İslami finans ürünleri ve yatırım araçları son yıllarda birçok vatandaşın ilgisini çekiyor. İslam hukukuna uygun finansal hizmetlerden yararlanmak isteyenler, bu sistemin sunduğu avantajları da araştırıyor. Peki, İslami Finansın faydaları nelerdir? İşte öne çıkan avantajları...
İslami finans, faizsiz finans prensipleri doğrultusunda faaliyet gösteren bankacılık ve finans sistemini ifade ediyor. Bu kapsamda gerçekleştirilen tüm işlemlerin İslami kurallara uygun olması gerekiyor. İslami finans kuruluşlarının faaliyetleri zaman zaman geleneksel finans kurumlarıyla benzerlik gösterebilse de, işlemler katılım finans ilkelerine uygun sözleşmeler çerçevesinde yürütülüyor.
Modern İslami finans ise 20. yüzyılın ortalarından itibaren yeniden gelişmeye başlayarak günümüzde küresel finans sisteminin önemli unsurlarından biri haline geldi. Peki, islami Finansın faydaları nelerdir? İşte öne çıkan avantajları...
İSLAMİ FİNANSIN FAYDALARI
Haram faaliyetler yürüten tüm işletmelerden kaçınarak yalnızca helal faaliyetleri desteklemek.
İslam hukukuna uygun finansal hizmetler sunmak
Belirsizlik ve riba içermeyen faaliyetler sürdürmek.
Parayı meta olarak kullanan ve bu şekilde gelir elde etmeyi hedefleyen tüm finansal işlemlerden kaçınmak.
İnsani çabaları sermayeden önde tutmak.
Geliri adil bir şekilde İslam hukukunun kurallarına göre dağıtılmasını esas alarak kaynakların verimli kullanılmasını önceliklendirmek.
İslami finans, ücretlendirme ve ödenmesinde adaleti ve hakkaniyeti ön planda tutmak
Tasarruf sahibi kişi ve kurumları ekonominin kalkındırılmasına teşvik etmek.
Üretkenliği desteklemek.
Etik, ahlaki ve sosyal açıdan sorumluluk sahibi bir anlayış sürdürmek.
İSLAMİ FİNANS NASIL ÇALIŞIR?
İslami finans sisteminin temel prensiplerinden biri, faiz (riba) içeren işlemlerin finansal faaliyetlerin dışında tutulmasıdır. Bu sistemde paranın kendi başına kazanç sağlaması veya sermaye üzerinden faiz geliri elde edilmesi uygun görülmez. Para, yalnızca bir değişim aracı olarak kabul edilir. Ayrıca ticari faaliyetlerde riskin taraflar arasında paylaşılması gerektiği anlayışı benimsendiğinden faizli işlemlere yer verilmez.
Bu nedenle katılım finansında geleneksel anlamda alacaklı-borçlu ilişkisine dayanan faizli kredi modeli bulunmaz. Bunun yerine taraflar, finanse edilen yatırım veya ticari faaliyetin kâr ve zararını paylaşmaya yönelik ortaklık yapıları kurar. Risk paylaşımının esas olduğu bu sistemde, ortaklık modellerinin yanı sıra alım satıma dayalı finansman yöntemleri de kullanılabilir.
Geleneksel finans sistemlerinde ise işlemler büyük ölçüde risk transferi esasına dayanır. İslami finans modelinde yatırımcılar, finans kuruluşlarının faaliyetlerine ortak olarak katıldıkları için hem borç hem de özkaynak özellikleri taşıyan bir konuma sahiptir. Bu nedenle İslami finans kapsamında sunulan ürün ve hizmetlerin önemli bir bölümü somut varlıklara veya gerçek ekonomik faaliyetlere dayandırılır. Bu yapı, finans kuruluşlarının yalnızca kredi sağlayan kurumlar değil, aynı zamanda yatırımcı gibi hareket etmelerini de beraberinde getirir.