmasının hukuki açıdan tartışmalı olduğunu dile getirdiğini aktaran Çekirge, Marmaris'ten başlayarak Yunanistan, İyon Denizi, Adriyatik, Karadağ ve Hırvatistan'a uzanan seyahatlerinde benzer bir uygulamayla hiç karşılaşmadığını vurguladı.
Denizde güvenliğin esas olduğunu belirten Çekirge, kaptanların can ve mal güvenliği nedeniyle zaten gerekli tedbirleri aldığını ifade ederek, bu tür uygulamaların uluslararası deniz turizmi açısından yaygın olmadığını kaydetti.

Çekirge, yeni bağlama düzenlemeleri ve denetimlerin artmasının yalnızca yerli denizcileri değil, yat kiralama sektörünü de olumsuz etkilediğini belirtti. Yazıda, yabancı turistlerin yanı sıra Türk denizcilerin de rotalarını Yunanistan'a çevirmeye başladığı, tekne kiralama şirketleri ile turizm esnafının uygulamalardan rahatsız olduğu ifade edildi.

Turizm gelirlerinin artırılmasının hedeflendiği bir dönemde, denizdeki sıkı uygulamaların sektör üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğine dikkat çeken Çekirge, konunun Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
BAKANLIK "DENİZLERİ KORUYACAK" MAHKEME "BİLİMSEL TEMELİ YOK" DEDİ
Öte yandan proje, çevresel gerekçelerle hayata geçirildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na bağlı Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen sistemle, Göcek ve Dalaman koylarında kontrolsüz demirlemenin deniz tabanında oluşturduğu tahribatın önlenmesi amaçlanıyor.

Özellikle Posidonia oceanica deniz çayırlarının korunmasını hedefleyen proje kapsamında rastgele demir atılması sınırlandırılırken, deniz tabanındaki biyolojik çeşitliliğin ve kültürel mirasın zarar görmesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.
Tonoz projesine ilişkin hukuki süreç, Göcek Kültür ve Turizm Derneği, Anadolu Deniz Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifleri Birliği ile Fethiye Göcek Çalış Ölüdeniz Deniz Yolcu Taşıma Kooperatifleri Birliği'nin 4 Temmuz 2025'te açtığı davayla başladı. Davacılar, 22 koyu kapsayan projeye verilen "ÇED Gerekli Değildir" kararının bilimsel dayanaklardan yoksun olduğunu savunarak, deniz tabanına beton bloklar yerleştirilmesi gibi kalıcı müdahalelere rağmen çevresel etki değerlendirmesi sürecinin işletilmediğini öne sürdü.

Proje kapsamında yaklaşık 880 tekne kapasiteli, yüzlerce mapa, şamandıra ve tonozdan oluşan bir bağlama sistemi kuruldu. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi'ni kapsayan proje alanının deniz çayırları, deniz kaplumbağaları ve Akdeniz foklarının yaşam alanlarını barındırdığına dikkat çeken sivil toplum kuruluşları, uygulamanın bölgeyi fiilen bir marina kompleksine dönüştürebileceğini, mavi yolculuk turizmi, günübirlik teknecilik ve amatör denizcilik üzerinde baskı oluşturabileceğini savundu.
Bu nedenle çevre örgütleri ve sektör temsilcileri arasında, çevrenin korunması ile deniz turizminin sürdürülebilirliği arasında denge kurulmasına yönelik tartışmalar sürüyor.